İki kadın, bir mezar ve yasa bile saygısı olmayan bir devlet
09:54
Mizgin Adım/JINHA
ŞIRNEX - Bayram sabahında yollara düşen iki kadın, Ayşe ve Besna Yorga, birinin çocuğu diğerinin eşi olan (Lezgin Yorga) Rojhat Bluzeri'nin ismini taşıyan mezarlığın yıkılmaması için nöbet tutmak için Besta'ya gidiyor. Yasına bile saygı gösterilmeyen iki kadın, "Öldürdükleri yetmedi şimdi kemiklerini bombalıyorlar" diye isyan ediyor.
Aralarında HDP milletvekilleri Leyla Birlik, Aycan İrmez, Ferhat Encü, Mehmet Ali Aslan ve Enise Güneyli, bölge belediye eşbaşkanları, DBP ve HDP yöneticilerinin yanı sıra yüzlerce yurttaşın katılımıyla başlatılan canlı kalkan eylemi devam ediyor. Cudi Dağı'nda bulunan "Şehit Cuma ve Şehit Binevş Şehitliği"nde bekleyişlerini sürdüren canlı kalkanlar, operasyonlar durduruluncaya kadar eylemlerini sürdürme kararlığında olduklarını belirtirken, Şırnak halkı ayrıca Besta'da da canlı kalkan eylemi başlatacak.
"Şehit Rojhat Bluzeri" mezarlığında sürdürülecek eylemin katılımcıları arasında mezarlığa ismini veren Rojhat Bluzeri'nin (Lezgin Yorga) annesi Ayşe Yorga ve eşi Besna Yorga da bulunuyor. 70 yaşındaki Ayşe Yorga, "Çocuğumun mezarı yıkılmasın diye kendimi siper edeceğim" dedi.
'Öldürdüğü yetmiyor kemiklerini bombalıyor'
Ayşe'nin bir diğer oğlu Şehmuz Yorga da 1990'larda faili meçhul cinayetlerde katledilenler arasında bulunuyor. Devletin çocuklarını öldürdüğünü dile getiren Ayşe "Devlet çocuklarımız öldürmüş yetmiyor şimdi ise kemiklerini bombalıyor. Kim kemiklerimize bunları yapıyorsa Allah belalarını versin. Devlet her zaman bize saldırıyor. Bizler devletin bu yaklaşımlarını kabul etmiyoruz. Bizler ilk günden diyoruz devletin şehitliklerimizi yıkmasına izin vermeyeceğiz. Mezarlıklarımız için kendimizi feda edeceğiz" şeklinde konuştu.
'Özgürlük ve barış gelene kadar'
Mezarlıkların bombalanması kabul etmediklerini ifade eden etmiyoruz diyen Lezgin Yorga'nın eşi Besna Yorga "Bizler bir kez daha kemiklerimizi toprak içinde toplamak istemiyoruz. Bizler Kürdüz kanımızın son damlasına kadar da kendi davamızı savunacağız" dedi. Cizre'deki günlerce süren ablukaya dikkat çeken Besna "Yaralılarımızın hastaneye gitmesine izin vermiyorlar, ölenler günlerce yerde kaldı, ölülerimizi gömdüğümüz zaman da gelip mezarlıkları yıkıyorlar bunlar insan mı? 90'lı yıllardan bu güne devlet zulmü hep var. Bizler özgürlük ve barış getirene kadar durmayacağız. Bizim bedenimizle mezarlıklarımız arasında bir fark yok. Mezarlıklara saldırı olunca ruhumuza saldırı olmuş gibi oluyor. Bizler bunu kabul etmiyoruz ha mezarlık ha biz" dedi.
(pk/gc/fk)

