Prof. Dr. Esra Arsan: Kürt medyası gerçeği verirken, Türk medyası karalama dilini kullanıyor

09:07

Filiz Gazi/JINHA

İSTANBUL - Türkiye'de gazeteciliğin geldiği aşamayı değerlendiren Prof. Dr. Esra Arsan, Türk basının apoletlerini takmış, üniformalarını giymiş bir şekilde savaş diliyle haber yaptığını belirterek, "Düzeysiz haberciliğin içinde Kürt basını bu boşluğu dolduran önemli bir konumda. Kürt medyası savaş gerçekliğini her yönüyle işlemeye çalışırken, Türk medyası ise karalama dilini kullanıyor. Bu anlamda Kürt medyasını kendini eğitmiş durumda görüyorum" dedi.

Savaş politikalarıyla adeta savaş alanına dönen Kürdistan'da gazeteciler, hakikati kamuoyuna duyurma adına, ateş altında çalışmaya devam ederken, Türkiye genelinde doğru haberi yapmaya çalışan gazetecilere dönük saldırılar her geçen gün artıyor. Türkiye'de basın ve basın emekçilerinin yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin Prof. Dr. Esra Arsan ile konuştuk. Türkiye medyasında sahiplik mekanizması ve medyanın içeriğini üreten kadroların arasındaki paralellik nedeniyle belirli bir kalitesizliğin açığa çıktığını ifade eden Esra, "Medyayı oturtan ana damarı oluşturan, 1980'li yıllardaki politikaya karışmış kaliteli gazeteciler giderek azalıyor. Şu dönemde haberini savunacak, editörüyle haber üzerine, haberin kalitesi üzerine tartışacak, haberinin yayınlanması için mücadele verecek gazeteci artık yok. Olmadığı gibi onun arkasında duracak meslektaşları da yok" diye konuştu.

Kürt basının uğradığı saldırılara karşı Türkiye basını tarafından belirli bir etki oluşturmadığına dikkat çeken Esra, "Bu sorun, 1990'lardan sonra sendikasızlaşmanın getirdiği örgütsüzlükle ilintilidir. Kürt gazetecilerle dayanışma eksikliği de bu sebepten kaynaklanıyor" dedi.

'İktidarın katliamını destekleyen absürt haberlere inananlar azaldı'

Mevcut savaş ve savaşın temsiliyetine ilişkin 1990'lardakine oranla kamuoyunda daha az rıza olduğunu söyleyen Esra sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye basını daha önce devletin, ordunun haklılığını, katliamlarını halka normal bir olaymış gibi yansıtabiliyordu. Ama şimdi halkın artık bunlara inanabileceğini düşünmüyorum. Şu anda 'haklı bir savaşın içinde olduğunu' insanlara inandıramıyorlar. İnsanlar artık iktidarın katliamlarını destekleyen absürt haberlere inanmıyorlar. İnsanlar şu an daha bilinçli bir şekilde doğruyu aramaya çalışıyorlar."

'Savaşın temsil biçimi problemli'

"Şimdiki insanlar şehit cenaze haberlerine üzüldüğü kadar, bölgede gerçekleşen katliam haberlerini duyduktan sora bir miktar empati kurabildi" diyen Esra, sosyal medyanın bu anlamda insanların algısını kırmak adına önemli bir yerde durduğunu söyledi. Esra, "Artık asker cenazelerinde öfkesini dile getiren aileleri görebiliyoruz. Bu savaşın aslında sarayın savaşı olduğunu söyleyebiliyorlar. Ama hala havuz medyasında bu aileler suçluymuş gibi gösterme çabası var. Savaş dili kullanılmaya devam ediyor. Bu anlamda medyada savaşın temsil biçiminin problemli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

'Kürt basını yılmadan yoluna devam edecektir'

Özgür basının üzerindeki yasakların ve baskıların artık doygunluk noktasına geldiğini kaydeden Esra, "Gazetecileri tutuklama, binaları bombalama ve yaşanan baskılar, hakikatin insanlara duyurulmasından dolayı rahatsızlıktan kaynaklanıyor. Tüm bunlara karşı Kürt basını Avrupa'dan, Türkiye'den ve tüm iletişim yollarını kullanarak çalışmalarıyla artık geri dönülemez hale geldiler. Kürt medyası hakikatin yok edilmeye çalışıldığı Türkiye'de çok önemli bir yerde duruyor. Kürt basınına işte tam da bu noktada ihtiyaç var. Bismil'de katledilen çocuğun yanına bomba bırakılmasını özgür basın sayesinde anında gördük. Bu anlamda tüm baskılara rağmen özgür basın kendine yüklediği misyon gereği yılmadan yoluna devam edecektir. Kürt basını Türkiye'de engellense dahi, Avrupa veya başka bir kıtada yine yoluna devam edecektir" dedi.

'Bir anda savaşa girme şokunu yaşıyoruz'

"Yalan, toplumda sistematik bir hal aldı. Sadece medyada değil, siyasal, ekonomik ve kültürel alanda bir yalan mekanizması oluşturulmuş ve Türkiye böyle bir dengesizlikler zinciri içinde yer alıyor" diyen Esra, söz konusu dengesizlik mekanizması içinde basının da yer aldığının altını çizdi. Esra, "Basının içinde sadece haber üreten değil, kanaat üreten çok ileri düzeyde tanınmış insanlar da yer aldı. Başbakan'ın bile ağabeyleri ablaları gibi pozisyonlarda duran insanlar bu yalanlara iştirak ederek iktidarı daha da güçlendirdiler. Şimdi bu yalan mekanizması çöktü. O harikalar dünyasının aslında öyle olmadığını, eşitliğin ve barışın aslında gerçek anlamını taşımadığını insanlar gördü. Artık yalanlarını dahi reddedenlerin olması, insanlarda bir travma yarattı. İnsanlar bir günde barıştan tekrar savaşa girmenin bir şokunu yaşıyorlar, bu durum barışı desteklemeyenler için de aynı. Bu yalanların yeni yalanlarla inşa edilmeye çalışılan 'Kürtler hep kötüydü, biz hep haklıyız, ekonomi iyi' gibi bir başka anlatı insanlarda büyük bir hayal kırıklığı yarattı" diye konuştu.

'Kürt medyası insani değerler çerçevesinde habercilik yapıyor'

Seçimlerle beraber oy toplamak adına yeniden yalanların üretilmeye başlandığını ifade eden Esra, "İnsanlar 1 Kasım'da, Haziran'da verdiği dersten daha büyük bir ders verecektir" dedi. Türkiye medyasında gazetecilerin üniformaları giymiş, apoletleri takmış bir şekilde savaş diliyle gazetecilik yaptığının altını çizen Esra son olarak şu ifadelere yer verdi: "Tabi Türkiye basınından barış dili gibi bir yaklaşım bekleyemeyiz. Çünkü çok düzeysiz bir habercilik söz konusu. Kürt medyası bu boşluğu dolduran bir konumda olmasıyla çok önemli bir iş yapıyor. Karşı tarafını savaşılan bir tarafın gazeteciliğini yapması dolayısıyla daha barışçıl bir dil kullanıyor. Asker ve polisin ölümlerine ilişkin insan hayatlarını rencide etmeyecek şekilde kendilerinden utandıklarından dolayı savaş dilini kullanmıyorlar. Kürt basınında karşı tarafı insanlıktan çıkarma gibi bir habercilik anlayışını ilkeleri gereğince benimsemiyor. Kürt medyası savaş gerçekliğini her yönüyle işlemeye çalışırken, Türk medyası ise karalama dilini kullanıyor. Bu anlamada Kürt medyasını kendini eğitmiş durumda görüyorum."

(zd/mg/fk)