‘Erkek siyaseti ‘ev kadını’ modelini yaratmak istiyor’
11:19
Hicret ÇİFTÇİ/JINHA
URFA - Yılbaşından önce açıklanması beklenen, “Kadın İstihdamı Paketi” ya da “Çocuk Teşvik Paketi” olarak bilinen yasa taslağına ilişkin kadınların tepkisi devam ediyor. Hazırlanan paketin iyi niyetli olmadığına dikkat çeken Urfalı kadınlar, “Dünya kadınları tarihten bu yana eşitsizliğe karşı mücadele verirken böylesi bir paketi asla kabul etmeyecektir. Kadınları ilgilendiren konular yine kadınları ilgilendirir. Bu bir Başbakan bile olsa kimseyi ilgilendirmez. Erkeklerin kadın bedeni üzerinden siyaset yapmalarını istemiyoruz. Paketin erkek siyasetinin istediği ‘ev kadını’ modelini yaratmaya çalıştığını çok iyi biliyoruz” dedi.
Kamuoyunda “Kadın İstihdamı Paketi” ya da “Çocuk Teşvik Paketi” olarak bilinen yasa taslağı, tüm kadınları olduğu gibi ev işçisi kadınları da yakından ilgilendiriyor. Kadınları esnek, geçici, düşük ücretli işlere, güvencesizliğe itecek olan bu düzenlemeler, “kadın istihdamının arttırılması” ve “ev işçilerinin kayıt altına alınması” söylemleriyle hayata geçiriliyor. Yılbaşından önce açıklanması beklenen pakete ilişkin ise kadınlar alanlara çıkarak, kadını eve kapatacak düzenlemeleri kabul etmeyeceklerini belirtti.
Kadınları ilgilendiren konuların erkekler tarafından tartışılmasını ve kadının iradesi dışında karar alınmasına tepki gösteren Viranşehir Belediye Meclis Üyesi Zühre Tatlı, kadınlardan gizlenen paketin kadının lehine olmayacağını söyledi. Hükümet tarafından yapılan açıklamaların ardından pakette yer alan maddeler arasında olması beklenilen kadınların yarım gün çalışmasına dönük düzenlemelerin kadını işverenle karşı karşıya getireceğini söyleyen Zühre, “Şu an birçok kadın, paketin kadınların lehine olduğunu düşünüyor. Fakat bu paketle beraber en çok işverenin yüzü gülecek. Sadece devlet dairesinde çalışmayan kadınlar özel sektör işlerine girme konusunda ciddi zorluk yaşayacak. Hiçbir işveren uzun süre doğum iznine ayrılan ve yarım gün çalışan işçi istemez” dedi. Asıl mesele kadınları iş sahasından eve hapsetmektir” diye konuştu.
‘Erkekler kadınların üzerinden siyaset yapmayı artık bıraksın’
Kamu sektörü ve özel sektör olmak üzere kadının birçok alanda kadın çalışanın bulunduğuna dikkat çeken Zühre, böyle bir taslağın gerçekleştirilmesi halinde özellikle özel sektördeki kadınların işe alınmayacağını belirtti. Zühre, “Hiçbir işveren hem izin hem de maaş verme taraftarı olmaz. Bu yüzden iş alımlarında erkekleri daha çok tercih edecektir. Böylelikle kadınlar bir şekilde tekrar eve kapatılmış olacak. Bu düzenlemeyle beraber üretici olan kadın köreltilmiş olacak” şeklinde konuştu. AKP hükümetinin kadınlar üzerinden politika yürüttüğünün altını çizen Zühre, hükümetin kadınların yaşam alanını daralttığını belirterek, “Kadınlar eskisi gibi içeri tıkanmak, toplumdan uzaklaştırılmak isteniyor. Başbakan böyle projeler yapacağına kadınların çalıştığı yerlerde ücretsiz kreş açsın. Kadını eve tıkamasın” ifadesinde bulundu. Kadınları ilgilendiren yasa değişikliğinde, hükümetin sivil toplum kuruluşlarıyla beraber çalışma yürütmesi gerektiğini vurgulayan Zühre, “Dünya kadınları tarihten bu yana eşitsizliğe karşı mücadele verirken böylesi bir paketi asla kabul etmeyecektir. Kadınları ilgilendiren konular yine kadınları ilgilendirir. Bu bir Başbakan dahi olsa kimseyi ilgilendirmez. Erkeklerin kadın bedeni üzerinden siyaset yapmalarını istemiyoruz. Paketin erkek siyasetinin istediği ‘ev kadını’ modelini yaratmaya çalıştığını çok iyi biliyoruz” şeklinde konuştu.
‘Yapılan düzenlemeler iyi niyetli değil’
Kadına yönelik yapılan her düzenlemenin neden yapıldığının sorulması gerektiğini vurgulayan Ceylanpınar BDP İlçe Yönetim üyesi Filiz Turgay ise “Başbakan’ın sık sık kadınlara ‘3 çocuk doğurun’ söylemleri ve açıklanması beklenilen ‘kadın istihdam paketi’ düşündürücüdür. Kadınları ilgilendiren her konuya derinlemesine yaklaşmak gerekir. Kadın bedeni üzerinden yürütülen bir siyasetin söz konusu olduğu bu ülkede kadınlarla ilgili yapılan düzenlemelerin hiç biri iyi niyetli değil. Başbakan, kadını eve hapseden bir politika yürütüyor. Bu politikanın asıl amacı kadını toplumdan uzaklaştırarak etkisiz hale getirmektir” dedi. Kadınların yaşamın her alanında örgütlü bir şekilde cins bilinci mücadelesi vermesi gerektiğini söyleyen Filiz, geri alınan kadın haklarının kolay alınmadığına ve bu uğurda binlerce kadının yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek, “Kadın cins bilinci mücadelesinde yaşamını yitiren kutsal kadınlarımızın bayrağını yerde bırakmamalı ve onların gittiği yolda tüm kadınlar örgütlü bir şekilde yürütmelidir” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
(hç/zd/mg)

