Evladı katledilen anne 'özgürlük gelene kadar' siyah giyinecek
09:03
Medya Cebe/JINHA
WAN - AKP'nin savaş kararı nedeniyle yakınlarını kaybeden kadınlar, Kurban Bayramı'nı buruk geçirdi. Oğlunun ölümünün ardından siyah giyinme kararı alan ve Kürt halkı özgürleşene kadar da üzerinden çıkarmayacağını belirten Vesile Balık, "Oğlum benim elimi öpmeye gelmedi ama ben ona gittim. Toprağını okşadım ve onu öptüm. Oğlumun bayramını kutladım" diyerek yaşadığı acıyı anlattı.
Van'ın Edremit ilçesine bağlı Şehit Fırat Mahallesi'ni 15 Eylül'de abluka altına alan polisler, 18 yaşındaki Vedat Balık isimli bir genci katletmiş, 16 yaşındaki Muhsun İlbaş'ı ise ağır yaralamıştı. Saldırıların halen devam ettiği mahallede halkın polislere yönelik tepkisi devam ederken, bu yıl Kurban Bayramı'nı buruk karşılayan Vedat ve Mahsun'un ailesi, gençlerin ölümüne sebep olan AKP'ye tepkili.
'Evin her yerinde oğlumun hatırası ayak izleri var'
Bayramı kutlamadıklarını belirten katledilen Vedat Balık'ın annesi Vesile Balık, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: "Her şeye rağmen barış istiyorum. Hiçbir annenin yüreği yanmasın artık, benim yüreğim yandı başkasının yüreği yanmasın. Yaşanan bu katliamlar yüzünden kimse bayram kutlamadı. Evime yalnızca taziye için geldiler. Oğlum yaşamını yitirdikten sonra onun yokluğuna alışamadım bir türlü. Odasına gidip eşyalarına baktım ama o gelmedi. Evin içerisinde sürekli onu arıyor gözlerim. Evimizin her yerinde onun izleri var. Etrafta gördüğünüz her yerde onun ayak izleri var. Onun yokluğuna alışmak imkânsız geliyor bana. Katil Erdoğan yüzünden bu bayramı Vedat'ım olmadan geçirdim. Oğlum benim elimi öpmeye gelmedi ama ben ona gittim. Toprağını okşadım ve onu öptüm. Oğlumun bayramını kutladım. Oğlum şehitliğe defnedildi ve etrafında birçok şehit cenazesi vardı."
'Kürt halkı özgürleşene kadar siyah giyineceğim'
Hayatta olduğu sürece mücadelesinden vazgeçmeyeceğinin altını çizen Vesile, "Ben özgürlük mücadelesinde devlet terörüne maruz kalan tüm savaşçı ve şehitlerin annesiyim. Erdoğan bizleri bu baskılarla sindirebileceğini zannediyor. Ama bunu asla başaramayacak. Bizler verdiğimiz her kaybın ardından daha fazla güçleniyoruz. Şehitlerimizin anısını mücadelemizde yaşatıyoruz" diye konuştu. Üzerindeki siyah kıyafetlerin barış gelene kadar üzerinde olacağını ifade eden Vesile, "Vedat'ım ve onun gibi yaşamını yitiren nice yiğit kadın ve erkekler için mücadele edeceğim. Akan kan durdurulana ve bu topraklarda Kürt halkı özgürce yaşamadığı sürece siyah giyineceğim" dedi.
'Barış olmadığı sürece ölümler hep olacak'
Bayramın çok üzüntülü geçtiğini dile getiren Mahsun İltaş'ın ablası Miyaser Özkan da, "Bizim için bayram bile sayılmaz. Bayramımızı hastane koridorlarında geçirdik. Annem, babam ve akrabalarımız hala hastanede bekliyor. Bayram bizim için hiçbir şey ifade etmedi. Kardeşim vurulduğundan beri annem akli dengesini yitirdi. Bayramda eve dahi gelemedi. Hastanedeki odasına girmemiz yasak. Biz girip göremedik. Annem hastane koridorlarında yatıyor. Bizim bu yaşadıklarımız bizim görüşümüzü değiştirdi. Devlet bizi tanımadan düşmanlığımızı kazandı. Sadece bizim değil birçok insanın canını yaraladılar. Cizre'de 35 günlük bebeğe bile merhamet etmeden öldürdüler. İzin vermediler cesetlerini bile gömsünler. Anneler cesetlerini buzdolabında sakladı. Türkiye'de çok kötü şeyler yaşanıyor. Türkiye'yi terk edip kaçıp gitmeli. Barış olmadığı sürece hep bu ölümler olacaktır" sözlerine yer verdi.
'Kürt halkının yaptığı özsavunma meşrudur'
Kürt halkının baskılara karşı mücadelesinin sonuna kadar vereceğini söyleyen Miyaser, "Bu gün kardeşim yaralanabilir, ama ben bu haksızlığı kabul etmem. Devleti kınıyoruz. Böyle bir devleti biz istemiyoruz. Çocukları katleden bir devleti biz istemeyiz. Kürt halkı mücadelesini asla bırakmayacaktır. Bütün Kürt halkı da böyle düşünüyor. Yıllardır Kürt halkı kendisine yönelik bu saldırılara karşı kendilerini koruyorlar. Kürtlerin hakları verilmiyor. İnsan kendisini savunur. Kürt halkının yaptığı özsavunma meşrudur. Kürt halkı kendini ölene kadar savunacaktır" diye belirtti.
(ro/mg)

