Nascosta ile tüm dünyanın renkleri bir arada…

12:17

ZEHRA Doğan /JINHA


İTALYA -   Röportaj Tiyatro tarzıyla dünyada yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla sahne ve sokak demeden İtalya’nın her köşesinde sergiledikleri oyunlarıyla kamuoyuna seslenen Nascota Tiyatro Gurubu’nda Filistin, Irak, Suriye, Türkiye, Pakistan, Kürdistan, Belçika, Hollanda, Rusya, Colombiya, İran, Afrika ve daha birçok ülkenin insanlarından oluşuyor. Uluslararası kadrosuyla Floransa, Volterra, Cecina ve Pontedera şehir tiyatrolarında ve İtalya’nın herhangi bir sokağında tiyatro röportaj tarzıyla oyunlarını sergileyen oyuncu kadrosunun amacı sesi olmayanların sesi olmak…


İtalya’nın Volterra şehrinde bulunan Tiyatro Nascosta (Gizli) savaş, açlık ve yoksulluktan dolayı kendi ülkelerini terk etmiş başka ülkelere kaçak yollardan giderken hayatlarını kaybetmiş insanların hayatını konu alıyor. İtalya’nın birçok kentinde sahne alan tiyatro gurubu Kürt, İtalyan, Cermen, Arap, İngiliz ve Avusturalyalı gençlerden oluşuyor. Oyuncular Floransa, Volterra, Cecina ve Pontedera şehir tiyatrolarında ve İtalya’nın herhangi bir sokağında tiyatro röportaj tarzı oyunlarını sahneliyor. Nascosta’nın Hollandalı kadın yönetmeni Annet Hennemanin, amaçlarının yaşam mücadelesi adına ülkelerinden farklı yerlere göç etmek zorunda kalan insanların acı dolu hikayelerine atıfta bulunarak kamuoyunda toplumsal duyarlık yaramak olduğunu dile getirdi. 1997 yılından bu yana “Ji Kûrdîstan Dûr” oyunu ile tiyatro röportaj yapan Annet, gazeteciliği ve tiyatroyu harmanlayarak yeni bir tarz ile dünya kamuoyunda yeteri kadar ses duyurmamış toplumsal olaylara dikkat çektiklerini söyledi.


‘Oyunlarımızı ‘tiyatro röportaj’ tarzında sergiliyoruz’


İnsanlar üzerindeki baskılarların, beraberinde insan hakları ihlallerine neden olduğunu dile getiren Annet, “Dünya’da var olan toplumsal sorunlar sadece bağlı olduğu ülkelere ait değildir. İnsanlar bir amaç uğruna mücadele veriyor. Bu mücadele tüm dünyayı ilgilendiren bir konudur. İnsanlar birçok sorunla boğuşuyor. İnsan hakları ihlalleri, savaş, kadına karşı işlenen şiddet, katliam ve doğal felaketler her an yaşanan sorunlardandır. Bu durumdan mağdur olan birçok insanımız var. Biz de buna sessiz kalmak istemedik ve Nascosta ile birlikte oyunlarımızı röportaj tiyatro şeklinde sergilemek istedik” dedi.  Annet, çalışmalarının dünyada oldukça ses getirdiğini belirterek, amaçlarına ulaştıklarını ve bu anlamda çalışmalarını sıklıkla devam ettireceklerini ifade etti.


‘Sesi olmayanların sesi oluyoruz’


“Sesi olmayanların sesi oluyoruz” diyen Annet, ülkelerinde sıkça hak ihlali mağduru olan insanların bu şekilde baskıcı bir yönetimin altında haksız yere yaşamına devam etmemesi gerektiğini vurgulayarak, hükümet tarafından işlenen suçları dünyaya duyurarak, farkındalık yaratılması gerektiğini belirtti. Annet, “Oyunlarımız ile farklı bölgelerde ve hiç kimsenin duymadığı insanların yaşadığı sıkıntıları gösterip izleyicilerin bir kaç dakika olsa bile kendilerini onların yerine koymasını istedik. Böylece insanlar, farklı yerlerde yok yere birilerinin her geçen dakika haksızlığa uğradığını ve öldürüldüğünü anlamasını sağlıyoruz. Acıyı, sevinci, üzüntüyü, mutluluğu, gelenek ve görenekleri, inançları ve politik görüşleri tiyatro röportaj yöntemiyle başkalarına aktararak kültürler arası köprü görevi görüyoruz. Çünkü sanat tam anlamıyla budur. Duyguları ve yaşananları farklı yöntemlerle ortaya çıkarma biçimidir” diye konuştu.  Annet, ilk tiyatro röportaj oyununun 1997 yılında “Ji Kûrdîstan Dûr” isimli Kürt mücadelesini anlatan konu olduğunu söyledi.


‘Ben mücadeleye sanatımla katılıyorum’


Sergiledikleri oyunların hayattan kesitler olduğuna dikkat çeken Annet, “Oyunların çoğu gerçek yaşam öyküsünden alınmışmış. Bazen de gruptaki oyuncu arkadaşlar kendi yaşamlarından bir kesiti sahneliyorlar. Grubumuzda Filistin, Irak, Suriye, Türkiye, Pakistan, Kürdistan, Belçika, Hollanda, Rusya, Colombiya, İran, Afrika ve daha hatırlayamadığım birçok ülkeden ve her meslek grubundan oyuncular var. Bu anlamda zengin bir oyun kadrosuna sahibiz” sözlerini ifade etti. Etnik kökenlere ait yazdığı birçok oyunun zorlu aşamaları kaydettikten sonra sahnelendiğini belirten Annet, “Bir Afrikalıyı anlatacaksam muhakkak Afrikalı bir aileyle beraber yaşarım ve o kültürü yaşamaya çalışırım. Bir Kürdü canlandıracaksam bir kaç hafta o olarak yaşarım. Çünkü inanmadığım yaşamadığım bir olguyu anlatamam, başarılı olmamam. Eğer amacım toplumsal duyarlılığı sağlamaksa kendimden ödün vermeliyim. Toplumu değiştirmek için sanat alanından mücadeleye katılıyor ve mücadele veriyorum” ifadesinde bulundu.


‘Her aktrist ve aktör tiplediği karakteri yaşar’


Nascosta grubunda yer alan uluslararası grubuyla beraber başarılı çalışmalara imza atmalarının nedeninin karma yapıya sahip oldukları ve bu anlamda canlandırdıkları karakterleri yaşayarak oynadıklarından dolayı olduğunun altını çizen Annet, “Bu grupta yer alan her aktrist ve aktör tiplediği karakteri yaşar. Bir hedefe yönelmek için doğru olmak onu yaşamak gerekiyor. Yoksa nasıl insanların buna inanmasını bekleriz ki? Dünyanın bir ucunda haksızlığa uğrayan her hangi birinin temsilcisiyiz aslında. Bu önemli görevin ağır sorumluluğu altında mükemmeli arama çabası içerisindeyiz. Bu bizim sorumluluğumuz” dedi. Tiyatro kadrosunun projeyle beraber ortak sorumluluk yüklendiğine dikkat çeken Annet, “Gruptaki birçok arkadaşımız daha önce farklı ırktan biriyle aynı çatı altında kalmadığından onun kültürünü bilmiyordu. Bu anlamada bilmediği kültüre karşı tepkisizdi. Fakat beraber yaşadıktan ve bu önemli projeyi sergiledikten sonra son derece inanarak ve yaşayarak oyunu canlandıran oyuncu arkadaşlarımızda hızla değişim gerçekleşti. Bu tiyatro, oyunculara bütün dünyanın renkleriyle beraber yaşamanın tadına varmayı öğretiyor. Ben bunu gördükçe daha da mutlu oluyorum ve gerçekleştirdiğimiz projeyi hazırladığımızdan dolayı kendimle övünüyorum” şeklinde konuştu.


Annet, son olarak hayatın sadece kendi ülkelerinden ibaret olmadığını ve insanların dünyada var olan hak ihlalerine karşı duyarlı olması gerektiğini belirterek sözlerini sonlandırdı.


Fotoğraf : Xerip Siyabend


Çevirmen : Xerip Siyabend


(zd/mg)