'AKP güdümlü ana akım medya Kürtleri hedef gösteriyor'
09:01
Sarya Gözüoğlu / JINHA
AMED - Devletin saldırılarına karşı öz yönetimlerini ilan eden Kürt halkına artan saldırılara dikkat çeken İHD Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Hatice Demir, AKP eliyle başlatılan saldırılara paralel ana akım medyanın da Kürtleri hedef gösterdiğine dikkat çekti.
Bölge kentlerinde mahalle ve ilçelerde 'öz yönetim' ilanlarıyla birlikte yaşanan devlet saldırıları giderek derinleştiriliyor. Öz yönetim ilanları ile birlikte geliştirilen hak ihlallerinin bir boyutu ise Türkiye halklarına nefret aşılayan medyanın dili oldu. Bir yandan Kürtlere yönelik gerçekleştirilen linç ve katliam politikaları gizlenmeye çalışılırken, bir yandan da tüm bu yaşananları açığa çıkarmaya çalışan basın yayın organlarına sansürler uygulanıyor. İHD Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Hatice Demir, Kürt halkına yönelik insanlık dışı uygulamaların yaşandığına dikkat çekerek, "Kürdistan'da öz yönetimlerini ilan eden Kürt halkına karşı katliamlar gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra batı kentlerinde ise Kürtlere yönelik yaşanan ırkçı saldırılara ise tek bir müdahalede bulunulmadı. Bu aslında yaşanan sürecin vahametini ortaya koyuyor" diye belirtti.
'Ana akım medya Kürtleri hedef gösterdi'
Bölgede yaşananların ana akım medya tarafından çok fazla çarpıtıldığına dikkat çeken Hatice, "Askerlerin ve polislerin haberleri yapıldı. Burada yaşamını yitiren gerillaların haberi yapılmadığı gibi yaşamını yitiren sivillerin ailelerinin dramı bile yansıtılmadı. Burada gasp edilen hiçbir hakka ilişkin haber yapmadılar. Dahası nefreti körükleyen eylemler oldu. Ana akım medya ve AKP siyasetçilerinin eliyle müthiş bir nefret söylemi gelişti. Kürtler hedef gösterildi ve bununla birlikte de birçok nefret suçu işlendi. Ve bunun tek sorumlusu AKP ve AKP'nin medyasıdır" şeklinde ifadelerde bulundu.
'Saldırılarla birlikte iletişim yasakları yaşandı'
Bölgede yaşanan saldırılarla birlikte bir de iletişim yasaklarının yaşandığına dikkat çeken Hatice, "Bir taraftan da iletişim yasakları var, haber ajansları sık sık kapatılıyor. Bir yayın yasağı yapılacaksa önce o yayının hangi faaliyetleri yürüttüğünü izlemeniz, suç işleyip işlemediğini gözlemlemeniz gerekiyor. Tespit etmek ve gerekçelendirmek gerekir ancak o şartlarla inceleme yapılarak bu yola gidilir ama neredeyse saatte bir yayın yasağının yapıldığı bir yerde hukuka uygunluğundan söz etmek mümkün değil, tamamıyla gerekçesiz saldırılardır" şeklinde konuştu.
'Kürtlerin sesini kısmak istiyorlar'
Hatice, sokağa çıkma yasağının olduğu ile ve ilçelerde sabit hatların dahi kapatıldığını, internetin kesildiği ve kişilerin iletişim özgürlüğünün ihlal edildiğinin altını çizerek, "Lice'de, Varto'da, Silvan'da, Bismil'de, Şırnak ve ilçelerinde sürekli bir iletişimin engellenmesi suçu söz konusu. Bu konuyla ilgili bireysel olarak da ilgili GSM operatörleri ile de görüştük bu konuda bize net bilgi verilmedi. Söylenen tek şey genel bir durumun olduğu yönündeydi. Ama aslında temelde hukuka uygun hiçbir gerekçesi olmadan tamamen üstten bir darbe mekaniği ile Kürtlerin birbirileriyle haberleşmesi ve seslerini dünyaya duyurmalarının önüne geçilmeye çalışılıyor. Bunun hukukta yeri yok" dedi.
(mg)
