Avrupa Alevi Gençlik Birliği’nden HDP’ye destek ziyareti

20:40

JINHA

İSTANBUL - Avrupa Alevi Gençlik Birliği temsilcileri, HDP İstanbul İl Örgütünü ziyaret ederek, 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi 1 Kasım seçimlerinde de HDP’yi destekleyeceklerini kaydettiler.

Avrupa Alevi Gençlik Birliği temsilcileri, AKP’nin savaş politikalarını ve son süreçte yaşananlara ilişkin Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü’nü ziyaret ederek, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile görüştü. Ziyarette ilk olarak söz alan Avrupa Alevi Gençlik Birliği Başkanı Ümit Sarı, Türkiye’de siyasi atmosferin radikalleştiğine ve yaşanan ölümlere dikkat çekerek, “Kilometrelerce uzakta kalsak ta burada yaşanan her gelişme bizi de ilgilendiriyor” ifadesini kullandı.

'1 Kasım Türkiye halkları için dönüm noktası olacaktır'

Yaşamını yitiren her kişinin kendi canları olduğunun altını çizen Ümit, Suruç'ta yitirilenlere yoldaş olmak için Türkiye'ye geldiklerini dile getirdi. Ümit, Avrupa'da gerçekleştirdikleri çalışmalardan bahsederek, Suruç katliamında yaralananlara yardım ettiklerini ve 2016 yılının başlarında ise Kobanê'ye kreş yapmak için bir yardım kampanyası başlatacaklarını ifade etti. "Geçen seçimde olduğu gibi 1 Kasım seçimlerinde de Halkların Demokratik Partisi ile ittifakımız devam ediyor" diyen Ümit, HDP'yi Türkiye'deki tüm halkların bütününü temsil eden bir parti olarak tanımladı. Ümit, HDP'nin Alevi toplumunun temel özgürlükler noktasında söylediklerini hiç değiştirmeden parti programına aldığına değinerek, "1 Kasım Türkiye halkları için bir dönüm noktası olacaktır. Nasıl ki 1 Kasım 1922'de saltanat yıkıldıysa umuyoruz ki 1 Kasım 2015'te de AKP'nin saltanatı yıkılacaktır" şeklinde konuştu.

'Barış güvercini uçsun dünyada'

Ümit, 1 Kasım günü tüm halkları oy kullanmaya çağırarak, Türkiye halklarının bütünü ile kardeşlikten taraf olduğuna inandığının altını çizdi. Ümit, "Biz Türkiye halklarının bütünün kardeşçe yaşadığı bir ülke istiyoruz. Eşit yaşadığı bir ülke istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kürtlerin ve Alevilerin taleplerinin eşit yurttaşlık temelinde olduğuna dikkat çeken Ümit, 1 Kasım seçimlerinde diktatörlükten taraf olanların AKP'den yana, diktatörlükten yana olmayanların ise HDP'den yana oy kullanacaklarını belirtti. Ümit, Alevi inancında deyişlerin önemli olduğunu ifade ederek, sözlerini "Dostluklar kurulsun insanlar gülsün. Son bulsun savaşlar insanlar gülsün. Barış güvercini uçsun dünyada" deyişi ile bitirdi.

'Barış ve demokrasi için güç birliği'
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise Alevilerin 7 Haziran seçimlerinde Türkiye'deki ve Avrupa'daki desteklerinden bahsederek, 1 Kasım seçimlerinde de desteklerini sunacaklarını açık bir şekilde gördüklerini dile getirdi. Figen, çıkış noktalarının "Barış ve demokrasi için el birliği. Barış ve demokrasi için güç birliği" olduğuna dikkat çekerek, Avrupa Alevi Gençlik Birliği'nin Suruç katliamında yaşamını yitirenler ile dayanışma göstermesini manevi olarak değerli ve anlamlı olarak bulduğunu belirtti. Avrupa Alevi Gençlik Birliği'nin Suruç katliamında yaşamını yitirenlerin arkasından onların yarım bıraktığı işi tamamlama kararlılığı ve sorumluluğu ile hareket ettiklerini dile getiren Figen, Suruç'ta yaşamını yitiren 33 kişinin hayallerini gerçekleştireceklerini belirtti.

'Sürecin ihtiyacına denk düşen bir tutum'

Figen, seçim hükümetinde yer alan Ali Haydar Konca ve Müslüm Doğan'ın istifasını değerlendirerek, verdikleri kararı anlamlı ve yerinde buldu. HDP'nin geçici seçim hükümetinde yer almasında ve milletvekillerinin bu hükümetten ayrılmasında da mantıklı sebeplerin olduğunu dile getiren Figen, seçim hükümetinden ayrılma kararını "sürecin ihtiyaçlarına denk düşen bir siyasi tutum" olarak tanımladı. Figen, seçim kabinesinde yer alınmasının sebebi olarak 1 Kasım'da gerçekleşecek olan seçimlerin demokratik ve huzur ortamında gerçekleşmesini sağlamak olduğunun altını çizerek, seçim hükümetinde yer alma sebeplerinin devlet tarafından daha da dinamiklendiğine dikkat çekti. AKP'nin süreç içerisinde ülke içerisindeki gerilimi tırmandırma yolunu seçtiğini belirten Figen, seçim hükümetinde yer alan bakanların da bakan olarak haklarının kısıtlandığını dile getirdi.

'Türkiye'de barış ve demokrasi tehlike altında'

Türk bayrağının siyasete alet edildiğine ve edilmeye devam edildiğini ifade eden Figen, şehitliklerin bombalandığına, cenazelere işkence edildiğine dikkat çekti. Figen, seçim hükümetinde yer alan iki bakanın Cizre sınırları içerisine sokulmadığının altını çizerek, "Mecliste 80 vekili olan ve seçim hükümetinde iki tane bakanı olan partinin binaları yakıldı, yıkıldı ve siyasi iktidar o kabinenin başı olan başbakanı başta gelmek üzere bu saldırılar karşısında net, kararlı bir tutum almadı. HDP ve HDP'ye oy vermiş seçmenler bu kadar büyük saldırılarla karşı karşıya iken ve Türkiye'de demokrasi ve barış bu kadar büyük bir tehlike altındayken sorumlu bir yaklaşım ortaya koymuşlardır. İki arkadaşımızın kabinede yer alması nasıl bir sorumluluğun ürünüyse bugün kabineden çekilmeleri de yine bir sorumluluğun ürünüdür " dedi.

(en-ml/dc)