Sanatçılar Cizre'de gördüklerini anlattı
09:05
JINHA
ŞIRNAK - Cizre'ye gelerek saldırıların yoğun yaşandığı mahalleleri ziyaret eden sanatçılar İlkay Akkaya ve Yasemin Göksu, , Cizre halkı için gerekli olan şeyin dayanışma olduğuna dikkat çekerek, "Ne olursa olsun barışın sesini yükseltmeliyiz" dedi.
Barış İçin Bir Tülbent de Sen Bağla İnisiyatifi tarafından, Cizre'de gerçekleşen saldırıları yerinde görmek ve burada incelemelerde bulunmak üzere oluşturulan dört kişilik heyet içerisinde yer alan sanatçılar İlkay Akkaya ve Yasemin Göksu izlenimlerini paylaştı. Yasemin, geçmişte de Kürdistan'da yaşanan saldırılarda batıda izleyici konumda olan insanlardan olmadıklarına dikkat çekerek, "Daima oralara giden, olayları yerinde inceleyen insanlardık, mağdur olan insanları ziyaret eden ve onların acılarını paylaşan insanlarız. Dolayısıyla neler olduğunu genel olarak biliyoruz" dedi.
'Vicdanen her türlü acıyı çektik'
Cizre'de ablukanın başladığı ilk günden beri buraya gelmek istediklerini belirten Yasemin, "Ama bu mümkün olmadı. Bizde bu durumu elimizden geldiğince duyuralım dedik, vicdanen ruhen her türlü çok acı çektik. Gelip görme fırsatımız oldu. Gördüğümüz şeyler tahmin etmediğimiz şeyler değildi, birebir görünce ayrı bir travma oluyor" diye konuştu.
'Koşullar ne olursa olsun barışın sesini yükseltmeliyiz'
Yasemin, yurttaşların savaş koşulları altında bu kadar çok mağdur edilmesine karşı tepkisini dile getirerek, "İnsanların evlerinin yakılması yıkılması, esnafın bu kadar mağdur edilmesi ve özellikle çocukların durumu beni çok yaralıyor. Çocuklar büyük travma altında. Nasıl paylaşabiliriz nasıl yaralarını sarabiliriz bilmiyorum ama öncelikli görevimiz Cizre'de yaşanılanları ve insanların durumunu duyurmaktır" diye belirtti. "Koşullar ne olursa olsun barışın sesini yükseltmeliyiz" diyen Yasemin, hiçbir şekilde şiddet ve karşı şiddet arasında bir taraf olmadan şiddeti reddederek barışın yanında durma çağrısında bulundu.
'Türkiye 90ların da gerisine gidiyor'
İlkay Akkaya da Cizre'nin ablukaya alınmasından sonra çok kötü bir hafta geçirdiklerini kaydederek, "Cizre'ye gelemiyorduk fakat İstanbul'da eylemler gerçekleştirdik" dedi. Bölgenin yabancısı olmadıklarını söyleyen İlkay, Türkiye'nin 1990'lı yıların da gerisine gittiğini belirtti. İlkay, Türkiye 'de 1978'e döndüğüne işaret ederek, "Bu durumun 1980'lere darbe döneminde ki baskıcı sürece dönme durumu da var tabi böyle bir şey olursa sonucu ne olur kestiremiyorum" dedi.
'Kalıcı barışı getirmek borcumuzdur'
Cizre'nin Nur mahallesinde Kobanê Direnişi'nde bir evladını kaybetmiş anne ile karşılaştıklarını anlatan İlkay, "Evladını Kobanê'de kaybetmiş anne bile barış diyordu. Hiçbir şey bir annenin çocuğunu kaybetmesine değmez. 30 sene içerisinde gençlere sadece barış dolu iki sene verebildik. Kalıcı barışı getirmek borcumuzdur" diye konuştu.
Cizre ablukası sırasında batıda ki HDP binalarına dönük saldırılara dikkat çeken İlkay, "HDP toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir devrimi öneriyor. Aslında HDP'nin karşısında duran bölücüdür" diye belirtti. Suruç Katliamıyla, batıdaki Gezi kuşağına 'buraya gelmeyin' mesajının verildiğini dile getiren İlkay,"Biz bunun ve olabilecek tüm saldırıların karşısında olacağız her şeye rağmen yana yana olacağız ve kardeşliğimizi korumaya çalışacağız. Bu saldırılar ister Cizre'de olsun ister ülkenin başka bir yerinde olsun hiç fark etmez karşısında duracağız" şeklinde konuştu.
(dk-pz/fk)

