Umut Vakfı: Alan, Cemile herşey hepimizin gözleri önünde oluyor
10:44
JINHA
İSTANBUL - Umut Vakfı'nın '28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü' etkinlikleri ve sessiz ayakkabılar yürüyüşü bu yıl çatışma ve şiddetin yoğunlaşması nedeniyle yapılmayacak. "Her şey hepimizin gözleri önünde oluyor" denilen açıklamada barış çağrısı yapılara,
Ege'de cesedi kıyıya vuran mülteci bebek Alan Kurdi ve Cizre'de abluka altında katledilen ve cenazesinin defnedilmesini izin verilmediği için cesedi dondurucuda bekletilen 10 yaşındaki Cemile Çağırga'ya vurgu yapıldı.
Umut Vakfı; her yıl '28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü' kapsamında düzenlediği etkinliklerini bu yıl, "Ülkenin ve dünyanın dört yanından neredeyse her gün yenisi gelen kan donduran şiddet ve ölüm haberlerinin bir an önce son bulması, barış dilinin hakim kılınması" mesajıyla sade bir törenle yapma kararı aldı. Umut Vakfı Kurucu Başkanı Nazire Dedeman Çağatay, vakıf yönetimi adına yaptığı açıklamada, "Herkes adalet ve kanunlar önünde eşittir, nefret ve düşmanlığın ortadan kaldırılması için teröre karşı çıkılmalı, barışa ve insanlığa karşı suç işlenmemelidir" ifadelerine yer verdi.
Yürüyüş de yapılmayacak
1993 yılında kurulan Umut Vakfı, 12 yıldır aralıksız gerçekleştirdiği, 'Sessiz Ayakkabıların Yürüyüşü'nü bu yıl vakıf yönetiminin kendi kararıyla yapılmayacağını da duyurdu. Yürüyüş son iki yıl 'Taksim yasağı' nedeniyle yapılamamıştı.
'28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü' etkinliklerinin devamı olarak düzenlenen 'Bireysel Silahsızlanma Ödülleri' ise aynı gün sade bir törenle verilecek. Vakıftan yapılan açıklamada, kurulduğu günden bu yana 'Yaşama hak tanıyın' ilkesinden hareketle 'silahsız dünya' mücadelesini yılmadan sürdürdüğü belirtilerek "Başta yaşam hakkı korunmalı ve yaşama hak tanınmalıdır" denildi.
'Alan ve Cemile…'
Umut Vakfı'nın açıklamasından devamla şöyle denildi: "Yüzyılımız en önemli acılarından birini daha yaşıyor. Mülteci krizi dünya üzerinde bir ülkede ortaya çıkan iç çatışma yüzünden yerinden edilmiş "en büyük mülteci nüfusu" olarak hepimizi etkiliyor. Onlar öldüler, ölmeye devam ediyorlar. Çatışmalar ve savaşlar yaşam hakkını doğrudan yok ediyor. Dünya, Eylül 2015'te annesi ve kardeşi ile birlikte boğularak hayatını kaybeden üç yaşındaki Aylan Kurdi'nin kıyıya vuran fotoğrafına seyirci kalırken Türkiye'de de yine Eylül 2015'te Cizre'de ateşli silahla öldürülen ve defnedilemediği için cenazesi annesi tarafından buzdolabında bekletilen 10 yaşındaki Cemile hafızalara acıyla kazındı.
Her şey, hepimizin gözleri önünde oluyor!.. Bütün bunlar hepimizin gözleri önünde olup biterken ne yaptınız diye bir gün sorarlarsa verecek yanıtlarımız olmalıdır. Türkiye'de ve dünyada çocuklar ölmesin, çocukların geleceği olsun ve herkesin güvenlikli, adalet önünde, birbirine eşit olarak yaşayacağı hayatları olsun. Böyle bir dünya kuralım. Bu nedenle 'yaşama hak tanıyın' dedik… Yaşam hakkının kutsallığından hareketle farkındalık yaratmayı Umut Vakfı'nın görevi bildik."
(fk)

