İzmir Kadın Meclisi’nden siyasi parti liderlerine mektup
11:39
JINHA
İZMİR - İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi, 30 Mart 2014 yerel seçimlere ilişkin parti liderlerine mektup göndererek, “Geçen 83 yılda, kadınsız demokrasi ile, gerçek demokrasinin kurulmadığı, ayan beyan ortada. Başta İzmir olmak üzere, büyükşehir ve şehirlerin en az yarısında kadın adaylar görmek, belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyeliklerinde, aday listelerinin, fermuar sistemi de denen, bir kadın-bir erkek olmak üzere düzenlenmesinin, sosyal adaletin, katılımcı, eşitlikçi demokrasinin bir gereği olduğuna inanıyoruz. Ve gereğinin partinizce yerine getirilmesini istiyoruz” denildi.
İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi, 30 Mart 2014 yerel seçimlere ilişkin parti liderlerine mektup gönderdi. Gönderilen mektupta, 1930 yılından 2014 yılına kadar toplam 17 yerel seçimini yapıldığı kaydedilerek, il, ilçe ve beldelerde toplam 30 bin belediye başkanının seçildiği ifade edildi. Türkiye genelinde 83 yılda sadece 79 kadının belediye başkanı seçildiğine dikkat çekilen mektupta, 43 kentin kadın belediye başkanı ile hiç tanışmadığına vurgu yapıldı. 31 bin 790 meclis üyesinin bin 340’nin yüzde kadın olduğuna işaret edilen mektupta, “3 bin 379 il genel meclis üyesinin 110’u kadındır. Dünya Ekonomik Formu’nun yeni raporuna göre, Türkiye’de siyasal katılım, ekonomik eşitlik, eğitim ve sağlık hakkı gibi farklı alanlarda kadın-erkek eşitliği endeksinde 136 ülke arasında, 120’nci yani sondan 4’ncü oldu. Biz bu tablodan çok utanıyoruz” sözleri ifade edildi.
‘Kadınlar yerel seçimlerde yok sayılıyor’
Kadının yerel yönetimlerde yok sayıldığına vurgu yapılan mektupta, “Geçen 83 yılda, kadınsız demokrasi ile, gerçek demokrasinin kurulmadığı, ayan beyan ortada. Nüfusunun yarısının yok sayıldığı, yönetim katılımdan yoksun bırakıldığı bir ülkede, eşitlikten, adaletten ve özgürlükten söz edilemeyeceği açıktır. Kadınsız demokrasinin eksik demokrasi, kadınsız demokrasinin gerçek demokrasi olmadığı açık seçik ortada. Gerek Anayasa’nın son referandumla genişletilen 10. maddesi, gerek anayasanın 90.maddesine göre iç hukukun üstünde sayılan, altına imza attığımız CEDAW sözleşmesi, yine ilk imzacısı olduğunuz, İstanbul sözleşmelerinin gereğini yerine getirmek üzere, kadın-erkek eşitliği için gerekli iç yasal düzenlemelerin bir an evvel yapılıp hayata geçirilmesi ve böylece yukarıda bahsettiğimiz utanç tablosundan kurtulmak, kadın-erkek eşitliği endekslerinde baş sıralara yükselmemiz için bu yerel seçimleri bir fırsata dönüştürmenizi bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.
‘Belediyeler kadınlar için hizmet alanıdır’
İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi, gerçek, katılımcı, özgürlükçü, eşitlikçi demokrasinin yerelden yükseldiğine inandıkları ifade edilen mektubun devamında şunlara yer verildi:
“Kentlerin geleceğini şekillendiren gücün, yerel yönetimlerden geçtiğine inanıyoruz. Erkek siyasetçilerin, deyim yerinde ise, bir rant kapısı, bir iş alanı olarak gördükleri yerel yönetimler, biz kadınların gözünde hizmet alanlarıdır. Kadın bakış açısından yoksun kent yönetimlerinde, çocuk, hasta yaşlı bakımevleri, sığınma evleri, kreşler, kadın istihdamı, kadın ve çocuk sağlığı, herkes için spor, ve sosyal alanlar gibi özellikle kadını ilgilendiren sosyal ihtiyaçlar, görmezden gelindiği, kadın-erkek eşitsizliğinin iyice derinleştirildiği herkesçe malum. Gerek, ülke demokrasisinin gerçek anlamda gelişmesi ve ilerlemesi için gerekse herkesçe yaşanabilir kentler için, kadın gücüne, kadın aklına, kadın bilgeliğine, kadın enerjisine ihtiyaç olduğu açık. Bizler, İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak, başta İzmir olmak üzere, büyükşehir ve şehirlerin en az yarısında kadın adaylar görmek, belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyeliklerinde, aday listelerinin, fermuar sistemi de denen, bir kadın-bir erkek olmak üzere düzenlenmesinin, sosyal adaletin, katılımcı, eşitlikçi demokrasinin bir gereği olduğuna inanıyoruz. Ve gereğinin partinizce yerine getirilmesini istiyoruz.”
(mg)

