‘Kürdistan’da yaşıyor olsaydım, çocuğumu okula göndermezdim’
09:01
Eda Narin/JINHA
İSTANBUL - Eğitim Savaş politikalarının sürdürüldüğü Kürdistan’da çocukların yaşamlarının daha önemliyken eğitimlerinden bahsetmek doğru olmadığını söyleyen Eğitim-Sen 7 No'lu Şube Kadın Sekreteri ve Rehber Öğretmen Simge Yardım Dağ, "Savaş çocuklar üzerindeki en büyük travmalardan birini yaratır ve ciddi bir destekle çözümlenebilecek bir durumdur. Kürdistan’da yaşayan bir anne olsaydım çocuğumu okula göndermezdim " dedi.
AKP'nin savaş konseptinin uygulanmaya devam edildiği Kürdistan'da çocuklar ölüm ile karşı karşıya devam ederken, Kürde kalan direnmenin öncülüğünü yine çocuklar yapıyor. Savaşın içinde eğitim gören Kürdistanlı çocukların yaşama dair refleksi üzerine konuştuğumuz Eğitim-Sen 7 No’lu Şube Kadın Sekreteri ve Rehber Öğretmen Simge Yardım Dağ, Kürdistan’ın bir savaş ortamı içerisinde olduğunu belirterek, 2 ay içerisinde 20’ye yakın okul çağındaki çocuğun katledildiğine dikkat çekti. Simge, saldırıların çocukların yaşamını önemli derecede etkilediğini ve ötekileştirmeyi çok net bir şekilde yaşadığını söyledi.
'İki ayda 20’ye yakın okul çağındaki çocuk öldürüldü’
Simge, eğitim sisteminde pek çok sorunun olduğuna değinerek, AKP ve MEB’in eğitim sistemi ile ilgili politikalarının sorunlarını azaltmadığını aksine her geçen gün sorunları çözümsüzlüğe ve kaosa ittiğini ifade etti.Simge, Kürdistan’da okulların içlerinde bile keskin nişancıların, özel timlerin olduğu bilgisini vererek, öğrenci, eğitim emekçisi ve ailelerin kaygı duyduklarını dile getirdi. Kürdistan’da bulunan öğrencilerin sokağa çıkma yasağından kaynaklı olarak okullarına devam edemeyeceklerini ve travma yaşadıklarını söyleyen Simge, “Bu travmalar ile birlikte çocukların okula başlaması, sokağa çıkabilmesi, devletin okuluna gidebilecek olmaları hakikaten beklenmeyecek bir durum. Okula devam ettiklerini varsaysak da çocuklarımız bu travma ile nasıl eğitim hayatına başlayacaklar? Bunu sorgulamak gerekiyor” dedi.
‘Savaşın bitirilmesi gerekiyor’
Kürdistan’daki savaşın oradaki çocukları etkilediği gibi batıdaki çocukları da etkilediğini dile getiren Simge, “Vicdanımız hep orada, aklımız hep orada, oradaki çocuklarımızda. Buradaki pek çok çocuk da medya üzerinden bu savaş koşullarından etkileniyor. Pek çok eğitim emekçisi arkadaşımız tayin istemek zorunda kaldı, istifa etmek zorunda kaldı. Oradan ayrılmak zorunda hissetti kendini can güvenliği olmadığı için. Ve bu arkadaşlarımız göç etmek durumunda kaldılar. Eğitimdeki en öncelikli problemimiz bu. Savaşın bitirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Simge, savaşın çocuklar üzerinde en büyük travmaları yaratabileceğini ifade ederek, bu travmaların mutlaka bir destek alarak çözülebileceğini bildirdi.
‘Kürdistan’daki çocukların psiko-sosyal desteğe ihtiyacı var’
“Kürdistan'da yıllardır bir savaş var ve birçok çocuğumuz savaş çocuğudur” diyen Simge, savaş çocuklarının travma sonrası stres bozukluğu yaşadığını, bunun da psiko-sosyal bir destek ile çözümlenebileceğini dile getirdi. Simge, Kürdistan’da savaş ortamında büyüyen çocukların elbet bir şekilde okula gideceklerini belirtti ve “Tabiki oradaki çocuklarımız bir şekilde okula devam ederler, yıllardır ettiler. Anadilde eğitim alamadıkları halde, dayak yediler, hakarete de uğradılar, zorlandılar, okula gitmek de istemediler ama gittiler. Yine de giderler. Okullar bir ay sonra iki ay sonra yine açabilir. Bir anda kolluk kuvvetlerini çekerler, harabe olmuş okullarda burada eğitime devam edeceksiniz de derler çocuklara, diyeceklerdir de. Okul tamamen harabeye dönmüş durumda, tüm duvarları delik deşik olmuş durumda. Her gördüğünde o çocuğa travmayı hatırlatabilecek bir durum, bir pozisyonda” diye konuştu.
‘Çocuklarımız sarayın savaşı için öldürüldü’
Simge, Kürdistan’da çocuk olmanın zor olduğunun altını çizerek, Kürdistan’daki çocukların ötekileştirmeyi çok net yaşadıklarını dile getirdi. Pek çok öğrencilerinin ölüme tanık olduklarını vurgulayan Simge, “Her an kendileri de öldürülebilir korkusu ile yaşadılar. 9 gün sokağa çıkmamak bir çocuk için ciddi bir problem. Çocuktur ve sokakta oynamaya ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı. Simge, bir çocuğun sürekli silah sesleri duyarak bir yerlere sığınmasının çocuk için ağır bir süreç olduğuna dikkat çekerek, öncelikli olarak savaşın durmasının gerekliliğinin altını çizdi. Kürdistan’ın birçok yerinde süregelen savaşı “sarayın savaşı” olarak nitelendiren Simge, “Çocuklarımız bunun için öldürüldü. Yaşamları daha önemliyken eğitimlerinden bahsetmek çok da doğru değil ama... Açıkçası ben de Kürdistan’da yaşayan bir anne olsaydım çocuğumu okula göndermezdim. Her gün çocukların katledildiği süreçte nasıl güven duyup gönderebilirim? Bir anne günlerce çocuğunu buzdolabında saklıyor bunlar çok büyük acılar ve travmatik yaşantılar” diye konuştu.
‘Okula göndermemek anlaşılır’
Simge, devletin zihniyetinin katletmek üzerine olduğunu dile getirerek, Cizre’de yaşanan bir olayı hatırlatarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir çocuk dışarı çıkamadığı için annesinden kaçıp çıkıyor çok bunaldığı için ve iki bacağı arasından geçmiş kurşun. Ve çocuk fırlayarak eve girmiş. Çocuğa ateş ediyorsan bu çocuğu katletmek istiyorsun demektir. Okula gönderdiğimizde çocuklarımızın başına ne geleceğini bilmiyoruz, anneler bilmiyorlar. Okula göndermemeleri çok anlaşılabilir bir şey”
(zd/fk)

