'O saldırdıkları cansız bedenler bizim evlatlarımız!'
09:04
Filiz Zeyrek/JINHA
ADANA - Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Sözde şehitlik yapıyorlar. Talimatımız açık; bütün bu yapılar yıkılacak" dediği mezarlıkların hava saldırılarıyla yerle bir edilmesine tepki gösteren kadınlar, "O saldırdıkları cansız bedenler bizim evlatlarımız" diyerek, 1 Kasım'da cevap olarak bunun bedelini ödeteceklerinin altını çizdi.
Geçici AKP hükümeti, Kürtlerin yaşadığı coğrafyada özel savaş politikalarını sürdürürken, Kürt halkının manevi değerlerini ve kutsallarını da hedef alıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun talimatıyla, Muş'un Varto ilçesindeki 'Şehit İsmail ve Şehit Ronahi Şehitliği' ile Şırnak'taki 'Şehit Cuma ve Şehit Binevş Şehitliği', TSK'ye ait savaş uçaklarından yapılan bombardımanla tahrip edildi. Havadan yapılan bombardımanın yanı sıra askeri zırhlı araçlar ve iş makineleri de mezarlıklara girerek mezar taşları da dahil olmak üzere büyük bir yıkım gerçekleştirdi. Halkın büyük tepkisine neden olan mezarlık saldırılarına başta Kürt özgürlük mücadelesinde yakınlarını kaybeden ailelerden geldi.
'Ölmüş çocuklarımızdan ne istiyorsunuz?'
Kızını 1999 yılında yaşanan bir çatışmada kaybeden 55 yaşındaki Qedra Bakrak, evladını kaybeden bir anne olarak mezarlıklara yapılan saldırılara çok üzüldüğünü belirterek, "Ölmüş çocuklarımızdan ne istiyorsunuz? Bu kadar mı korkuyorsunuz? İnsani duygularınızı bu kadar mı yitirdiniz? Nasıl onların ölüleri değerli ise bizim de o kadar değerlidir. O saldırdıkları cansız bedenler bizim evlatlarımız, bu ülkenin evlatlarıdır. Mezarlara saldıranların elleri kırılır inşallah, dilerim ki o ölmüş bedenlere yaptıkları onlarında başlarına gelir. Yaptıkları bu saldırılar onlara kar kalmaz ve bedelini de verirler. Evlatlarımıza yapılan saldırıları asla kabul etmeyeceğimizi bilsinler ve gerekirse evlatlarımızın cansız bedenleri için canımızı veririz, vermeye hazırız. Sakın bir daha ne ölümüze, ne dirimize nede topraklarımıza elinizi uzatmayın" diyerek tepkisini dile getirdi.
'Cizre'de annelerin kucaklarındaki bebekleri katlettiniz'
Kobanê'de DAIŞ çetelerine karşı direnişte evladını kaybeden 45 yaşındaki Sebiha Akdeniz, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek şunları söyledi: "Bizim evlatlarımızdan ne istiyorsunuz, önce dağlara çıkmaya mecbur ediyorsunuz, kardeş kardeşi vurdurup sonrada ölülerine mi saldırıyorsunuz. Sizin ölüleriniz yok mu? Daha dün Cizre'de annelerin kucaklarındaki bebekleri katlettiniz, şimdide cansız bedenlere mi saldırıyorsunuz. Yazıklar olsun ben bir insan olduğuma utanırken siz hala nasıl bunları yapmaya devam ediyorsunuz? Siz dolaplarınızı açıp soğuk sular içerken Cizre'deki anneler evlatlarının bedenlerini dolaplarda serinletiyorlardı. Kapısını her açtığında evladının cansız bedenini gördü anneler. Bundan daha büyük bir acı var mıdır?"
'Bayram'da evlatlarımıza sarılacağımız bir mezar bile bırakmadınız'
HDP'ye yönelik ırkçı saldırılara da dikkat çeken Sebiha, masum insanların evlerinin, işyerlerinin yakıldığını söyledi. Barışı sadece Kürt halkı için değil tüm halklar için istediklerini ifade eden Sebiha, "Biz herkes gibi yaşamak istiyorken siz ise bizi yok etmeye çalışıyorsunuz. Biz insanların ne ölüsüne ne de dirisine zarar vermeyiz, çünkü biz yaşamak ve yaşatmak için mücadele eden bir halkız. Bizim derdimiz 400 vekilde değil, bizim derdimiz sandalye, masa da değil, biz sadece insanların insan gibi yaşamasını istiyoruz. Bu gün bayram ve siz bayramda evlatlarınıza sarılırken, bizim evlatlarımıza sarılacağımız mezarları bile yıktınız. Bu nasıl bir insanlıktır. AKP'de bunu çok iyi biliyor ki Kürt halkı saldırılarla bitirilemez. Hiçbir güç bizim içimizdeki özgürlük ateşini asla söndüremez" ifadelerinde bulundu.
'1 Kasım'da bedelini ödeyecekler'
Mezarlık saldırılarına tepki gösteren kadınlardan Süphiye Bayav (42) da AKP'ye tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "400 vekil üzerinden sürdürdüğünüz kanlı politikalarınız yetmedi mi? Mezarlıklara yapılan saldırılar insanlıkta yeri olmadığı gibi vicdan ve ahlakta da yeri yoktur. AKP, Kürt halkına yönelik saldırılarını daha da çirkinleştirmiştir. Ne yapara yapsın asla artık eskisi gibi hiçbir şey olmayacaktır. Onlarca genci kendi saltanatına kurban eden Tayyip Erdoğan asla istediği sonucu alamayacaktır. Biz bu yapılan saldırıları 1 Kasım seçimlerinde cevap olarak bedelini ödeteceğiz. Cizre'deki 35 günlük bebeğe PKK'li diyen bir zihniyetten ne beklersiniz ki."
(mg)

