Hukukçular Cizre raporunu açıkladı
13:11
JINHA
AMED- Cizre'de araştırma ve incelemelerde bulunan hukukçular, 21 yurttaşın kolluk tarafından katledildiğini belirterek, vali ve kaymakamın görevden alınarak soruşturma başlatılmasını istedi. Hukukçular, Akil İnsanlar Heyetini Cizre'ye çağırırken barış ve müzakere sürecine geçilmesi gerektiğini vurguladı.
MHD, ÖHD, Asrın Hukuk Bürosu, Demokrasi İçin Hukukçular Derneği, Sosyal Haklar Derneği, Çağdaş Avukatlar Grubu, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar, TOHAV ve bölge baroları temsilcilerinden oluşan heyet 9 gün sıkıyönetim altında saldırılara maruz kalan Şırnak'ın Cizre ilçesinde yaptıkları inceleme ve araştırmaların sonucunda oluşturulan raporu açıkladı. Rapor DTK toplantı salonunda Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV) Eşbaşkanı Cemil Adıyaman tarafından açıklandı. Cizre'de birçok evin kullanılamaz olduğunu ve pencerelerden evlerin içinin taranmasından kaynaklı maddi hasarların oluştuğunu dile getiren Cemil, tarama sonucunda birçok evin yandığını ve yaralanmaların olduğunu kaydetti. Cemil, "Dar sokakların olduğu noktalara giremeyen zırhlı araçlar yerine binaların helikopterler tarafından hedef alınıp tarandığına tanık olduk. Mahallelerde yaşayan yurttaşların da belirttiği gibi birçok yaralı olmasına rağmen çağrılan ambulanslar can güvenliği yok gerekçesi ile gelemezken, gelenler ise polisler tarafından engellendi" dedi.
Cemil Cizre'de edindikleri tespitleri şu şekilde sıraladı:
* Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasağı öncesinde de fiili olarak başlanmış bir yasak olduğunu tespit ettik.
* Cizre'de sokağa çıkma yasağının başladığı günde son gününe kadar 21 yurttaşın kolluk kuvvetlerinin gerçekleştirdiği saldırılar neticesinde öldürülmüş, onlarcası yaralanmış, birçoğu ise sakat bırakılmıştır.
* Yasağın başlamasıyla mahallelere su verilen ana su şebekeleri patlatılmış, su vanaları kolluk kuvvetleri tarafından kapatılmış, açılmaması için kolluk kuvvetleri vanaların başında nöbet tutarak mahallelilerin su ihtiyacını karşılamalarını engellemiştir.
* Doğum yapacak kadınların hastaneye ulaştırılması mümkün olmadığından çoğu kadın evde doğum yapmak zorunda kalmış, birçok kadın düşük yapmıştır.
* 90'lı yıllarda Cizre de görev yapan ve sayısız suç işleyen özel harekatçıların yeniden bilinçli olarak Cizre'ye gönderildikleri anlaşılmıştır.
* Türkiye devleti taraf olduğu ve çatışmalar esnasında öncelikle uyulması gereken Cenevre sözleşmelerini ihlal etmiş, taraf olduğu tüm uluslararası İnsan Hakları sözleşmelerine evrensel hukuk ilkelerine ve iç hukuka aykırı davranmıştır
'Vali ve Kaymakan derhal görevden alınmalı'
Sonuç ve önerileri de paylaşan Cemil, öncelikle Akil İnsanlar Heyeti'ni Cizre'ye çağırdı. Şırnak Valisi ve Kaymakamın görevden alınması ve derhal soruşturmanın başlatılması gerektiğini vurgulayan Cemil, "Etkin bir soruşturma yapılıp suç işleyen tüm kolluk kuvvetleri tespit edilmeli ve gereken cezalar verilmelidir. Sokağa çıkma yasağı bir an önce terk edilmelidir. Savaş politikaları sonlandırılarak derhal barış ve müzakere sürecine geçilmelidir" dedi.
'Abdullah Öcalan öngörmüştü'
Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Şinasi Tur da PKK Lider Abdullah Öcalan'ın Cizre, Silvan, Yüksekova'da yaşananlara ilişkin tehlikenin boyutlarına dikkat çektiğini kaydederek, DAİŞ benzeri çetelerin hükümet tarafından desteklendiğini ve Türkiye'nin Kobanê'ye dönüştürülebileceği uyarısında bulunduğuna vurgu yaptı. Cizre'de hayata geçirilen savaş konseptinin Kobanê'yi aratmadığını ve Cizre'nin ikinci Kobanê olduğunu belirten Şinasi, Türkiye'nin bir iç savaş sarmalının içine itildiğini kaydetti. Şinasi, "Cizre'de bulunan özel harekat timleri Arapça konuşturularak ve sakal tarzlarıyla DAİŞ ve 90'lı dönemlerin katliamını yeniden hayata geçirilemeye çalışıldığını gördük" dedi.
(be-sg/gc)
