İstanbul’da binlerce kadın şiddete ‘hayır’ dedi
10:04
JINHA
İSTANBUL- 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nde kadınlar dünyanın birçok yerinde şiddeti protesto ederken İstanbul'da biraraya gelen binlerce kadın ise hükümetin sürdürdüğü eril politikalrı kınayarak yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte kadınlar ayrıca, Rojava'da gerçekleştirilen kadın devrimini pankart ve sloganlarla selamladı.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nde İstanbul Galatasaray Meydanı’nda binlerce kadın bir araya gelerek yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte kadınlar sık sık "Jin jiyan azadi","Yaşasın kadın dayanışması", "Cinsiyetçi medya istemiyoruz", "Öldüren sevgi istemiyoruz", "Kadın cinayetleri politiktir", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", Sokakta, işyerinde, cezaevinde şiddete hayır", "Kadınlar artık susmayacaklar", "Bir kere gittik Gezi'ye dönmeyeceğiz evimize" sloganlarını attı. Yürüyüşte başörtülü kadınların, “Nasıl örtüneceğime ben karar veririm", "Biz senin başörtülü bacılarından değiliz" dövizleri dikkat çekti. Türkçe ve Kürtçe "Erkek devlet şiddetine karşı isyandayız" yazılı pankartın açıldığı yürüyüş çok geçmeden polis engeline takıldı. Kadınlar, TOMA'larla barikat kuran polislerin engeliyle karşılaşınca, "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "Her yer Taksim her yer direniş", "Polis defol, bu sokaklar bizim" sloganları ve yuhalamalarla polis engelini protesto ederek oturma eylemi gerçekleştirdi. Slogan ve zılgıtlar eşliğinde gerçekleştirilen oturma eyleminde kadınlar basın açıklaması gerçekleştirerek polisin müdahalesini kınadı. Türkçesini Saadet Kıcır, Kürtçesini ise Kader Yalçın’ın yaptığı açıklamada, AKP hükümetinin kadına yönelik politikaları eleştirildi.
‘AKP kadınlar arasında ikilik yaratıyor’
AKP hükümetinin kadın düşmanı politika yürüttüğünün altını çizen Kader, "AKP'nin evli-evli olmayan, çocuklu-çocuksuz, başı açık-kapalı, meşru-gayri meşru gibi ikiliklerle kadınlar arasında kurmaya çalıştığı hiyerarşiye karşıyız. Emeğimizin ucuzlaştırılmasına, yoksulluğumuzun artırılmasına, daha da güvencesiz, erkeklere daha bağımlı hale getirilmemize karşı çıkıyoruz” dedi. Kaderin ardından konuşan Saadet ise, kadınların mücadele boyunca sık sık ölüm tehditleri aldığına işaret ederek kadınların ölüm pahasına bile cins mücadelesi verdiğini vurguladı. Saadet, "Tacizci, tecavüzcü, kadın katili erkekleri ve onları koruyan erkek devleti her fırsatta teşhir edeceğiz. Bedenimizin, kimliğimizin, inancımızın, anadilimizin, cinsel yönelimimizin, emeğimizin, hayatımızın, haklarımızın, gasp edilmesine ve biz kadınların daha da ezilmesine yol açan cinsiyetçiliğe karşı mücadelemize devam edeceğiz” ifadesinde bulundu.
‘İtirazımız var! babaya kocaya bağımlı değiliz’
Hükümet tarafından Ocak ayında açıklanması beklenilen “kadın istihdam paketi”ne de değinen Saadet,”Esnekliği bir kuralmış gibi dayatan, kadınlara güvencesiz, düşük ücretlerle ve insani olmayan koşullarda çalışmak dışında bir seçenek bırakmayan kadın istihdam paketi ile de AKP, kadınlara uygun gördüğü hayatı bir kez daha ifşa etti” dedi. Saadet, “ Biz kadınlar diyoruz ki kadınları çok çocuk doğurmaya ve onlara bakmaya, hanenin tüm işlerini yapmaya, babaya ve kocaya bağımlı olmaya mahkum eden, kadınları aileye hapsederek bedenleri ve emekleri üzerindeki sömürüyü arttırmayı planlayan bu pakete esastan itirazımız var” şeklinde konuştu.
‘Kürt Kadınları siyasi kimlikleri yüzünden cezaevlerinde’
Hükümetin, her dönem gözaltında ve hapishanelerde özellikle de politik olan kadınlara tacizi ve tecavüzü sistematik bir işkence aracı olarak kullandığının altını çizen Saadet, Gezi direnişinde en önde olan kadınların, gözaltına alınırken polisin cinsiyetçi küfürlerine “ince arama” adı altında cinsel tacize, tecavüz tehdidine maruz kaldığını vurguladı. Halen “KCK” operasyonu ile hapsedilen Kürt Kadınlarının sırf siyasi kimliklerinden dolayı cezaevlerinde olduklarını kaydeden Saadet, “AKP Rojava’ da binlerce kadına tecavüz edilmesine, katledilmesine, sürgün edilmesine destek vermiştir. Suriye’deki savaşı körükleyerek kadınların birer eşya gibi alınıp satılmasına neden olmuştur. Biz kadınlar hala tutuklu olan tüm kadın arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını tacizci, tecavüzcü polislerin cezalandırılmasını ve Rojava’daki binlerce kadının erkek şiddetine maruz kalmasını destekleyen devlet politikalarının terk edilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Başından itibaren coşkusunu düşürmeyen eylem erkek ve devlet şiddetinin son bulması için güçlü seslerin çıkarılmasıyla son buldu. Eylem sonrasında kadınlar Galatasaray Meydanı'nda halay çekti.
(dc-ed/zd)

