Leyla Birlik: Yaptıklarınızın hesabını halka vereceksiniz
14:28
JINHA
ŞIRNEX - HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik polisler tarafından yaralı iken infaz edilip cenazesine insanlık dışı işkence edilen eşinin kardeşi Hacı Lokman Birlik'e ilişkin yaptığı açıklamada, polislerin katliam talimatını Saray'dan aldıklarını vurguladı. Leyla, "Birlikte yaşamın tüm olanaklarını ortadan kaldıran bu zihniyet tahrip olmuş hayatları, aileleri bir daha toparlayacağını düşünüyor mu? Her geçen gün barbarlığın dozunu arttıran bu dikta yönetimin yaptıkları esasen tüm insanlığa yapılan bir zulümdür. Bu yaptığınız insanlık dışı vahşetlerin hesabını tüm halklarımıza vereceksiniz" dedi.
HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik Dicle Mahallesi'nde özel harekat timleri tarafından infaz edildikten sonra akrep tipi zırhlı aracın arkasına bağlanarak sürüklenen eşinin kardeşi Hacı Lokman Birlik ile ilgi basın açıklaması yaptı. Şırnak İnsan Hakları Derneği (İHD) binasında yapılan açıklamaya HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, İHD, KESK, Eğitim-Sen, SES, HDP ve DBP’li yöneticiler de katıldı. Türkiye’nin bir hukuk devleti değil bir polis devleti olduğunu ifade eden Leyla, Başbakan Ahmet Davutoğlu soruşturma talimatı verdikten sonra vahşete dair görüntülerin polisler tarafından servis edildiğini hatırlattı. Polislerin bu tavrının polis devletinin bir kanıtı olduğunu söyleyen Leyla Birlik, polislerin Ahmet Davutoğlu’nu yalanladığını belirtti. Soruşturma için gönderilen yetkililerin de henüz kendisi ile görüşmediğini kaydeden Leyla, "Eğer hukuk devletine bir adım yaklaşmak isteselerdi bizimle görüşürlerdi" dedi.
Yaşanan vahşetin 90’lı yılları da aştığını ifade eden Leyla Birlik, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkan olmadığı için savaş konseptini devreye koyduğunu söyledi. Polislerin katliam talimatlarının direk Saray'dan aldığına değinen Leyla Birlik, “Kolluk güçleri bölgede çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden insanları vahşice katletmektedir. Bu insanlık dışı yöntemlerle katledilenlerden biri de kayınbiraderim Hacı Lokman Birlik’tir” dedi. Hacı Lokman Birlik’in yaralı halde polisler tarafından yakalandıktan sonra infaz edildiğine değinen Leyla, “Görgü tanıklarının ifadesine göre, kayınbiraderim kendisi yaralı bacağını sarıyor, bu da onun ölümcül bir yara almadığını gösteriyor. Polisler onun yaşadığını görmelerine rağmen yakınına gelerek onlarca kurşun sıkmışlar” dedi.
Polislerin çektiği görüntüleri hatırlatan Leyla, "Katledildikten sonra başının üzerine basılarak fotoğraflar çekiliyor, zırhlı araçlarla vücudunun üzerinden geçiliyor ve sonra zırhlı araca boynundan bağlanarak sürükleniyor. Otopsi raporunda da derin sıyrık, kırık ve yüzü başta olmak üzere vücudunun bazı bölümlerinin parçalandığı yazılmıştır” dedi. Cenaze, hastaneye getirilirken polisler tarafından bahçeye fırlatıldığını dile getiren Leyla, “Bunu gören hastane personeli Menaf Geçer adlı yurttaşımız cenazeyi sedyeye almak istemiştir. Bunun üzerine çok sayıda özel harekat polisinin saldırısına maruz kalıp gözaltına alınmıştır” dedi.
"Bu vahşeti yapan polisler DAİŞ zihniyetinden farksızdır" diyen Leyla, konuşmasını şöyle sürdürdü, “Özel harekat polislerinin zırhlı araç içerisinden çektikleri videolarda AKP polisinin, insanlığın ortak hiçbir değerine sığmayacak şekilde cenazemizi sürüklerken, haysiyet yoksunu olduklarını kamuoyunun önünde kanıtlayan, ahlaksızca edilen küfürler, hakaretler ve gülüşmeler bu vahşeti yapanların insanlıktan en ufak bir şekilde nasibini almadıklarının göstergesidir. Bu olayı yapan polisler DAİŞ zihniyetinden farksız olmayıp terör dedikleri şeyin bizatihi temsilcileridir. AKP yarattığı bu savaş ortamıyla, gerçekleştirdiği katliamlarla DAİŞ ile benzerliğini ortaya koymuştur. Son yaşanan bu katliam DAİŞ çetesinin AKP polisinde vücut bulmuş halidir.”
Bu süreçte kendisine yönelik çok ağır hakaret ve tehditlerin geldiğini dile getiren Leyla Birlik, “Bu görüntülerin önce doğrudan twitter hesabıma 'Leyla Birlik, gel kaynını al' gibi cümlelerle gönderilmesi ve sonrasında sosyal medyada dolaşıma konması yürütülen özel savaş konseptinin psikolojik ayağını oluşturmaktadır. O günden bugüne kadar twitter hesabıma gönderilen 'abisinin ölüsünü beklerken kaynının leşini aldınız', 'iyi bakın çok yakında hepinizin sonu bu olacak, vekilsin diye senin de sonun böyle olmayacağını sanma', 'iyi bak fotoğrafa birazdan videosunu da göndereceğiz sana' gibi tehdit, hakaret, cinsiyetçi küfürler içeren mesajlar Kürt halkı söz konusu olduğunda vicdani, ahlaki değerlerin ne denli yok sayıldığının açık ifadesidir" diye konuştu.
Kürt halkının bu vahşetler karşısında sinmeyeceğini vurgulayan Leyla şunları söyledi: “Kürtler ölen askerlerin bedenlerinin üzerini örterek ve sırtlarında kilometrelerce taşıyarak bu vahşetinize cevap veriyor. Dün de bugün de Kürt halkı hiçbir zaman ve hiçbir koşulda bir askerin ve polisin cansız bedenine işkence etmedi. Hiçbir zaman Kürt halkına, kendisine uygulanan bu vahşi yöntemleri öğretemediniz öğretemeyeceksiniz. Birlikte yaşamın tüm olanaklarını ortadan kaldıran bu zihniyet tahrip olmuş hayatları, aileleri bir daha toparlayacağını düşünüyor mu? Her geçen gün barbarlığın dozunu arttıran bu dikta yönetimin yaptıkları esasen tüm insanlığa yapılan bir zulümdür. Zulmü yaşayan kesim bugün Kürtlerdir ama bilinsin ki bu ateş tüm Türkiye’yi yakacak bir ateştir. Vicdanın yerle bir edildiği ve acının yaşanmasına bile tahammül edilemeyen bir anlayışla iktidar olamazsınız. Bu yaptığınız insanlık dışı vahşetlerin hesabını tüm halklarımıza vereceksiniz. Orada sürüklenen beden kayınbiraderim Hacı Lokman Birlik değildir. Kürtlerin onuru ve haysiyetidir. Kürtlerin şahsında bütün insanlıktır."
(ma/fk)

