Cumartesi Anneleri: Bayramda sevinçlerimiz değil, ağıtlarımız çoğalıyor
14:41
JINHA
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri adalet arayışlarının 548'inci haftasında gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin'in akıbetini sordu. Kenan Bilgin dosyasındaki cezasızlığı son bulmasını isteyen kayıp yakınları, adalet taleplerini yineleyerek, "Bayramda sevinçlerimiz değil, ağıtlarımız çoğalıyor" dedi.
Gözaltında kaybedilenler ve faili katledilenlerin faillerinin ortaya çıkarılması ve yargılanması talebiyle Cumartesi Anneleri'nin "failler belli kayıplar nerede" eylemi 548'inci haftasında Galatasaray Meydanı'nda gerçekleştirildi. Kayıplarının fotoğrafları ve adalet arayışlarının simgesi olan kırmızı karanfillerin taşındığı eyleme Berkin Elvan'ın ailesi, oyuncu Nur Sürer, sanatçı Pınar Aydınlar, sanatçı Tolga Sağ ve Suruç Dayanışması üyeleri de destek verirken, anneler bu hafta, 12 Eylül 1994 yılında Ankara Dikmen'de bir otobüs durağında gözaltına alınarak kaybedilen Kenan Bilgin'in akıbeti soruldu.
'Cumartesi Anneleri'ne kulak verin'
İlk olarak söz alan gözaltına kaybettirilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "550 vekil istiyoruz" söylemlerine değinerek, savcıların Cumartesi Anneleri'nin sesine kulak vermesi gerektiğinden bahsetti. "Kayıplarımızın akıbeti bize açıklansın, kaybedenler yargılansın ve adalet yerini bulsun" diyen Hanife, Cumartesi Anneleri'nin adalet isteminin sadece kayıplar için olmadığını altını çizdi. Hanife, konuşmasının ardından Cumartesi Anneleri için ve Emine Erdoğan'a seslendiği şiirini okudu. Gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl'ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, kayıplarını aramaya devam edeceklerine dikkat çekerek, yetkililere seslendi ve "Bayram diyoruz, insan hakları diyoruz, Müslümanlık diyoruz ama azıcık vicdanınız ve merhametiniz varsa Galatasaray Meydanı'nda oturan Cumartesi Anneleri'ne kulak verirsiniz" dedi.
'Kayıplarımızı bulana kadar mücadele edeceğiz'
1990'lı yıllarda yine gözaltında kaybettirilen Ahmet Kaya'nın kızı Emine Kaya ise "Her ne kadar umudumuzu yitirmiş olsak da umut etmeye devam ediyoruz" diyerek, onurlu bir barışın sağlanmasının gerekliliğine değindi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptıklarının yettiğinden bahseden Emine, "Barış gençlerden geçiyor. Gençlerin bir araya gelerek barışı sağlamasını umut ediyorum" şeklinde konuştu. Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, yıllardır mücadele ettiklerini dile getirerek, yetkililerin yüreklerinin olmadığını belirtti. Galatasaray Meydanı'nın Cumartesi Anneleri'nin mezarı olduğunu belirten Hanım, Galatasaray Meydanı'na karanfiller bıraktıklarını söyledi. "İki elimiz yakalarında olacak. Kayıplarımızı bulana kadar mücadele edeceğiz" diyen Hanım, siyasi iktidarın yıllardır yaptıklarının yetmediği gibi Cizre'de de katliam girişiminde bulunduğuna dikkat çekti.
'Bir şeyi kaybetmedim, yoldaşımı kaybettim'
Hanım Tosun'un konuşmasının ardından gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin'in gözaltında olduğuna tanıklık eden Özer Akdemir'in göndermiş olduğu ses kaydı dinlendi. Kenan Bilgin'i gözaltında olduğuna tanıklık edenlerden bir diğeri olan Cavit Nacitarhan, Kenan Bilgin'in gözaltı sürecinde yaşadıklarından bahsederek, yetkililer ve kendi arasında geçen bir diyaloğu şöyle anlattı: "Siz bir şeyinizi kaybetmişsiniz ve dava açmışsınız dedi bana. Bunu için Ankara'ya gidecek misiniz, gitmeyecek misiniz diye sordu. Hayır dedim. Ben orada bir arkadaşımı, bir yoldaşımı kaybettim. Bir şeyi kaybetmedim dedim" Cavit, Kenan Bilgin davasına bakan savcı Selahattin Kemaloğlu'nun Kenan Bilgin'İ gözaltında kaybedildiğine kanaat getirdiği bilgisini paylaşarak, Tansu Çiller döneminde bir savcının bu denli cesur söylemlerde bulunmasını değerlendirdi.
'Böyle bir iktidardan ne bekleyebilirim'
Ardından Kenan Bilgin'in dosyasının savcısı Selahattin Kemaloğlu'nun göndermiş olduğu ses kaydı dinlendi. Kenan Bilgin ailesi adına konuşan İrfan Bilgin ise, gözaltında kaybedilenlerin kendini bilmez birer polisin işi olamadığını söyledi ve gözaltına alınanların kaybedilmesine ilişkin olarak, " Bu tamamıyla örgütlü ve organize olmuş şekilde devletin gözaltına aldıklarını kaybetme yöntemidir" dedi. Devlet yetkililerinden hiçbir talebini olmadığının altını çizen İrfan, talebinin olmamasının nedenini ise şöyle açıkladı: "Çünkü cellat hala cellatlığını yapıyor. Bu ülkede hala hukuk yok. Bu ülkede çocukların alınlarından kurşunla öldürülüyor. Ben böyle bir sistemden, böyle bir iktidardan ne bekleyebilirim" Kenan Bilgin'in avukatlarından olan Kamil Tekin ise, Kenan Bilgin'in gözaltına alınış sürecini ve gözaltında yaşadığı zorlu koşulları anlattı.
Basın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanları'ndan ve Metin Göktepe'nin ablası olan Meryem Göktepe, "Bu bayramda mezarlarını kalbimizde taşıdığımız evlatlarımız için Galatasaray'dayız" diyerek, yaşanılan bayramın giderek ağırlaşan şiddet ikliminde yaşandığını ifade etti. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "huzur ve demokrasi" adını verdiği operasyonlar sonucunda devlet şiddeti yaşandığının altını çizen Meryem, "Bayramda sevinçlerimiz değil, ağıtlarımız çoğalıyor" ifadelerinde bulundu. Meryem, devletin evlatları öldüren, evlatları kaybedenleri koruyan hukukunu ve hak talep edeni düşman gören demokrasisini istemediklerini dile getirerek, Cumartesi Anneleri'nin Galatasaray Meydanı'ndaki 548'inci haftasında Kenan Bilgin için buluştuklarını belirtti.
'Barış gelsin bizim de bayramımız olsun'
Meryem, Kenan Bilgin'in gözaltına alınış sürecinden ve gözaltında yaşadıklarından bahsederek, Kenan Bilgin'in gözaltında olduğuna tanıklık edenlerin bulunduğunun da altını çizdi. Kenan Bilgin'in ailesinin cumartesi oturmalarını başlatan ve 21 yıldır sürdüren kayıp yakınlarından olduğunu ifade eden Meryem, Kenan Bilgin'in annesi Fincan Bilgin'in ömrünün oğlunu bulmaya yetmediğini belirtti. Meryem, Kenan Bilgin'in siyaset, yargı, emniyet işbirliğinde ve devletin tüm kurumlarının bilgisi dahilinde kaybedildiğine dikkat çekerek, "Kenan Bilgin dosyasındaki cezasızlık son bulsun. Kenan Bilgin'i kaybedenleri biliyoruz, adalet istiyoruz. Barış gelsin bizim de bayramımız olsun" diye konuştu.
(en-cm/zd)
