Selahattin: Abdullah Öcalan’ın çözüm süreci bir pusuladır

15:11

JINHA


AMED – DİTAM’ın düzenlediği "Tigris toplantıları ve çözüm süreci" adı altında gerçekleşen toplantı’da konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Şu bilinmelidir ki, Abdullah Öcalan’ın çözüm süreci bir pusuladır. Bu pusulayı takip etmek ve yolu kaybetmemek gerekir”dedi.


Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından Kürt sorunun çözüm sürecinde gelinen noktayı tartışmak için yaptıkları aktif diyalog toplantılarının ilki Gren Park Otel'de başladı. "Tigris toplantıları ve çözüm süreci" adı altında gerçekleşen toplantıya, BDP Amed Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Akademisyen Mithat Sincar, çok sayıda gazeteci, STÖ, siyasi parti ve kurum temsilcileri katıldı. Çözüm sürecinin tarafları ile görüşmek amacıyla yapılan toplantının ikincisi ise Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile gerçekleştirileceği belirtildi. 


‘Barış, diyaloglarla gerçekleşecek’


Toplantıda konuşan DİTAM Başkanı Mehmet Kaya, Başlatılan çözüm sürecini olumlu gördüklerini ifade ederek, "Sayın Abdullah  Öcalan ve Tayyip Erdoğan'ın başlatmış olduğu bu süreci önemli görüyoruz. Bu sürecin ilerlemesi üzerimize düşen ne varsa yapacağız. Bu süreci ya hep birlikte çözeceğiz ya da hep birlikte vebalini çekeceğiz. Bu sürecin sorumluluğu hepimizindir. Bu süreci yalnızca kendine fırsat olarak görmenin ne Kürtlere ne de Türklere bir faydası olacaktır. Bu süreçte barışın sağlanması diyalog ile gerçekleşecektir" dedi. 


Tek başına ateşkes barışı getirmez’


Mehmet’in ardından konuşan Selahattin Demirtaş, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın demokratik bir zeminle müzakere ortamlarının yaratılması ve diyalog ortamına her kesimin katkıda bulunması gerektiğini dile getirerek, “Çözüm sürecinde iç ve dış desteklere sahip olmanın yanı sıra halkın kendi desteğini de yaratması gerekmektedir. Ancak Kürt ve Türk halkları birlikte mücadele ederek barış ortamını sağlayabilir” ifadelerinde bulundu.  Barış dili ve Demokratik adımlarla barışın paralel ilerleyeceğine vurgu yapan Selahattin, “Bu durumda bardağın boş tarafına bakan kişileri bulmak ve onlarla diyalog geliştirmek önemlidir. Ateşkes tek başına barış getirmez, Alevisi, Kürdü, Türkü, Sünnisi ne istiyor dikkate almak gerekir” şeklinde konuştu.  Selahattin, 2003 Ocak ayından bu yana Heyetlerin Abdullah Öcalan’la görüşmeler gerçekleştirdiğini ve bu görüşmelerin tamamının hükümet tarafından tutanak altına alındığını belirterek, “Son bir yıldır sürecin geldiği aşamadaki kazanımın diyalog sürecinin başlamış olmasıdır. Doğru kişiyle doğru zamanda konuşulması bir kazanımdır” dedi.


‘Müzakere bitse bile savaş ortamı yaratılmamalı’


Diyalog sürecinin alternatifinin çatışma olduğuna dikkat çeken Selahattin,  “Diyalog sürecinin geliştirilmesine karşı olanların savaş dışında bir alternatif bulması gerekmektedir. Hükümet, PKK’ye  güvenmek yerine güvensizlik ortamı yaratılarak sorunların arttırılmasını istiyor.  Oysa müzakere süreci ortadan kalkmış bile olsa savaş ortamı yaratılmamalıdır. Fakat şu bilinmelidir ki, Abdullah Öcalan’ın çözüm süreci bir pusuladır. Bu pusulayı takip etmek ve yolu kaybetmemek gerekir” şeklinde konuştu.


Çözüm süreciyle beraber Kürtlerin tarihten bu yana gasp edilen haklarının geri verilmesi gerektiğine işarete eden Selahattin, “Türklerin anadilde eğitimi varsa Kürtlerinde olmalıdır. Türklerin bu topraklarda devlet yönetimine hakları varsa Kürtlerinde olmalıdır. Bunun gerçekleşmesi için bağımsızlık, eyalet yönetimi veya federasyon bir seçenektir.Kürt halkı kendini yönetime katamayacaksa bunun adı eşitlik olmaz.Kürtlerin kendi topraklarında buna hakkı vardır Birbirimize düşman olmadan eşitliği sağlayabileceğimiz bir modeldir” dedi.


‘Başbakanın ne yapmak istediğini kimse bilmiyor’


Başbakan’ın  sürecin aktörü olarak sadece kendisini gördüğünü belirten Selahattin, "Bugün Başbakan anaların ağlamadığını söylüyor. Ama Başbakan süreci beraber başlattığı Öcalan'ın katkılarını dile getirmiyor. Bu mesele iki kişi arasında basit bir meseleden kaynaklanmadı. Bu sürece başbakan haricinde Sayın Öcalan'ın, PKK'nin, BDP'nin hiç katkısı yok mu? Bu dengesizliğin kaldırılması gerekiyor. Sayın Başbakan son zamanlarda süreci canlandırmak için konuşmalar yapıyor. Ama ne yapacağını kimse bilmiyor. İşte eğer müzakere sürecinin çözülmesi gereken sorunu budur. Bir yıl boyunca taraflar birbirini tanıdı. Bu görüşmeleri uluslararası deneyimlerle bir sonuca kavuşturmalıyız. Bu süreçten sonra müzakereleri yapamazsak herkes bizi sorgular. Biz müzakerelerin başlamasını söylüyoruz. Bunu başından beri Sayın Öcalan'da söylüyor" diye ifade etti. 


 


 (sg-rç/zd)