Silvan 4 gündür, insanlıktan çıkmışlara, insanca direniyor - İZLENİM

JINHA

AMED - Sivil halkı hedefine koyan özel harekat polisleri, günlerdir Silvan'da kadın, çocuk, yaşlı demeden top atışları yapıyor, rastgele etrafa ateş saçıyor. En temel ihtiyaçların dahi karşılanamadığı ilçede devlet savaş suçu işlerken, gerçekleri duyurmaya çalışan gazetecilerde saldırıların hedefinde.

Diyarbakır Valiliği tarafından 1 Ekim'de ilan edilen sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte saldırı ve katliamların hedefi haline gelen Silvan halkının sesini duyurmak için gazeteciler olarak oradan oraya koşturuyoruz. Bir yandan can güvenliğimizin olmadığının bilincindeyken diğer yandan da hayata geçirilen katliam politikasını can alıcı noktalarına ulaşıp yayma çabasındayız. Birarada bulunduğumuz basın mensubu arkadaşlarımızla her bilgiyi, her görüntüyü paylaşıp yayınlamak adına ortaklaşıyoruz. Ancak bunu fark eden polis, vali ve savcının ilk hedefi haline geliyoruz. Tüm gazetecilerin gözaltına alınması adına savcılık sınırsız yetki veriyor. Bizler bir süre ortalıkta görünmeme kararı alırken olası bir gözaltında dışarıda olacak arkadaşımıza irtibat kuracakları kişileri paylaşıyoruz.

Bir annenin haykırışı: Türk anneleri neyi bekliyor?

Bir gazeteciyseniz gözünüz, kulağınız her alanda olmak zorunda. Bir yandan Silvan'ın sesi olmaya çalışırken diğer yandan da Şırnak ve Nusaybin'de olanları takip ediyoruz. Aslında devletin zihniyeti Kürdistan'ın her alanda katliam standartı ile işliyor. Şırnak'ta Hacı Lokman Birlik'in katliamına tanık olduğumuz an; Nusaybin'de 27 yaşındaki bir genci ve aynı anda Silvan'da katledilen bir başka genci yazıyoruz. Katliamı duyurmaya çalışırken heyetlerin bir an önce abluka altındaki yerlere ne zaman gideceği ve 'dur' diyeceğini bekliyoruz. Annelerin sokaktaki direnişine şahit oluyoruz. Saldırılara karşı direniş ruhundan bir şey kaybetmeyen ama yaşanan acılar karşısında da gözyaşlarına hakim olamayan bir kadın şöyle haykırıyor: "Kimse evinde rahat oturmasın. Bu katliama 'dur' deyin, gelin buraya. Çocuklarımız ölüyor ve devlete 'dur' demezsek daha da ölecekler. Türk anneleri neyi bekliyor." Annenin haykırışına Silvan halkı ses çıkarma eylemiyle karşılık veriyor.

Top atışları günlerdir devam ediyor

Silvan'a sabah saatlerinde başlayan sokağa çıkma yasağı ile birlikte ilçeye onlarca zırhlı araç sevkiyatı yapıldı. İlçenin dört bir tarafına tanklar yerleştirilerek atışlar yapıldı. Halkın elektriği, suyu kesilip en temel ihtiyaçlarını karşılaşmaları ilçeye yerleştirilen keskin nişancıların açtığı ateş sonucu engelleniyor. Çok sayıda yurttaş açılan ateş ve havan toplarlarıyla ağır yaralandı. 3 yurttaş ise katledildi. İlçede 2 özel harekat timinin öldüğü elde edilen kesin bilgi iken çok sayıda polisin öldüğü ve yaralandığı mahalle sakinleri tarafından iddia edildi. Mahalleler özel harekat timleri ve polisler tarafından yaşanmayacak hale getirildi. Top atışları günlerdir aralıksız devam ediyor. Mahallelerdeki katliama kaymakam ve vali sessizliğini korurken, ilçenin tüm yetkisi özel harekat timlerine verilmiş. Özel harekat timleri kaymakam ve valiye kendi istediği doğrultuda emir verip, geri çektirebiliyor. İlçede bulunanlar olarak vali ve kaymakamın yetkisiz bırakılışına tanık oluyoruz.

Hedefimiz saldırı altındaki mahallelere girebilmek

Silvan'a ilk gün asker tarafından yolumuz kesilip 'ilçeye giremezsiniz' uyarısını aldık. Gazetecilerin ilçeye gidemeyeceğine dair herhangi bir tebligat olmamasına rağmen durdurulduk ancak verdiğimiz uğraş sonucu Silvan girişindeki petrole kadar ulaşabildik. Petrolden sonra girişimiz kesin bir emir ile engellendi. Akşama kadar askeri hareketliliği ve içerde yaşananların bilgisini geçebildik. İkinci gün zor da olsa ilçeye girebildik. Kimi arkadaşlarımız heyetlerin arabasında gizli saklı polislerin eşliğinde girebildik. Kimimiz ise tali yollardan engellenme endişesi ile girebildik ancak ilçeye girmekle de yetinemedik. Hedefimiz abluka altındaki 3 mahalleye girmek.

Basın duyurur, direniş çoğalır diye…

Basın duyurur, direniş çoğalır fikriyle mahallelerden telefonlar alıyoruz. Ulaştığımız kimi yurttaşlar, "Birşey yapın buraya gelin. Gözü dönmüş bir grup tim çocuk, kadın, yaşlı demeden vuruyorlar, belki sıradaki ev bizim evimiz" diyerek yardım çağrısında bulundu. Başka bir yurttaş ise "4 aylık bebeğimle evdeyim her an vurulabiliriz" diye haykırırken sesine ses verilmesini bekliyor.

Biz gazeteciler ise halkın direnişine ses, katliamcıların katliamına ayna olduğumuz için hedefiz. Savcılığın kara listesindeyiz aranıyoruz.

(be-sg/mg/fk)