Sarayın değil, Türkiye’nin bayramı için barış isteyen anneleri duyun

12:45

JINHA

İSTANBUL - Gerçek anlamıyla bayramların kutlandığı günlerin gerçekleşmesi için yıllardır alanlarda mücadele eden Barış Anneleri Meclisi, Türkiye’nin giderek şiddet sarmalına daha da kapılmasına rağmen neredeyse her günü bayram ilan eden hükümete seslenerek, “Sarayın değil, Türkiye’nin bayramı için barış isteyen anneleri duyun” çağrısında bulundu.

Eşitliğin ve paylaşımının günü anlamına gelen bayramlar artan devlet şiddetinden dolayı silahların gölgesinde geçmeye devam ediyor. Sarayın savaş politikalarıyla Kürdistan’da gerçekleşen katliamlardan dolayı halk bayram hazırlığı yapmazken, batı tarafında da aynı manzara hakim. Her yıl katliam tarihine bir yenisi eklenen Türkiye’de bayramın kucaklaşma anlamının pratiğe geçmesi için yıllardır mücadele eden Barış Anneleri Meclisi'nin bayramların kendileri için nasıl bir anlam ifade ettiğini sorduk. 1990’larda köylerinin yakılmasıyla, zorunlu göçle Kürdistan’dan İstanbul’a gelen Emine Erbek, kalıcı barışın sağlandığı günün bayramını yapmak için yıllardır Barış Annesi olarak mücadele eden annelerden. Kucaklaşmayı gerektiren bayram kutlamalarının Türkiye halklarına haram edildiğini söyleyen Emine, “Bunca insan ölmeye devam ederken, şimdi biz nasıl kucaklaşmada bulunabiliriz? 1990’larda köyümüzü yaktılar, annem ve babamı katlettiler, onların bir mezarı dahi yok. Bırakın yaşayanları, ölülerimizin kemiklerine dahi hasret olduğumuz ülkeye böyle giderse gerçek bayram hiç gelmeyecek” şeklinde konuştu.

‘Dua edebilecek bir mezar taşının olmadığı ülkede bayram mı olur?’

Yıllardır alanlarda beyaz tülbentiyle barışı haykıran mücadeleci kadınlardan Barış Annesi Sakine Güven, bayramların 16 yıldır kendisi için bir anlam ifade etmediğini söyleyen annelerden. Bir oğlunun 16 yıldır PKK saflarında olduğunu kaydeden Sakine, “O günden sonra benim için her şey değişti” diyerek oğlunun gidişiyle birlikte bir an önce barışın gelmesi için kendisinin de hak mücadelesine katıldığını söyledi. Sakine, “Sevdiklerinin yanında olamadığı güne bayram mı denir” diye soran Sakine, özellikle toplum için önemli olan bayram gibi günlerin Barış Anneleri için büyük mücadele günleri olduğunu kaydetti. Sakine, “Artık bayramlar bizim için kara çarşambadır. Çocuklarımızın, üzerinde dua okuyacağımız bir mezarları bile yokken hangi bayramdan söz edebiliriz” diye konuştu.

‘Bayramların asıl amacının cevabı tutsaklarda gizli’

Türkiye’de başta Kürtler olmak üzere birçok halkların uzun yıllardır hak ihlaline tabi tutulduğunu söyleyen Sakine, “Sırf barışı istiyorum diye beni 2 yıl tutsak ettiler. Ben bir Kürt olarak kendi mücadelemden başka bir şey düşünmüyordum. Fakat baktım ki aynı koğuş arkadaşlarımın birçoğu Türk. İşte o zaman otoriterlerin gerçek amacının Türklük veya Kürtlük meselesi olmadığını anladım. Bu ülkede eşitliği ve beraberliği savunan her kesin aynı zulmü gördüğüne tanık oldum. Bayramın asıl amacı birlik, beraberlik, komşunla ekmeğini paylaşmak, kim olduğunu gözetmeden kucaklaşmak değil midir? İşte bunun en büyük cevabı, yıllardır eşitlik için yani gerçek bir bayramın sağlanması için haykırdıkları nedeniyle hapsedilen siyasi tutsaklarda gizli” diye konuştu.

‘Bu gün hayatımızı zehir etmeyi başaran Erdoğan’ın bayramıdır’

Naciye Şahin ise eşinin gözaltında kaybettirilmesiyle mücadeleye atılan kadınlardan. Eşinin ardından zorunlu göçe maruz kalarak, metropollere göç etmek zorunda kalmalarının ardından yaşadıkları hak ihlallerine karşı çocuklarının da PKK’ye katıldığını söyleyen Naciye, geride kalan yalnız bir anne olarak kendisi için gerçek bir bayram anlamına gelecek barışın olduğu günü sağlamak adına Barış Annesi olarak mücadeleye atıldığını söyledi. “Bayramlar benim için ızdırap günü demek” sözleriyle acısını tanımlayan Naciye, “Ne bayramı? Cizre’de onca insanın katledildiği, Zergelê’de hiç hesabının dahi verilmediği katliamların yaşandığı, Suruç’ta gencecik yavruların bombalandığı topraklarda bayram mı olur? Olsa olsa bu bayram Erdoğan’ın bayramı olur. Bu yıl insanların bayram yapacağını düşünmüyorum. Etrafınıza baksanıza, insanların yüzünde artık bir hüzün var, bunu Erdoğan başardı, artık bizler için bir anlam ifade etmeyen bayram Erdoğan’a kutlu olsun” diye tepkisini dile getirdi.

‘Sarayın değil, ülkenin bayramı için annelerin sesini duyun’

“Benim çağrım, savaşa gönderdiği çocukların nasıl bir zahmetle büyütüldüğünü bilmeyen Tayip Erdoğan’a değil, ona destek veren ve kendisi de bir anne olan Emine Erdoğan’adır” diyen Naciye, Emine Erdoğan’ın, artık her yerden feryat sesleri yükselen annelerin sesini duyması için çağrıda bulundu. Naciye, “3 de yetmez 5 tane diyen Erdoğan, o yavruların nasıl büyütüldüğünü ne bilsin, ama Emine iyi bilir. Emine Erdoğan gerçekten sadece sarayın değil, tüm ülkenin bayram yapmasını istiyorsa eğer, küçük kızını derin dondurucuda saklamak zorunda kalan, kucağındaki bebeğinin katledildiğine tanık olan annelerin her şeye rağmen ‘barış’ diyen çağrılarını duysun” diye konuştu.

(en/ml/zd/fk)