İktidarını kaybeden AKP'nin gerçek yüzü Cizre'de ortaya çıktı
11:04
JINHA
HABER MERKEZİ - Cizre'de tüm dünyanın gözü önünde 35 günlük bebekten 75 yaşındaki yaşlı amcaya kadar 21 kişi devletin keskin nişancıları tarafından katledildi. Elbirliğiyle 'sivil kayıp yok', 'sivilleri PKK öldürdü' şeklinde olayı örtbas eden ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Kaymakamı, güvenlik güçlerine de teşekkür etmekten de geri durmadı.
Osmanlı İmparatorluğu'nun birçok resmi belgesinde "Kürt ve Kürdistan" ibaresi yer alsa da devamında kuruluşu ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin 92 yıllık tarihinde Kürtlerin dili, kimliği ve kültürü yok sayıldı. Her gelen iktidar Kürt halkına yönelik en acımasız politikasını uyguladı. Devleti yöneten iktidarlar, dili, kimliği ve kültürü yok sayılan ve bunun karşısında hak arama mücadelesine başlayan Kürtlere karşı savaş politikalarını uyguladı. Derin devlet eliyle infaz edilen Kürtler ya asit kuyularına atıldı yada bilinmeyen yerlere toplu olarak gömüldü. Bunun yanı sıra köylere yönelik baskılarda da halkın evleri yakıldı-yıkıldı ve binlerce insan yaşadığı topraklardan kopartılarak batı metropollerine göç ettirildi. Binlerce Kürt ise 12 Eylül 1980 darbesiyle en ağır işkencelerden geçirildi ve halen birçoğu cezaevlerinde tutuluyor.
Zihniyet aynı zihniyet...
Kürt halkına karşı devlet zihniyetinin değişmediğini ise şu günlerde apaçık görüyoruz. İktidara gelebilmek için Kürt sorununu ve Kürt varlığını kabul eden AKP, 13 yıllık iktidarı boyunca halkı oyalamaktan öteye gitmedi. Yıllarca 'barış' söylemini dilinden düşürmeyen Kürt halkı, önceki iktidarlara nazaran Kürt varlığını kabul eden AKP'nin sorunu çözeceğine inansa da ancak gelişen süreçle birlikte bunun sadece iktidarını korumak için bir politika olduğunu yaşayarak gördü. Düne kadar Kürt sorununun çözümü konusunda az da olsa belli adımlar atan AKP, 7 Haziran seçimleriyle birlikte iktidarını kaybedince geçmiş iktidarlardan daha acımasız bir uygulamayla Kürt halkına yöneldi. Başta Cizre, Varto ve Silvan olmak üzere 'kadın, çocuk, yaşlı, genç' demeden katliam politikalarını uyguladı. 'Güvenlik Paketi' ile birlikte sivil katliamların önünü açan AKP, birçok Kürdün ölümüne de neden oldu.
Başbakan sivilleri katleden güvenlik güçlerini tebrik etti!
Cizre'de dünyanın gözü önünde yaşanan katliamları görmezden gelen AKP yetkilileri, ilçede hiçbir sivil kaybın olmadığını her defasında insanların gözünün içine baka baka iddia ediyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu dün katıldığı canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı. 23 Temmuz'dan bu yana sivil kayıpların yaşanmadığını iddia eden Başbakan, "23 Temmuz'dan bu yana sivil kayıp vermedik. Bu yüzden güvenlik güçlerimizi tebrik ediyorum. Bu tür operasyonlarda genelde sivil kayıplar olur ama olmadı. Cizre'de sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin nedeni, herkes evindeyken, teröristlere ve silah depoladıkları evlere müdahale edebilme çabasıydı. Vatandaşın güvenliği için yapıldı" ifadelerinde bulundu.
Sivil kayıp yoksa ölen 21 kişi kimdi?
Başbakan Ahmet Davutoğlu Cizre saldırısının 8'inci günü olan 10 Eylül'de de çıktığı bir TV programında yine sivil kayıpları inkar ederek ortaya çıkan tablo üzerinden olayı PKK'ye yıkma girişimlerine başlamıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cizre'de tek bir sivil kayıp yaşanmadığını iddia ederek, "Cizre'ye yürümek kolay, aynı şekilde Kandil'e yürüme cesaretini göstermiyorlar. Tek bir sivil kayıp olmayan Cizre'ye yürürken kızının yanında şehit düşen polisle ilgili niye ses çıkarmıyorlar?" açıklamalarında bulundu. Ancak bir gün sonra Cizre'de aralarında bebeklerin de olduğu tamamı sivil 21 kişinin cenazesinin toprağa verilmesi, "Sivil kayıp yok" yalanını da ortaya çıkarmış oldu.
Cizre Kaymakamı kendi memurunu dahi 'terörist ilan etti'
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Sivil kayıp yok" dediği Cizre'de devlet güçleri tarafından katledilen 21 kişiden biri olan Bahattin Sevindik'in Şırnak Üniversitesi'nde memur olduğu ortaya çıkmıştı. 21 sivil yurttaşın polis ve özel harekat timleri tarafından öldürüldüğü Cizre'ye dair gerçekleri saklamak konusunda bocalayan devlet yetkilileri, aynı bocalamayı yaptıkları açıklamalarda da gösterdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, 10 Eylül'de katıldığı bir TV yayınında "Cizre'de hiç sivil kayıp yok" açıklamasında bulunurken, aynı gün İçişleri Bakanı Selami Altınok "Terör örgütünün kaybının 30-32 olduğunu değerlendiriyoruz. Bir sivil vatandaş hayatını kaybetti" dedi. Cizre Kaymakamı Ahmet Adanur, bu açıklamaların ardından AKP'ye yakın gazetelere "Sivilleri PKK öldürdü" yönünde demeç verdi. En son Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Terör örgütünün bayrağının sarıldığı o terörist cesetlerini sivil vatandaşmış gibi göstermek suretiyle bunu sosyal medyada bakıyorsunuz bütün dünyaya yansıtıyorlar" şeklinde sözler sarf etti.
Gezi'de de polise yetki verilmiş 8 kişi katledilmişti
Gezi Direnişi olaylarında da benzer durumlar yaşanmıştı. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerini sert sözlerle eleştirerek "Polis hukuksuzluğa göz yummayacak ve gerekeni yapmaya devam edecek" demişti ve ardından 8 kişi polis tarafından katledilmişti. Yaşanan katliamların ardından Tayyip Erdoğan bunu bir başarı olarak ele almış ve "Güvenlik güçleri, başarıyla mücadele verdi. Hatta polisimiz, tarihinde hiç olmadığı derecede demokratik bir tavır sergilemiş, demokrasi sınavından başarıyla geçmiştir. 'Biber gazı sıktı' diyorlar. En doğal hakkı; sıkar. Laf dinlemediği zaman polis bu yetkisini kullanır" ifadelerinde bulunmuştu.
(mg)

