Gazeteciler basın özgürlüğü için yürüdü
15:40
JINHA
İSTANBUL - Basın Konseyi çağrısı ile 'Özgür Basın Susturulamaz' şiarıyla düzenlenen yürüyüşün ardından konuşan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, basının özgür olmasının gerekliliğine dikkat çekerek, "Gözdağlarına, korkutmalara karşı özgür basının yılmayacağını haykırıyoruz" dedi.
Basın Konseyi'nin çağrısıyla "Özgür Basın Susturulamaz" şiarıyla çok sayıda gazeteci siyasetçi ve yazarın katılımıyla Beyoğlu Tünel'den Galatasaray Meydanı'na doğru bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşte "Özgür Basın Susturulamaz" pankartı açılırken, sık sık "Özgür basın susturulamaz", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek" sloganları atıldı. Yürüyüşte ayrıca, "Affedersiniz gazeteciyiz", "Sayın Erdoğan benden yaşlısın" yazılı dövizler taşındı. Yürüyüşe CHP milletvekilleri Barış Yarkadaş, Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Gürsel Tekin, Melda Onur, HDP Milletvekili Garo Paylan, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Milliyet Gazetesi Yazarı Aslı Aydıntaşbaş, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ve gazeteci-yazar Murat Yetkin'de katıldı.
'Özgür olmadığımızı ilan ediyoruz'
Yürüyüşün ardından Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelen kitle adına "Gazeteciler diyor ki" başlıklı basın açıklamasını Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç okudu. Pınar, gazetecilerin taleplerini dile getirerek, çok ciddi endişe içinde olduklarını belirterek, "Onun tırnaklarını, dişlerini sökmesini biliriz", "İstesek sinek gibi ezeriz, döveriz" şeklinde yazılar kaleme alan köşe yazarlarını kınadıklarını ifade etti. Pınar, yazılan yazılardan güç alan "şehir eşkıyalarının" saldırılarda bulunduğunun altını çizerek, son dönemde basına yönelik gerçekleştirilen operasyonları ve basın üzerinde uygulanan politikaları değerlendirdi. Pınar, "Son dönemde yaşadıklarımız apaçık gözdağıdır, basına hiza verme çabasıdır. Devletin can güvenliğimizi sağlamadığını hisseden biz gazeteciler, bugün her açıdan özgür olmadığımızı ilan ediyoruz" dedi.
'Saldırılar bizi korkutamaz, yıldıramaz'
Pınar hükümete ve İçişleri Bakanlığı'na seslenerek, "Yaratılan bu vandalizme 'Dur' demek için meydanlardayız" ifadesini kullandı. Pınar, Ahmet Hakan'a yönelik gerçekleştirilen saldırıya dikkat çekerek, devletin Ahmet Hakan'ı koruyamadığını dile getirdi. "Bu saldırılar bizleri korkutamaz, yıldıramaz. Gazeteciler, yazarlar, çizerler, düşünürler, sorumluluk sahipleri... Tek ses olduk, el eleyiz, buradayız" diyen Pınar, her koşulda halkın haber alma hakkını savunacaklarının altını çizdi. Pınar, gerçekleştirilen yürüyüşün eş zamanlı olarak yapıldığını ve siyasi iktidara seslendiklerini belirterek, "Gözdağlarına, korkutmalara karşı özgür basının yılmayacağını haykırıyoruz" diye belirtti.
'Yaşam hakkımız kutsaldır'
Pınar, gazetecilerin eleştirdikleri ve gerçeği yazdıkları için haklarında davalar açıldığını ifade etti. Anayasa ve Uluslararası hukuk bağlamında koruma altında olan ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkını her zaman savunacaklarını söyleyen Pınar, "Yılmayacağız, korkmayacağız, mücadelemize devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Pınar, yaşam hakkının kutsal olduğunu belirterek, gazetecilerin can güvenliğinin sağlanmasının ülkeyi yönetenlerin görevi olduğunu hatırlattı. Gazete binalarının basılmadığı, taşlı-sopalı saldırıya uğramadığı, gazetecilerin hedef gösterilmediği, öldürülmediği, zindanlara atılmadığı, yargılanmadığı ve işsiz kalmadığı bir ülkenin gazetecileri olmak istediklerine vurgu yapan Pınar, "Yaşasın özgür basın, yaşasın insan hakları" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
(en/dc/fk)
