'Silahların gölgesinde nasıl seçim olacak?'
09:05
Öykü Dilara Keskin / JINHA
İSTANBUL - Kürt halkının kalıcı bir barışa ve müzakere sürecine inandığı sırada Kürdistan'da devreye sokulan savaş konseptiyle beraber birçok il ve ilçede yaşanan katliam girişimine dikkat çeken TİHV Temsilcisi Ümit Efe, tüm bu yaşananlara rağmen Kürt halkının savaş istemediğini vurguladı. Yaklaşan seçimlere değinen Ümit, "Silahların gölgesinde nasıl bir seçim olacak?" diye sordu.
Kürdistan'da geçici AKP hükümetinin devreye soktuğu savaş konseptiyle başta Şırnak'ın Cizre ilçesi olmak üzere birçok yerde yapılmak istenen katliam girişimleri sonucunda 23 yurttaş yaşamını yitirdi. Halkın can ve mal güvenliği ile sağlık ve eğitim hakkını ihlal eden OHAL uygulamalarını yerinde görmek için Ağrı'nın Diyadin ilçesine giden Kadın Özgürlük Meclisi (KÖM) heyetinde yer alan ve orada İncelemelerde bulunan Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul İl Temsilcisi Ümit Efe, gözlemlerini aktardı.
'Havaalanından iner inmez silahlı askerleri görüyorsunuz'
Ağrı ve Diyadin'de bir Cizre yaratılmak istendiğine dikkat çeken Ümit, "Yakından görünce çok daha iyi anlıyorsunuz Kürdistan gerçekliğini. Diyadin'de sokağa çıkma yasağı fiilen vardı. Bizde saat 17.00'den sonra sokağa çıkamadık. Hem çocuk hakları, hem insan hakları sözleşmesi ve Cenevre Savaş Hukuku açısından bakıldığından korkunç ihlallerin yaşandığını gördük. Eğer savaş ortamı varsa bu savaş hukuku etrafından olmalı, ama savaş yoksa her şey demokratik yollarla halledilmeli. Ama orada bir savaş ortamı var, havaalanından iner inmez kaleşnikoflu askerleri görüyorsunuz. Merkeze veya ilçelere gidene kadar gözlemlendiğinizi hissediyorsunuz" diyerek izlenimlerini aktardı.
'Korku ve militarist toplum yaratılıyor'
AKP'nin 7 Haziran seçimlerinin intikamını alan bir yaklaşımla Kürt halkına eziyet ettiğini söyleyen Ümit, "1 Kasım'da yapılacak seçimler öncesi bir korku toplumu yaratılmakta. Bunun içinde her şey göze alınmakta, insanlar ve çocuklar öldürülmekte, sıkıyönetim ilan edilmekte. Orada insanların, can ve mal güvenliği yok, eğitim hakkı da engelleniyor" dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Cizre'de sivil ölümlerin olmadığına dair söylemini hatırlatan Ümit, "Çocuklar öldürülüyor, çocuk olduğunu kanıtlamaya çalışıyoruz, sivil masum olduklarını kanıtlamaya çalışıyoruz. Ama bunun bir kanıtı yok o insanlar sivil ve çocuk, anneleri onları buzdolabında saklıyor. 12 yaşındaki bir çocuk nasıl savaşçı statüsünde yer alıyor, bunun için bir vicdan bir akıl öğretilsin" diye belirtti. Kürt halkının tam kalıcı barışa ve müzakere sürecine inandığı sırada savaşın başladığını kaydeden Ümit, "Kürtler hala savaş istemiyor, her yerde keskin nişancılar var burada korku ve militarist toplum yaratılıyor" ifadelerinde bulundu.
'Müzakere sürecinin yeniden başlaması gerekiyor'
Kürdistan'da yaşanan hak ihlallerindeki artışa dikkat çeken Ümit, "Bunu siyasi iktidarın düşünmesi gerekiyor. Müzakere sürecinin yeniden başlatılması gerekiyor. Tankların, topların, silahların susmasını, barışın konuşmasını istiyoruz" dedi. Barışın ve demokratik hakların güvence altına alındığı bir zeminin yaratılması gerektiğini belirten Ümit sözlerine şöyle devam etti: "Barış, insan haklarına, Uluslararası sözleşmelere uygun şekilde olmalıdır. Yoksa tek mesele silahların bırakılması değildir. Silahlar tek taraflı bırakılıyor, ama haklar güvenceye alınmadıkça sürekli savaş ortamına geri gidiliyor. Biz ileriye gitmek istiyoruz, artık zalim uygulamaların olmadığı bir sürece girilmeli."
'Silahların gölgesinde nasıl bir seçim olacak?'
"Bir öğretmen evinde kaldık, arkamızda karakol, önümüzde kaymakamlık vardı. Elimizdeki tepsiyi bile bırakmak için dışarı çıkamıyorduk. Biz dışarı çıkamazken orada halk nasıl oy kullanacak. Seçim güvenliği nasıl sağlanacak. Silahların gölgesinde nasıl bir seçim olacak. O seçim nasıl gerçeği temsil edecek" diye soran Ümit, "Biz bu işkencelerin, zalim uygulamaların savaş ortamının arkasında izini süreceğiz. Barış için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
(dc/mg/fk)
