HDP Kadın Seçim Bildirgesi: Özgürlük ve eşitlik için kadınlar kazanacak-1
12:27
JINHA
ANKARA - HDP Kadın Seçim Bildirgesi'ne göre kadınlar yeni bir Türkiye hayali ile yola çıkarak, kadın eksenli bir anayasayı oluşturacak, en çok kadını vuran yüzde 10 barajını kaldıracak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yerine, Kadın Bakanlığı, Eşitlik Bakanlığı ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı kuracak.
Ankara Dünya Ticaret Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıklanan HDP Kadın Seçim Bildirgesi şöyle:
Özgür bir yaşamı birlikte kurabiliriz.
Çünkü biz yüzde elliyiz!
Kadınlar için yeni bir Türkiye hayal ediyoruz:
Erkek şiddetine maruz kalmadığımız, öldürülmediğimiz, taciz edilmediğimiz, sokaklarında özgürce, istediğimiz kıyafetle dolaştığımız...
İstediğimiz okulda okuduğumuz, anadilimizde eğitim gördüğümüz, düşüncelerimizi, inançlarımızı özgürce ifade ettiğimiz, okuyan, çalışan ya da yöneten olarak siyaset yaptığımız...
Sevdiğimiz, istediğimiz mesleği seçtiğimiz, kadın olduğumuz için horlanmadığımız, erkeklerle eşit ücreti aldığımız, sosyal haklardan eşit şekilde yararlandığımız, işyerinde tacize, ayrımcılığa maruz kalmadığımız...
Bedenimize, kimliğimize, emeğimize sahip çıktığımız bir Türkiye hayal edelim...
Hayal edelim, çünkü hayallerimizi gerçekleştirebiliriz.
Çünkü Biz'ler kadınız,
Çünkü Biz'ler dünyanın yarısıyız!4
Artık yeter!
Türkiye, dünyada kadın erkek eşitsizliğinin en ağır yaşandığı ülkelerden biri. Dünya Ekonomik Forumu'nun 142 ülke üzerinden yaptığı araştırmaya göre, Türkiye kadın-erkek eşitliğinde 125. sırada.
Biz'ler kadınlar olarak, onca yılın yoksunluğuna "Artık Yeter!" diyoruz. Mahkemelerde adil olmayan tutumlara maruz kalmaktan, kadın katillerinin yargı tarafından kayırılmasından bıktık. İşsizlikten, aşsızlıktan, evimizi, köyümüzü, parkımızı, kentimizi terk etmeye mecbur bırakılmaktan usandık!
Biz'ler adaletin, hukukun, yönetenlerin eşit muamele yaptığı, şiddete uğradığımızda her türlü koruma tedbirine, sığınaklara, özgür yaşam evlerine sahip olduğumuz, ev içi çalışmanın, çocuk, yaşlı ve hasta bakımının ortaklaştırıldığı, çocukların yemyeşil parklarda koşuşturduğu, her mahallede ve işyerinde güvenle kalabilecekleri 24 saat ücretsiz kreşlerin olduğu, Meclis'in yarısının kadın olduğu, kadın vekillerin kadın mücadelesini temsil ettiği, savaşın ve şiddetin olmadığı, başta erkek egemenliği olmak üzere, hiçbir egemenliğe tabi olmadığımız bir ülkede yaşamak istiyoruz.
Dünyanın tüm kirli çamaşırlarını ve kirli bulaşıklarını biz yıkamayacağız. Bütün dünyayı kendi emeğimizle doyurmayacağız.
Biz'ler özgürleştiğimiz bir ülke hayal ediyoruz.
Bunu yapabiliriz!
Bugün kadınlar olarak maruz kaldığımız bu ayrımcılığı, bütün haksızlıkları, bütün eşitsizlikleri, ortadan kaldırabiliriz. Bunu yapacak gücümüz var.
Çünkü kadınların tarihi mağduriyetlerin değil, mücadelenin tarihidir…
Çağrımız bütün kadınlara!
Yeni Yaşam, kadının eşit ve özgür olduğu bir ülkedir.
Bütün kadınları barajları aşmaya, Yeni Yaşam'ı birlikte kurmaya çağırıyoruz.
Oylar HDP'ye!
Kadınlar siyasete, söz söylemeye...
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çağımızın en temel meselelerinden biri. Sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlar başta olmak üzere yaşamın tüm alanlarının eşitlikçi bir anlayışla yeniden düzenlenmesi için mücadele etmek, en temel görevlerimizden.
Biz'ler HDP'li kadınlar olarak Türkiye ve Kürdistan kadın hareketinin onlarca yıllık mücadelesinin kazanım, birikim ve deneyimlerini sahiplendik. Mücadelemizi bu birikimin üzerine inşa ettik.
Biz'ler, görünmezi görünür kılmak için, yok sayılanı var etmek için, yönetmek değil çözmek için siyasete katılıyoruz.6
HDP bir kadın partisi.
Çünkü katılımcı, eşitlikçi ve özgürlükçü.
Çünkü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe, ezmeye, ezilmeye, sömürüye, şiddete, tahakküme, farklılıkları tanımayan tekçiliğe, inkarcılığa karşı tavrı net.
Çünkü tercihini yoksun bırakılandan, ezilen, sömürülenden yana, KADINDAN yana koyuyor.
Çünkü kadınların değiştirici, dönüştürücü gücüne inanıyor.
Biliyoruz ki, kadın-erkek eşitsizliği, bütün toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliklerin kaynağı. Onun için ekonomiden kültüre, sanattan eğitime, spordan sağlığa, bütçe ve fonlardan bakım hizmetlerine, ekolojiden kentlere, tarımdan aileye, üretimden hukuka her alanda bu sistemleşmiş eşitsizlik ilişkisine müdahale ediyoruz. Kadın politikası yapıyoruz.
Eş başkanlık ve tüm kurullarda eşit temsil kazanımlarıyla temsilde adalet, yaşamda eşitlik, yönetimde ortaklaşma konusunda önemli adımlar atıyoruz.
Kadınların özgün ve özerk örgütlenmesi açısından hayati önemde olan meclis tarzı örgütlenme modeli ile kadınların yerelde ve yerinden söz ve karar süreçlerine doğrudan ve etkin katılmasıyla toplumun ve siyasetin demokratikleşmesi yönünde önemli aşama kat ediyoruz.
2015 Genel Seçimlerinde milletvekili adaylarımızın yarıya yakını kadın. Kadın adayları kadınlar belirledi.
Rojava… Kadın Devrimi.
Rojava ve Kobanê, savunduğumuz yeni yaşamın, elle tutulur bir örneği oldu.
Bir yandan Ortadoğu'nun kanlı ve karanlık zemininde halklar, inançlar, kadınlar ve bütün insanlık için aydınlık bir yeni yaşam inşa edilirken, bir yandan da Ortadoğu'da halkları, inançları katleden, kadınlara tecavüz eden, köle pazarlarında satan, tarihi değerleri yok eden IŞİD'e karşı eşsiz bir mücadele verildi.
Rojava'da kadınlar hem yeni bir yaşamın inşasında, hem de IŞİD'e karşı direnişte öncü rolü oynadılar.
Rojava ve Kobanê, yaratıcılığıyla, inancı, gücü, yenilgi kabul etmez direnişiyle hepimize umut verdi, örnek oldu. Hem savaşta hem toplumsal inşada, meclislerde, akademilerde her yerde büyük bir coşku ve akılla öncülük eden Kobanêli kadınlar sadece Kobanê kantonunu değil neredeyse bir dünyayı direnişe kaldırdılar. Ve vahşet çeteleri karşısında zafer kazandılar.
"Din, dil, ırk, inanç, mezhep ve cinsiyet ayrımının olmadığı, eşit ve ekolojik bir toplumda adalet, özgürlük ve demokrasinin tesisi için;
Demokratik toplum bileşenlerinin siyasi-ahlaki yapısıyla birlikte çoğulcu, özgün ve ortak yaşam değerlerine kavuşması için;
Kadın haklarına saygı ve çocuk ile kadınların haklarının kökleşmesi için;
Savunma, özsavunma, inançlara özgürlük ve saygı için diyen yeni bir toplumsal sözleşme kabul edildi.
Biz de yapabiliriz. Yeni bir yaşam kurabiliriz. Kadınlar olarak çözüm ve müzakere sürecinde tarafız.
Biz kadınlar, müzakere sürecini Türkiye halklarının özgürleşme, toplumun ve devletin demokratikleştirilme mücadelesi olarak görüyoruz ve bu sürece müdahiliz. Barışın toplumsallaşması, sürekliliği ve yerelleşmesi biz kadınların barış ve müzakere süreçlerine eşit ve örgütlü katılımıyla mümkündür. Biz kadınlar müzakerenin tarafı ve barışın inşacısıyız.
HDP,
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararının hayata geçirilmesi için girişimlerde bulunacak.
Çözüm sürecinin bütün karar ve uygulama mekanizmalarına kadınların eşit katılımını mümkün kılacak tedbirlerin alınmasını sağlayacak.
Kadınların müzakere sürecine etkin katılımını sağlamak için geliştirecekleri özgün zemin ve örgütlülükleri destekleyecek.
Çözüm sürecinde gerçekleşecek demokratikleşme aşamalarında ve süreç sonunda yapılacak yeni düzenlemelerde kadınlar ve kız çocuklarının savaşta gördükleri zararın telafi edilmesi için bütçe ayrılmasını sağlayacak.
Kadınların barış mücadelesinde edindikleri örgütlenme deneyimlerini devam ettirebilecekleri özgürlük ortamlarını garanti altına alacak.
Kadınların savaş sürecinde iyice yıkıcı hale gelen militarizm, cinsiyetçilik, ayrımcılık ve milliyetçilik nedeniyle artan şiddetle ve bunların savaş sonrasına da yayılan etkileriyle mücadele için ihtiyaç duyduğu her türlü öz örgütlülüğü gerçekleştirmesini sağlayacak önlemleri alacak.
Kadın hakikat komisyonlar kurularak savaş boyunca kadınlara yönelik JİTEM, korucular, askerler ve polisler tarafından işlenen suçlar gün yüzüne çıkarılacak. Bu suçların insanlığa karşı işlenmiş suçlar olarak tanımlanması sağlanarak toplum ve devletin kendisiyle yüzleşmesinin yolu açılacak.
Kadın eksenli yeni anayasa.
7 Haziran seçimlerinin temel gündemi yeni anayasanın yapılması olacak. Kadınlar olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin önemli parçası olan anayasanın kadın eksenli olmasını savunuyoruz.
Biz kadınlar yeni anayasada;
*Kadınların yaşamın tüm alanlarında eşit hak ve özgürlüklere sahip olmasını
*Siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlardaki hak ve özgürlüklerinin tanınmasını
*Kadına yönelik her türlü kötü muamele ve şiddetin, kadın ticareti ve kadın bedeninin istismarının engellenmesini; aile içi şiddet ve kadın cinayetlerinin insanlığa karşı işlenmiş suç olarak kabul edilmesini
*Cinsiyet eşitliğine dayanan toplumsal bir düzenin inşası için kadınların tüm haklarının kullanımına ilişkin pozitif ayrımcılık hükümlerinin uygulanmasını
*Ev dışında başka bir işte çalışmayan kadınlar da dahil olmak üzere tüm kadınların, ev içi emeğini de gözeten sosyal güvenlik haklarının sağlanmasını
*Kadınların seçimle veya başkaca yöntemlerle oluşturulan karar mekanizmalarında, siyasi parti, sendika, kamu yönetimi ve yerel yönetimlerde eşit temsilinin sağlanmasını
*İnsanca yaşanabilir konut, ücretsiz sağlık ve anadilde eğitim hakları imkânlarının oluşturulmasını
*Bütçeden eşit ve kamu hizmetlerinden anadilinde yararlanma hakkının gözetilmesini
*Kadınların özgün ve özerk örgütlenme hakkının garanti altına alınmasını sağlamak için çalışacağız.
Tüm erkek barajları yıkacağız!
Dünya Ekonomi Forumu raporuna göre Türkiye, parlamentodaki kadın sayısı bakımından 142 ülke arasında 98., kabinedeki kadın sayısı açısından ise 133. ülke konumunda.
HDP, kadınların katılmadığı demokrasinin gerçek demokrasi olamayacağını bilir; bu nedenle toplumun yarısını oluşturan kadınların siyasetin bütün süreçlerine aktif katılmalarının önündeki engellere karşı mücadeleyi zorunlu bir görev addeder. Tüm kurul ve çalışma alanlarında kadınların eşit katılım ve temsil hakkını gözetir.
Siyasi partiler yasası değiştirilerek eş başkanlığın sadece genel başkanlıkta değil bütün yönetim organlarında geçerli olması ve kadın kotasının uygulanması sağlanacak.
Seçim yasasında değişikliğe gidilerek yüzde 50 cinsiyet kotasının genel ve yerel seçimlerin tüm aşamalarında konulması, kadın adayların maddi olarak desteklenmesi için bütçe ayrılması sağlanacak.
En çok kadını vuran yüzde 10 barajı kaldırılacak.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yerine, Kadın Bakanlığı, Eşitlik Bakanlığı ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulacak.
Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, fırsatta, süreçte ve sonuçta eşitlik için Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu olarak değiştirilecek, komisyonun bütün kanunların ve bütçenin yapımında aktif olması sağlanacak.
Savaşa entegre değil, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme.
AKP hükümetinin savaş, rant, yolsuzluk, ekolojik tahribat, sömürü ve cinsiyet ayrımcı bir perspektifle uyguladığı rantçı ve vurguncu bütçeler, 12 yıldır eşitsizlikleri ve adaletsizliği derinleştiriyor. Merkezi bütçe ve yerel yönetimler yoluyla sunulan hizmetlere erkekler ve kadınlar eşit şekilde erişemiyor.
Oysa merkezi bütçe planlaması toplumsal barışın ve eşitliğin sağlanması için kullanılabilecek fırsat ve yöntemlerden biri olabilir.
Bu nedenle HDP genel ve yerel bütçeleri hazırlarken toplumsal cinsiyet eşitliğine ve kadınların güçlendirilmesine yönelik politikaların merkeze konulmasını ve Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçelerin (TCBD) hayata geçirilmesini savunmaktadır.
Bütün bakanlıklar, kendi politikalarının belirlenmesinde cinsiyet eşitliği politikalarını esas alacak ve kendi eşitlik planlarını hazırlayıp uygulayacak.
Merkezi bütçenin, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, istihdam, ulaşım vb. alanlarda cinsiyetler arası eşitsizliği ortadan kaldıracak biçimde planlanması sağlanacak.
Merkezî Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın, TBMM'de görüşülmesi sırasında dikkate alınmak üzere Toplumsal Cinsiyet Raporu hazırlanacak.
Komisyonlarda ve genel kurulda yapılan bütçe tartışmalarında kadın örgütlerinin görüşüne başvurulacak.
Kadın istihdamının artırılması ve kadın emeğinin görünür kılınması için somut stratejik planlar hazırlanacak.
Kadın Çalışma Destek/Danışma Merkezleri oluşturulacak ve kadın dostu kentler, kadın dostu OSB, işyerleri, fabrikalar ile kadın kooperatifleri desteklenecek.
Kadınların yüklerini azaltan ve refahlarını iyileştiren kamu altyapı hizmetlerinin artırılması için bütçeden pay ayrılacak.
Kadınların kamu hizmetlerine erişimleri ve hakları hakkında bilgilendirme hizmet ve imkânları artırılacak.
Kamuda istihdam edilen kadın oranının artırılması ve karar alma süreçlerindeki konumlarının güçlendirilmesi sağlanacak.
Kamu ihale sisteminde kadınlar lehine düzenlemeler için gerekli çalışmalar yapılacak.
Yerel yönetimlerin de TCDB yapması sağlanacak.
Bakım emeği sadece kadınların sırtına yüklenemez.
Erkek egemen kapitalist sistem, kadınların ailenin bakımı için harcadıkları ev içi emeği görünmez kılıyor. Nankör ev işleri kadınları esir almış durumda; kadınlar çamaşır yıkıyor, temizlik yapıyor, yemek pişiriyor, çocukların her türlü bakımıyla uğraşıyor, hasta ve yaşlılara bakıyor, yaşamı yeniden üretiyor. Dünyanın dönmeye devam etmesi için yapılması gereken ne varsa kadınların emeğiyle gerçekleşiyor.
HDP olarak eril, cinsiyetçi iş bölümüne, ayrımcılığa ve eşitsizliklere son verecek, kadınların ve erkeklerin toplumsal yaşamı birlikte ve eşit koşullarda yeniden kurmalarını sağlayacak bir toplumsal dönüşümü hayata geçireceğiz. Kadın ve erkek arasında bağımlılığın değil dayanışmanın hüküm sürdüğü yeni yaşamı kuracağız.
Kentte, köyde, mahallelerde, işyerlerinde, organize sanayi bölgelerinde çalışan/çalışmayan, kadın / erkek tüm vatandaşların çocuklarını bırakabileceği, 24 saat ücretsiz kreş modelleri hayal değil. Çocukların anadillerinde eğitim alabileceği, eşitliği, hayal kurmayı, arkadaşlığı, birbirini kollamayı, beraberliği, dayanışmayı öğreneceği bu modelleri hep birlikte oluşturmak için sizlere çağrıda bulunuyoruz.
AKP hükümetinin, kadınları eve kapayarak, cinsiyetçi işbölümünü pekiştirerek bakım hizmetinin tümünü kadınlara yükleyen,,onur kırıcı yoksulluk testleriyle güvencesiz olarak ödediği ve keyfi olarak kestiği maddi yardım anlayışına karşı çıkıyoruz.
Sosyal devlet, vatandaşına bakım hizmeti sunmakla yükümlüdür. Yeni yaşamda yoksul olsun olmasın, bakım hizmeti almak her vatandaşın hakkı olacak.
Bakım hizmeti her kentte kurulacak bakım evlerinde, ücretsiz bir şekilde ve toplumsal hizmetin gereği olarak sağlanacak.
Bu hizmeti evde gerçekleştirmek isteyenlere ise onur kırıcı yoksulluk testi uygulaması yapılmadan ücret ödenecek. Evde bakım hizmeti verenler iş yasası kapsamında ele alınacak; sigorta, emeklilik, asgari ücret gibi bütün işçi haklarından yararlanacak. Bu ücret her yıl artırılacak.
Kadın istihdamı artırılacak, işsizlik azaltılacak, eşitsizlikler giderilecek.
Ülkemizde çalışma yaşındaki erkeklerin yüzde 64.8'i iş sahibidir. Kadınlarda ise bu oran sadece yüzde 26.7'dir. Çalışan kadınların yarısı (yüzde 47) kayıt dışı işlerde çalışmaktadır. Kayıt dışı çalışanların yarısı ise ücretsiz aile işçisidir.
Kadın istihdamının artırılması, işsizliğinin azaltılması ve eşitsizliklerin giderilmesi için:
Çalışma yaşamında kadınlara yönelik güvencesiz, düşük ücretli işlere ve iş yerlerinde mobbing, taciz gibi cinsiyetçi uygulamalara son verilecek.
İŞ-KUR gibi resmi devlet kurumları başta olmak üzere iş arama kanallarında pozitif ayrımcılık ilkesi uygulanacak.
Ev içi yaşlı, hasta ve çocuk bakım hizmetleri toplumsal hizmet olarak verilecek.
Kadın/erkek olmasına bakılmaksızın, en az 50 işçi çalıştıran kamu/özel tüm iş yerlerinde ücretsiz kreş açılması zorunlu olacak. Kapatılan tüm kamu kreşleri açılacak.
Ayrıca her mahalleye ihtiyacı karşılayacak kadar kreş açılması amacıyla girişimde bulunulacak, belediyelere yasal zorunluluk getirilecek.
İş yerlerindeki çalışma düzeni, kadınların ve erkeklerin çocuklarına bakma yükümlülüğüne uygun şekilde düzenlenecek.
Kadın ve erkek çalışanların, yasal günlük/haftalık çalışma süreleri hiçbir hak kaybı olmadan günde en fazla 7, haftada en fazla 35 saate indirilecek.
*Kadınlara esnek çalışma formları dayatmak yerine, tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam 0lanaklarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılacak.
* Taşeronluğun yasaklanması ve taşeron kadın işçilerin kadroya alınması için çalışmalara başlanacak, kamuda çalışanlar hemen kadroya geçirilecek, özel sektörde çalışanların kadroya geçebilmesi için teşvikler uygulanacak.
* Kayıt dışı çalışan kadın işçilerin kayıt altına alınması için denetimler sıkılaştırılacak, sosyal güvenceye kavuşmaları sağlanacak.
* Sendikal hak ve özgürlükler ile grev hakkının kullanılmasının önündeki engeller kaldırılacak.
*İş güvencesi herkes için mutlak bir hak olarak kabul edilecek.
* Emekli kadınların aylıklarında insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmelerini mümkün kılacak düzeltme sağlandıktan sonra yıllık artışlar enflasyon ve büyüme toplamı düzeyinde yapılacak.
* 8 Mart kadın emekçiler için ücretli tatil ve bütün kadınlar için ücretsiz ulaşım günü olarak ilan edilecek.
Ev işçisi kadınlar iş yasası kapsamına alınacak.
Ev işçileri; ev temizliği, çocuk, hasta ve yaşlı bakımı gibi işleri başkalarının evinde ücret karşılığı yapan işçilerdir. Bu işçilerin büyük çoğunluğu kadındır.
Sayısı bir milyonun üzerindeki ev işçileri, iş yasası ve iş güvenliği yasası kapsamına alınacak.
Gündelikçi ya da aylıkçı olmaları ayrımı yapmadan, diğer işçilerle eşit haklara sahip olması sağlanacak, emeklilik hakları güvence altına alınacak.
İşçi ve işveren evden çıkmadan sigorta kayıt işlemini yapabilecek, ev işçisi çalıştıranlara 5 yıl boyunca sigorta prim teşviki verilecek.
Geçmişe dönük sigorta primlerinin geri kazanılması yasal düzenlemelerle kolaylaştırılacak, ödenmemiş olan primler için ceza muafiyeti getirilecek.
İş yerinde aşağılama, yıldırma, cinsel taciz, cinsel saldırı riskleriyle karşı karşıya kalan göçmen ev işçileri korunacak.
Yatılı çalışan ev işçilerinin çalışma şartlarının denetlenmesi için "acil şikâyet hattı" oluşturulacak.
ILO'nun 189 sayılı Ev İşleri Sözleşmesi'nin imzalanması sağlanacak ve ev işçisi kadınların sendikalı olmalarının önündeki engeller kaldırılacak.
Ev hizmetlerinin toplumsallaşmasını destekleyen politikalar hayata geçirilecek.
Toplumsal bakım hizmetleri politikası istihdam yaratmaya da hizmet edecek.
Mevsimlik kadın işçilere yaşadığı yerde iş.
12-13 saat çalışan, gittikleri yerlerde dışlanma ve ırkçı saldırı ile karşılaşan, yaşam ve barınma koşulları insanlık onuruna yakışmayan; trafik kazaları, boğulma, kanala düşme vb. gibi iş cinayetleri ile karşı karşıya kalan mevsimlik kadın işçilerin durumlarının düzeltilmesi için gerekli önlemler alınacak. 17
Kadınların öncelikle yaşadıkları yerde çalışabilmeleri için gerekli önlemler alınacak.
Sendikalar ve iş yasasında yapılacak değişikliklerle örgütlenme özgürlükleri güvence altına alınacak.
İşverenlerle doğrudan kendi öz örgütleriyle ilişki kurmalarının mekanizmalarını geliştirerek 'aracı-dayıbaşı-elçi' uygulamasına son verilecek.
Sağlıksız, trafik kurallarına ve güvenliğe aykırı koşullarda işçi taşıyan firmaların ruhsatları ile sürücülerin ehliyetleri iptal edilecek.
Barınma, beslenme, temiz su, ücret, çalışma saatleri, iş güvenliği, sağlık, sosyal güvence, çocukların eğitimi gibi konuların sözleşmelerle belirlenmesi sağlanacak.
'Eşdeğer işe eşit ücret' uygulaması için çalışılacak ve her türlü ayrımcı uygulamaya karşı önlem alınacak.
Eşitliğe hizmet eden hak temelli sosyal hak!
AKP hükümeti ekonominin büyüdüğünü ve kişi başına düşen gelirin 10 bin dolar olduğunu iddia ededursun TÜİK verilerine göre nüfusun yüzde 15'i (yaklaşık 12 milyon kişi) yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu yoksulluktan en çok etkilenenlerin başında kadınlar geliyor.
Türkiye'deki sosyal politika mekanizmaları ise kişileri muhtaçlıklarını kanıtlama noktasında bırakıyor. Devlet vatandaşlık hakkı üzerinden sosyal koruma geliştirmek yerine, toplum içinde var olan eşitsizliklerin üzerine oturan ve kadınlar için geleneksel rollerini pekiştiren bir anlayışla "yardım" yapıyor. HDP, eril akılla uygulamaya konan "yardım"ları hak temelli bir "destek" uygulamasına dönüştürmeyi hedefliyor.
Güvencesizliği yakıcı bir biçimde yaşayanlardan başlayarak 18 tüm vatandaşlara temel yaşamsal koşullarını ücretsiz olarak sağlanmasını hedefliyor.
Bu nedenle;
Her eve ayda 250kWh elektrik ve 10 m3 su ücretsiz sağlanacak
Her eve ısınma desteği verilecek.
Çalışanlara/öğrencilere toplu taşıma desteği verilecek.
Vakıf gibi kurumlar ve bütçe dışı kalemlerden yapılan sosyal yardımlar bütçe içerisinde belirlenecek.
Hak temelli bir sosyal politika izlenecek, sosyal yardımlar ortak norm ve standartlara göre yapılacak. Keyfiyetten ve suistimalden kurtarılacak.
Kadın yoksulluğuyla mücadelede "muhtaç bireylere yapılan yardım" yerine bütünlüklü sosyal hak modelleri uygulamaya koyulacak.
Sosyal hak modelleri cinsiyet eşitliğini gözetir bir şekilde ve bir vatandaşlık hakkı olarak yerine getirilecek.
Bu modeller oluşturuluncaya kadar verilen sosyal destekler yüzde 50 artırılacak.
Kadınların sorunları yerelden tespit edilecek, belediyelerin kadın birimleri kurarak sosyal destek programları geliştirmeleri teşvik edilecek.
Uygulamaya konan sosyal destek programlarının yereldeki kadın kurumlarıyla eşgüdümlü yürütülmesi sağlanacak.
Sosyal desteklere, kadınların bürokratik ve aşağılayıcı uzun işlemler olmadan doğrudan başvurma yolları geliştirilecek.
Desteklerden doğrudan kadınların faydalanması sağlanacak, desteği alan kadının cinsiyetçi ve eril saldırı ve uygulamalarla karşılaşmasının önüne geçilecek.
* Kadınların, yaşadıkları sorunları gidermek üzere alternatif finans ağları yaratılacak.
* Sosyal destek alan kişilerin istihdam politikalarıyla bağının kurulması sağlanacak.
* Yeni çalışmaya başlayan kadınlar, gelir vergisinden muaf tutulacak, bir seferlik "işe giriş desteği" verilecek.
* Eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmaları sağlanacak.
* Geliri yoksulluk sınırı altındaki hanelerdeki kadınların kendilerine, doğrudan gelir desteği yapılacak.
Eşi vefat etmiş/boşanmış olan kadınlara ücret.
Sosyal güvencesi ve geliri olmayan eşi vefat etmiş kadınlara yapılan sosyal destek asgari ücretten az olmayacak.
Benzer destek, eşinden boşanmış, eşi tarafından terk edilmiş, eşi cezaevinde olan, eşi kayıp kadınlara, yalnız annelere ve şiddet mağduru kadınlara da verilecek.
Bu kadınlara sağlık hizmetlerine erişim ve barınma desteği de verilerek, çocuklarının giyim, çanta, kırtasiye, servis ücreti gibi okul masrafları karşılanacak.
Engelli kadınlara engelsiz yaşam.
Toplumda en dezavantajlı gruplar arasında yer alan engelli vatandaşlar dışlanıyor ve temel insan haklarından mahrum bırakılıyor. Kadın engelliler ise daha fazla dışlanıyor ve cinsel, fiziksel, psikolojik şiddete ve istismara maruz kalıyor.
Engelli kadın ve kız çocuklarının her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemler alınacak, engellilere yönelik baskı, önyargı ve ayrımcılıkla etkin mücadele edilecek.
Kurulacak 'Engelliler Bakanlığı' bünyesinde hizmet verecek olan "Kadın Politikaları Daire Başkanlığı" sadece engelli kadınların sorunlarıyla ilgilenecek, bu yönlü çözüm ve politikalar geliştirilecek.
Engelli kız çocuklarının okul öncesi eğitimden yükseköğrenime kadar, her türlü eğitim hakkından yararlanması için özel durumları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim hakkı sunulacak.
1475 sayılı İş Kanunu gereğince yüzde 3 oranında engelli istihdamını zorunlu kılan yasal düzenleme, yüzde3'ü kadın, yüzde 3'ü erkek olmak üzere değiştirilecek ve bu kararın etkin bir şekilde uygulanması denetlenecek.
(mg)
