'Kürt basınını susturacaklarını düşünüyorlarsa yanılıyorlar'
14:53
JINHA
İSTANBUL- Azadîya Welat ve DİHA'ya yapılan polis baskınını ve gerçekleşen gözaltıları protesto etmek için yapılan açıklamada konuşan İstanbul DİHA Haber Editörü Zuhal Atlan, "Kürt basınını susturacaklarını, geri adım attıracaklarını ve sindireceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlardır" dedi.
Dicle Haber Ajansı (DİHA) ve Azadiya Welat gazetesine yönelik dün yapılan polis baskınının ardından tepkiler gelmeye devam ediyor. DİHA İstanbul bürosu önünde bir araya gelen Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ile Özgür Gündem Gazetesi, polis baskınına yönelik basın açıklaması düzenledi. Açıklamada "Özgür basın susmayacak" pankartı ile "Devlet elini, polisini, TOMA'nı özgür basından çek" ve "Özgür basın susturulamaz" dövizleri yer aldı. Sık sık "Özgür Basın Susturulamaz" sloganının atıldığı açıklamaya, HDP İstanbul milletvekilleri Hüda Kaya ve Levent Tüzel, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İstanbul İl Başkanı Çiçek Otlu, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Cesim Soylu, Etkin Haber Ajansı (ETHA)'dan Sedat Şenol, JINHA İstanbul muhabirleri, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Uğur Güç ve DİSK Basın İş Sendikası Başkanı Faruk Eren katıldı. Açıklamayı ise İstanbul DİHA Haber Editörü Zuhal Atlan okudu.
'Ötekileştirilmiş tüm toplumsal kesimin sesi olmaya devam edeceğiz'
Zuhal, başta DİHA olmak üzere Kürt basını üzerindeki bu baskıların sürdürülen savaş politikasıyla ilintili olduğunu belirterek, "Biz biliyoruz ki bu baskın, Roboski katliamını ilk kez dünyaya duyurmamızın bedelidir. Bu baskın, iktidar uşağı basının kirli yalanlarına karşı, Cizre'de, Silopi'de, Diyadin'de ve daha birçok yerde gerçekleri gün ışığına çıkarmamızın bedelidir" dedi. Seçim öncesinde özgür basının susturulmak istendiğini kaydeden Zuhal, "Kürt basınını susturacaklarını, geri adım attıracaklarını ve sindireceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlardır" diye konuştu. "Tarihimiz ve geleneğimiz bu türden baskı ve şiddet politikalarına boyun eğmediğimizi kanıtlamıştır" diye kaydeden Zuhal, DİHA ve tüm Kürt basın çalışanları olarak, halkların, inançların ve ötekileştirilmiş tüm toplumsal kesimlerin sesi olmaya devam edeceklerini dile getirdi.
'Gerçeklerin susturulması bir soykırımdır'
Ardından konuşan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, kadınların eşit ve özgür yaşam hakkının yok edilmeye çalışıldığını söyleyerek, "İnsanların özgürce yazabilme hakkını yok etmeye çalışıyorlar. Düşünenlerin sesini kesmeye çalışıyorlar. Yazanların kalemini durdurmaya çalışıyorlar" ifadesini kullandı. Hüda, barış ve özgürlük tutkusu ile mücadele edenlerin susturulmaya çalışıldığının altını çizerek, "Cizre'de 9 gün boyunca minarelerden ezanların susturulması, namazlara bile izin verilmemesini özgür medya dünyaya yansıttığı için kabullenemediler" diye kaydetti. Özgür basına yapılan bu operasyonun gerçeğin susturulmasına yönelik bir operasyon olduğuna dikkat çeken Hüda, "Gerçeklerin susturulması bir soykırımdır. Bizler özgürlüğün yoldaşlarıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar susturamayacaklar" ifadelerine yer verdi. Operasyonun yapılmasına tepki gösteren Hüda, "Siz hiç mi Kuran okumazsınız. Benim okuduğum Kuran da kafirliğin manası gerçeği örtmektir. Siz bunu yapıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın biz hakikatiz" şeklinde konuştu.
'Yapılanlarla psikolojik harp yöntemlerini uyguluyorlar'
Hüda'nın ardından konuşan Selma Gürkan, "Yapılanlarla psikolojik harp yöntemlerini uyguluyorlar. AKP hükümetinin yürüttüğü kirli savaş politikasının halk tarafından görülmesini istemiyorlar" dedi. Selma basına yönelik saldırıların AKP'den önce de var olduğunu hatırlatarak, "Önce de vardı, şimdi de var. Basın ve ifade özgürlüğüne baskı uyguluyorlar. Şimdiye kadar uygulananlar tutmadı, tutmayacak" diye vurguladı. AKP'nin sözünün üstüne söz söyleyen bütün medya kuruluşlarının tehdit altında olduğuna işaret eden Selma, "Dün olduğu gibi basının demokrasi mücadelesinin bir parçası olduğunu savunmaya devam edeceğiz" cümlelerine yer verdi.
'Bizler yandaş medya değil, yoldaş medyayız'
TGS Başkanı Uğur Güç, hükümetin özgür basını susturarak kendi faşist yönetimlerini sürdürmek istediklerini söyleyerek, "DİHA olmasaydı buzdolabında bekletilen ölümleri bilmeyecektik. Sivil ölümleri görmeyecektik" dedi.
DİSK Basın İş Sendikası Başkanı Faruk Eren de yapılanların 90'lı yıllardaki gibi gözdağı vermek için yapıldığını dile getirerek, "Televizyonları izliyoruz, sivil ölümlerin sayısı 2 diyor. Ancak bizler özgür basın sayesinde daha bir saat önceden sayının 4 olduğunu öğreniyorduk. Öldürülen ambulans şoförünün görüntülerini özgür basın olmasaydı görmeyecektik" şeklinde konuştu.
ETHA adına konuşan Sedat Şenol ise operasyonun son olmadığını ve olmayacağını vurgulayarak, "Bizler yandaş medya değil, yoldaş medyayız" dedi.
Konuşmalar ardından açıklama sona erdi.
(sö-en/dc/mg)

