'Kürdistan'da ki kadınların mücadelesini gördükçe inancımız artıyor'
09:02
Ceren Karlıdağ/JINHA
İZMİR - AKP'nin topyekun savaş konseptine karşı alanlarda barışı örmeye çalışan BİKG aktivisti Kadınlar "Devletin katliamlarına karşı barışın sesini haykırmaya devam edeceğiz" dedi.
AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından devreye sokulan savaş konsepti sokağa çıkma yasakları ve ardından gelen katliamlar ile devam ediyor. Savaş konseptine karşı barış diyen İzmir Barış İçin Kadın Girişimi ( BİKG) aktivisti kadınlar Cizre'de yaşanan katliamın, Bismil'de vurulan çocukların, sınırda bekletilen cenazelerin AKP' nin sonunu hazırladığını dile getirerek "Kürdistan'da ki kadınların mücadelesini gördükçe inancımız ve umudumuz artıyor" diyor.
'İzmir'de ki ananın acısı ile Bismil'de ki ananın acısı aynı'
Aktivist kadınlardan Demet Dilenç, Bismil'de 8 yaşında ki Elif Şimşek ve 12 yaşındaki Berat Güzel'in devlet tarafından katledildiğini hatırlatarak bu coğrafyada yaşayan halkların çocukların katledilişini asla unutmayacağını dile getirdi. "Biz kadınlar barışın dilini bütün yaşamımız boyunca haykıracağız ve barış dilinden vazgeçmeyeceğiz" diyen Demet, devlet terörünün seçimlerden önce daha da artacağını ifade ederek "Buna karşın alanlarda olmaya devam edeceğiz. Acının, dili rengi olmaz. Ben bir kadınım ana değilim ama bir ananın acısını paylaşabiliyorum. İzmir'de ki ananın acısı neyse Bismil'de ki ananın acısı da odur. Biz kadınlar tek yumruk olduk" dedi.
'AKP'nin korkusu yaklaşan sonun habercisi'
"Son süreçte AKP iktidarı direnen bedenlerden değil ölümsüzleşen bedenlerden de korkuyor" diyen Seval Ekşici sınırda bekletilen YPG/YPJ'li ve BÖG Komutanı Aziz Güler'in cenazesinin verilmemesinin sebebinin bu korku olduğunu söyledi. AKP'nin bu korkusunun ise yaklaşan sonunun habercisi olduğunu dile getiren Seval AKP İktidarı'nın Gezi Direnişi ve sonraki süreçte sokakta da kaybettiğini ifade etti.
'Sarayın savaşı olduğunu vurgulamak gerekiyor'
Rojava ve Kobanê Direnişi ile meşruluğunu yitiren AKP'nin sandıktan da umudunu kestiğini söyleyen Seval "Bugünden itibaren sandıktan umudunu kestiği için savaşın iktidarı olmaya çalışıyor. Savaş iktidarını bu katliamla kurmaya çalışıyor. Bunun sarayın savaşı olduğunu vurgulamak gerekiyor. Halkın AKP iktidarına ve devletin tüm savaş politikalarına karşı daha da güçlendiğini, daha da cesaretlendiğini görüyoruz. Cizre'de ki kadınların YPJ'yi örnek aldığını görüyoruz. Bizde batı da ki kadınlar olarak elimizden geleni yapmaya onlarla omuzdaş olmaya çalışıyoruz" dedi.
'Devlet toplumsal muhalefeti önemsemiyor'
Özlem Gündüz ise "Cizre ve Bismil'de çocukların evlerinde ölmesi bize savaşın etik olmayan halini gösteriyor" diyerek Barış Anneleri 'nin bir aydan fazla süredir cenazeleri almak için sık sık kampanyalar yürüttüğünü ama devletin toplumsal muhalefeti önemsemediğini dile getirdi. "Şuan 20'ye yakın cenaze sınırda bekliyor. Vermemekle de yetinmeyip insanları öldürmeye devam ediyor" diyen Özlem, Kürdistan'da çok vahim bir sürece girildiğini faşizmin boyutlarının artmış olduğunu ifade etti.
İnancımız artıyor'
"Bu süreçte barışın dilini kurmak o kadar zor bir hal alıyor ki" diyen Özlem "Barış için uğraştığımız, dirayetle barışı kurmaya çabaladığımız bu yakın dönemde devlet inadına karşımıza zorluklar çıkarıyor. Son süreçte yaşanan katliamlar AKP'nin barış konusunda ne kadar isteksiz olduğunu gösteriyor. Kürdistan'da insanların ölmesi artık günlük ve alışılagelmiş bir hal alıyor. Bu da bizi çok korkutuyor. Biz bunu istemiyoruz. İnsanların ölmemesini ve ölü bedenlerimizin verilmesini istiyoruz. Elimizden geldiğince Kürdistan'a destek olmaya çalışıyoruz. Yaşananlar bizi burada çaresiz bırakıyor. Ama Kürdistan'da ki kadınların mücadelesini gördükçe inancımız artıyor mücadele isteğimiz artıyor. İzmir'den Kürdistan'da yaşayan ailelere, kadınlara onlarla birlikte umudumuzu ve inancımızı koruduğumuzu iletmek isteriz" diye konuştu.
(fk)

