Yangın ve kurşun yağmurundan kurtulan kadınlar anlattı

12:23

Mizgin Adım/JINHA

ŞIRNEX - Beytüşşebap'ta evleri yıkılan, kurşunların arasında kalan kadınlar ve çocuklar hayatlarını evlerinden aşağıya ip sarkıtarak kurtardı. Evi yanan ve sürekli kurşunlanan Berfo Duva "Hala inanamıyorum çocuklarım nasıl kurtuldu" diye yaşadıklarını anlattı.

Beytüşşebap'ta 25 Eylül'de başlayan saldırılarda bir ambulans şoförü ve 4 sivil polisler tarafından katledildi, kurşunun değmediği ev kalmadı, onlarca ev yakıldı. Evleri yakılan ve kurşunlanan kadınlar yaşadıklarını JINHA'ya anlattı.

Yangından iple kurtuldular

Açılan ateşler sonucu evlerinin yandığını, kurşunlardan kaynaklı evlerinden çıkamadıklarını söyleyen Fikriye Cin, aşağıya ip sarkıtarak çıkabildiklerini anlattı. Askerlerin evlerini rast gele taradığını belirten Fikriye "Ateş altında olduğumuz için evden çıkamadık. Tehlikeli olmasına rağmen kendimizi iple aşağıya attık, öyle kurtulduk. İple kendisini kurtaranlar arasında çocuklar da var" dedi.

Yangından iple aşağıya inerek kurtulan çocuklardan 10 yaşındaki Cemile Cin "Silahlarla evi taradılar, biz mutfağa kaçtık sonra ev ateşe tutuldu, kim çıksa ateş ediliyordu. Babam bana ip attı bende kendimi aşağıya saldım. Bu sırada halen bize atış ediyorlardı bir süre sonra silah sesleri kesildi. Silah sesleri azaldıktan sonra halk evi söndürmeye gitti" şeklinde konuştu.

'Devlet gerillayla baş edemiyor sivillere saldırıyor'

Savaşın çıktığı gün çocuklarıyla birlikte evin bodrum katında kaldığını belirten Berfo Duva "Eşim evin üst katındaydı. Üst kat alev aldı ve eşim ateşin içinde kaldı. Bize de ateş ettikleri için yardıma da gidemiyorduk. Üst kat alev aldıktan sonra evin en alt katı da duman altında kaldı. Bize ateş etmelerine rağmen çocuklarımızı dışarıya çıkarttık. Bu sırada üstten yanan eşyalar düşmeye başladı yine de silah ve ateşler içinde çocuklarımızı dışarıya çıkarttık. Hala inanamıyorum çocuklarım nasıl kurtuldu" dedi.

Şehrin yakılıp yıkılmasına üzülmediklerini PKK'liler yaşamını yitirince üzüldüklerini söyleyen Berfo, "Devlet gerillalarla baş edemiyor, bize saldırıyor. Benim evim yandığı zaman ben dua ettim. 'Allah'ım evim gitsin ama kimsenin canına bir şey olmasın. Çünkü onlar bizim için kendilerini feda ediyorlar' diye ettim" dedi.

'Ya yanacak ya da vurulacaktık'

Evi ve dükkanları yanan Xezal Ataman da şunları anlattı: "Savaş çıktığında biz evde yatıyorduk, sonra baktım bizim evi taramaya başladılar. Bağırmamıza rağmen kimse yardımımıza gelemiyordu. Komşularımız askerlere seslendi evden çıkmamız için bize beş dakika verdiler. Ancak aradan iki dakika geçmeden yine taramaya başladılar, biz zor bela kurtulduk. Silah sıkmaya başlayınca biz daha 5 metre bile uzaklaşmamıştık" dedi. Yaşadıklarının kelimelerle ifade edilemeyeceğini vurgulayan Xezal, "Beytüşşebap 4 dağ içinde. Bir tane yolu var o yolu da kapatıyorlar. Biz ya ateş içinde yanacaktık yada silahla vurulacaktık" dedi.

'Biz topraklarımızı bırakmıyoruz'

Ev alev altığında 4.katta olduğunu söyleyen Taybet Kahraman da "Evden çıkmak istediğimizde bizi taradılar. Bir fişek bacağıma isabet etti. DAİŞ Erdoğan oldu bize bunları yaptılar. Allah bu zulmü kabul etmeyecek. Biz ya silahlarla ölecektik ya da yanacaktık. Bütün saldırılara rağmen biz dışarı çıktık" dedi.
Savaş gününde bütün elektrik ve şebeke hatlarının kesik olduğunu belirten Taybet "Devlet topraklarımızı terk etmemizi istiyor. Biz ölene kadar kendi topraklarımızda olacağız. Bizleri öldürse bile bu topraklar bizim bırakmayacağız" diye konuştu.

(pk/gc)