BDP’den ‘Ev işçisi’ kadınlar için Araştırma Komisyonu önergesi

12:21

JINHA


ANKARA – Ev İşçileri Dayanışma Sendikası’nın verilerine dikkat çeken BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, 2012 yılında sigortasız, güvencesiz ve sendikasız çalışan 51 ev işçisi kadınının iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirdiğini, 400'den fazlasının çalıştıkları yerde taciz ve tecavüze uğradığını ve 3 bin kadınınsa iş kazası geçirdiğine işaret ederek, Meclis Araştırma Komisyonu’nun oluşturulmasını istedi.


BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, ev işçisi kadınlara yönelik Araştırma Komisyonu’nun oluşturulması için Meclis’e önerge sundu. “2011 yılında imzalanan 189 sayılı ILO sözleşmesi ve 201 sayılı Tavsiye Kararı ev işçilerinin maruz kaldığı sömürü, taciz ve şiddetin son bulması, dünya çapında ev işçileri için insani çalışma koşullarının oluşması ve insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmeye yetecek ölçüde ücret ödenmesini sağlamayı hedeflemiştir” diyen Ayla, ev işçileri Türkiye'de olduğu gibi dünyanın pek çok yerinde de genel iş düzenlemeleri kapsamında yer almamakta ve İş Kanunu'na dahil edilmemektedir. İlgili sözleşme ve kararın zorlayıcı gücü sonucu Brezilya, Arjantin, İspanya, Singapur, ABD gibi birçok ülke kanunlarında düzenlemeler yaparak ev işçilerini güvenceli hale getirme çalışmalarına başlamış, fakat Türkiye'de henüz bu konuda bir adım atılmamıştır” sözlerini ifade etti.


‘Ev işçisi kadınların can güvenlikleri yok’


Ev işçisi kadınların kimi durumlarda can güvenlikleri olmadan çalıştığına dikkat çeken Ayla, “Ev İşçileri Dayanışma Sendikası’nın yayınladığı bilgilere göre 2012 yılında sigortasız, güvencesiz ve sendikasız çalışan 51 ev işçisi kadın iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirmiş, 400'den fazlası çalıştıkları yerde taciz ve tecavüze uğramış, 3 bin kadınsa iş kazası geçirmiştir.  İş cinayetleri sonucu yaşamını kaybeden kadınların işverenleri taksirle yargılanmakta, bu yüzden oldukça hafif cezalar almaktadır. Oysa işverenin önlem almadan çalıştırması taksir değil kasıt anlamına gelmektedir. Fakat yasal olarak ev işçiliği genel iş düzenlemeleri içinde yer almadığından, işverenin yükümlülükleri ve işçinin hakları kapsamlı şekilde düzenlenmemiştir” sözlerine yer verdi.     


‘Ev işçisi kadınlar İş Kanunu kapsamına alınmalıdır’


Hükümetin ev işçilerini sigorta kapsamına alma politikalarını “yoksullara yardım” anlayışı içinde gerçekleştirdiğine işaret eden Ayla, “ Böylelikle yoksulluğu derinleştirmekte ve kalıcılaştırmaktadır. Oysa yapılması gereken, ev işçilerinin işçilikten doğan haklarının tanınması ve İş Kanunu kapsamına alınmasıdır. Yüz binlerce ev işçisi için büyük önem taşıyan, ev işinde sağlık ve güvenlik risklerinin ne olduğunun belirlenmesi, bu risklere karşı alınacak önlemlerin neler olduğunun tespiti, bu önlemlerle ilgili uygulamaların gerek işveren gerek kamu tarafından denetimi, ev işçilerinin bu konularda eğitilmesi ve benzeri konular tümüyle ihmal edilmiştir. Bu ihmal gerek sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamına kavuşamayan işçi için gerekse, işin ifası sırasında ya da işle ilgili olarak işçi bir zarara uğradığında, kusurlu olmadığını ispatlamadığı sürece bu zarardan sorumlu olacak olan işveren için önemli riskler doğurmaktadır” ifadelerini kullandı.  


‘ILO Sözleşmesi esas alınsın’


“Göçmen ev işçisi kadınların çalışma koşulları ise bu sorunun başka bir boyutudur” diyen Ayla, son olarak şunlara yer verdi:  


“Kayıtlı çalışmalarının önü açılmayarak ülkeye giriş çıkışlarda problem yaşamaya devam ettikleri sürece, güvencesizlik düzeyleri artış gösterecek ve işyerinde her türlü istismara açık hale geleceklerdir. Bu nedenle, ev işçileriyle ilgili yapılacak olan yasal düzenlemelerin göçmen kadınları da kapsaması ve tümü için 189 sayılı ILO Sözleşmesi esas alınarak İş Kanunu kapsamında diğer işçilerle eşit ücretli, sosyal güvence ve örgütlenme hakkına sahip olmaları sağlanmalıdır. Bu sebeplerle, ev işçisi kadınların genel iş düzenlemelerine dahil edilmemelerinden kaynaklı sorunların araştırılması ve alınacak önlemlerin tespiti amacıyla bir Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir.”


(mg)