'Şimdi batıyı harekete geçirme vakti'
09:01
Öykü Dilara Keskin/JINHA
İSTANBUL - Cizre' de yaşanan katliama yerinde tanıklık etmek için bölgeye giden Doç. Dr. Buket Türkmen, Cizreli kadınların gösterdiği iradeden dolayı güç aldığını ifade ederek, "Hayatımda böyle bir güce ilk defa tanıklık ediyorum, bebeğini kaybetmiş o annenin gücü bana geçti gibi hissettim. Şimdi o gücü batıya yansıtma zamanı" dedi.
AKP'nin seçim hüsranının ardından bölgede daha şiddetli bir şekilde başlatılan saldırılar sonucunda Şırnak'ın Cizre ilçesinde adeta yenilginin intikamı alınırcasına yeni bir katliam başlatılmış ve bu katliam çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 21 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı. Yaşanan katliamı yerinde tanıklık etmek ve yaşanan zulmü batıya anlatmak için bölgeye giden Galatasaray Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Buket Türkmen ile tanıklıklarını, yaklaşan seçimleri ve batının bu olaylar karşısındaki sessizliğini konuştuk. Gidiş nedenini 'Tanıklık etmek ve onlarla sarılmak ' olarak ifadelendiren Buket, "Delik deşik olmuş, taranmış evler, yıkılmış mahaller gördüm. Gördüklerim korkunçtu. Bu korkunç manzaraya rağmen tabi ki ölünün azı çoğu olmaz ama sadece 21 ölünün olması adeta mucizedir. Ölüm sayısının bu korkunç, savaş manzaralarına rağmen bu sayıda kalması bize orada direnen, güçlü, örgütlü bir halk olduğunu gösterir, bunun başka bir açıklaması olamaz" ifadelerinde bulundu.
'Bu gidiş sadece Kürtler için değil biraz da kendimiz içindi'
Cizre'ye gitmelerini sadece oradaki katliama maruz kalan kadınlarla dayanışmak için değil, insan olarak yapmak zorunda oldukları bir eylem olarak dile getiren Buket, "Bu sadece Kürtler için değil bizim kendimiz içinde yaptığımız bir şey. Belki biraz vicdan rahatlatması belki de onların gücünden güç devşirme. Taziye çadırına girdiğimizde 35 günlük bebeğini kaybetmiş bir anne ile karşılaştım. Kürtçe konuşuyordu o anne ben Kürtçe bilmiyordum, işaretlerle elinde tuttuğu fotoğraftaki bebeğin onun olup olmadığını sordum 'Evet' dedi ve o zamana kadar tuttuğumuz gözyaşlarımız boşaldı ve hıçkıra hıçkıra ağladık. Çocuğunu kaybetmiş o kadın bize sarılıp bizi avuttu. Hayatımda böyle bir güce ilk defa tanıklık ediyorum; bebeğini kaybetmiş o annenin gücü bana geçti gibi hissettim. Biraz mistik oldu ama o kadınlardan güç aldım ve biz şimdi o gücü batıya geçireceğiz" diye konuştu.
'Seçimler boşuna bir tekrardır'
Buket, bu yapılanların seçim sonuçlarını AKP'nin kendi lehine, istediği vekil sayısına ulaşmak için yaptığını artık herkesin kabulü olduğunu dile getirerek, bölgede bunca zulme rağmen seçim sonuçlarında Kürtler nezdinde bir değişiklik olmayacağının altını çizdi. Seçimlerin boşuna bir tekrar olduğuna işaret eden Buket sözlerine şöyle devam etti: "Aslına bakarsak batıda da bir değişiklik olmayacak, belki milliyetçi oylarda kısmi bir artış olabilir. İşte tam da bu noktadan baktığımızda bu sorun artık doğu sorunu olmaktan çıkıp batı sorunu olmuştur."
'Yaşanan zulmü batıya anlatamadık'
Gezi olaylarında medyanın yanlı tutumuna batının tanık olmasına rağmen, Cizre' de yaşanan katliama yeterli tepkinin, duyarlılığın oluşmamasını kendi eksiklikleri olduğunu dile getiren Buket, "Biz batıdakiler bölgede olana bitene gözlerimizi, kulaklarımızı kapattık. Üstelik batıda gerçi zulüm yönünden karşılaştırma bile yapılmaz belki ama Gezi olayları yaşandı. Demek ki bu insanlar çok da duyarsız değil. Sorun bizde. Bizim insanlara doğru söylemlerle, sloganlarla gidemeyişimizde. Biz bu yaşananları batıya anlatmak zorundayız. Çünkü bu sorun artık sadece bölgenin, Kürtlerin sorunu değildir. Bugün yaşanan zulüm bir gün hepimizi bulacak. Biz de direnmek durumunda kalacağız. Cizre'ye gittikten sonra kendimi daha güçlü hissettim. Bunca zulme rağmen direnen, kocaman, örgütlü bir halk gördüm" diye konuştu.
Buket son olarak, batıyı harekete geçirmek noktasında çeşitli görüşmeler yapıp projeler geliştireceklerini dile getirerek, bölgede seçimlerden önce bir barış festivali yapma planlarının olduğunu söyledi.
(ml/zd)

