Çevresinde dumanlar yükselen Kato'nun başı dik...
13:03
JINHA
ŞIRNEX - Beytüşşebap 4 günü geride bırakan devlet terörüne karşı direniyor. İnsanların diri diri yakılmaya çalışıldığı kentin çevresinde hala dumanlar yükselirken, mahallelerde roketlerle taranan evlerden geriye yıkıntılar arasında Kato Dağı gibi başı dik insanlar "Zulmünüze boyun eğmeyeceğiz" diyor.
Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinden 25 Eylül'de HPG'nin karakollara yönelik eyleminin ardından, asker ve polisin sivilleri hedef alan saldırılarından 4 kişi yaşamını yitirdi, 4'ü ağır olmak üzere onlarca kişi yaralandı. Aradan 4 gün geçmesine rağmen ilçedeki ağır barut kokusu ve neredeyse kurşun değmeyen evin kalmaması yaşananların ağırlığını gösteriyor.
Devlet yolu kesti ama dağlar herkese yol
Yaşananların izlerini belgelemek için Sırtını Kato Dağı'na yaslayan Kürtçe Elkê olan Beytüşşebap'a 20 kilometre kala yolu kesik olduğu için 2 buçuk saatlik Bate yolundan güçlükle ulaştık. İlçede hemen hemen herkesin konuştuğu konu saldırılar ve "Ucuz atlattık" sözü oluyor. Özellikle Beroje, Pazar ve Elkê mahallerine girildiğinde görülen manzara gerçektende bir katliam yapılmasının planlandığı ancak yıllardır savaşla yaşamış ve öz savunmasını oluşturmayı bildiği için kendini korumuş halkın kaybının bu nedenle az olduğunu gösteriyor.
Savaşı bilen halk, öz savunmasını erken aldı
25 Eylül'de direkt evleri hedef alan roketlerle saldıran polis ve askere karşı halk çocuk ve yaşlıları güvenli olan odalara ya da sığınak niyetine kullanılan bodrum katlarına indirmiş.
Saat 06.00 civarı ise ambulans ve siren sesleri gelmeye başlamış ve ardından ambulans şoförü Şeyhmuz Dursun katledildiği için siren sesi birden kesilmiş. Anlatılanlara göre polis noktasına yaklaşan ambulansa anons yapan polis 'kontak kapat' diye bağırmış ve ardından kontak kapanınca taranmaya başlamış. Aynı araçta bulunan hemşire ise öz savunma yapan gençlerin kordonu ile güvenli bir eve ulaştırılmış.
Çocuklar yangından iple kurtarıldı
İlçede ilk roket atılan ev ise Tahir Ataman'ın evi..Hedef alınarak camından içeri roket atılan evde çıkan yangın nedeniyle ev halkı kendine dışarıya zor atmış. Yine Beroje Mahallesi'nde 4 katlı bir evde roket atışıyla ateş verilmiş. Üst katta mahsur kalan çocuklar, bağlanan iple aşağıya indirilerek kurtarılmış. Çocukların annesi "Az kalsın çocuklarımı diri diri yakacaklardı" diyor.
Kentte konuştuğumuz kadınlar, saat 05.00'te başlayan ateşin saat 14.00'e kadar kesintisiz sürdüğünü anlatıyor. Ortak kanı "Çatışma değil intikam alır gibi özellikle camlardan içeri sıkıyorlardı. Sivilleri hedef alıyorlardı. Kurşun atılmayan ev kalmadı" şeklinde.
Morgda ölüleri bile rahat bırakmadılar
Hastanenin hali ise kentin aynası gibi. Kurşun izlerinin duvarlarda hala durduğu hastaneye giren polisler, bekleyen hastalar, Şeyhmuz Dursun'un cenazesini bekleyen halk ve sağlık çalışanlarına ağır ırkçı küfürler ederek darp ediyor. Öyle ki görgü tanıkları bir doktorun yakasından tutan polislerin göğsüne silah dayadığını ve tehdit ettiğini anlattı.
Bir süre sonra Cizre'de de tanık olduğumu manzaradaki gibi bütün sağlık emekçileri polis tarafından toplanıp bir odaya kilitlenip saatlerce rehin tutuluyor. Hastanede polisin saldırısına uğrayan bir anne, "Dirileri anladım ama ölülerden ne istiyorlar. Hastanenin morguna bile girip küfrettiler. Her yanı didik didik aradılar" diyor.
Anlatılanlara göre polisler terör estirdikleri hastaneden ayrılırken, boş kovanların bir kısmını toplamış ve kamera kayıtlarının olduğu bilgisayarın kasasına yanlarına alıp gitmiş.
'Dünde zulüm vardı ama bu başka'
Beytüşebaplılar'ın hepsinin cümlesi "Dünde zulüm vardı bu günde. Ama bu günkü öfke kin ve başka bir şeydi. Ama hala dimdik ayaktayız. Yılmadık, yılmayacağız" oluyor.
Kato'ya Jîrkî yanıyor
Helikopter sesinin eksik olmadığı, dağların, ormanlık alanların yakıldığı ilçenin çevresinde ise hala dumanlar yükseliyor. Katoya Jîrkî alanı ve 3 kişinin katledildiği Setkar köyünün çevresinde ise hala çatışma sesleri ve dumanlar yükseliyor.
Kentteki yıkıma rağmen pek yaşananları umursamayan halk ise çevredeki tepelerde cenaze arıyor. Her gün grup grup bir araya gelen insanlar farklı noktalardan askerlerin operasyonlarını engellemeye çalışırken bir yandan da çatışmalarda yaşamını yitirmiş olma olasılığı olan HPG-YJA Star gerillalarının cenazelerini bulmak için dağların yolunu tutuyor.
(ekip/gc)

