Bismil'de polisin 4 genci infaz etmesine tanıklık edenler konuştu
12:33
JINHA
AMED - Bismil'de infaza tanıklık eden yurttaşlar, Valiliği'ne yayınladığı açıklamaların aksine 4 gencinde sivil olduğunu ve 'ev mühimmat deposuydu' söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Dün öğle saatlerinde Bismil Kaymakamlığı tarafından Bismil'in Rojava, Tekel, Fırat ve Dumlupınar mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra Rojava mahallesinde 4 sivil genç infaz edildi. Diyarbakır Valiliği ise sabah saatlerinde yaptığı açıklamada 4 gencin "Örgüt mensubu" evin ise "mühimmat deposu" olduğunu iddia etti.
İnfazın yaşandığı ve ve çevresindeki kan izleri ise yaşananları ortaya koyuyor. Gençlerin katledildikten sonra polisler tarafından vuruldukları yerden başka bir noktaya sürüklenerek götürüldükleri kan izlerinden anlaşılıyor. Katledilenlere ait ayakkabılar yerlerdeyken, polislerin cenazeleri taşımak için önce ceset torbası getirdiği fakat daha sonrasında cenazeleri battaniye sararak hastaneye götürdüğü anlaşılıyor.
Özel harekat polislerinin önce evi taradığı ve daha sonra da evin bahçesine girerek yaralı olan gençleri infaz ettiğini belirten görgü tanıkları ise Valiliği'ne iddiasını yalanlıyor.
'Polisler evimi aradılar'
O sırada orada olan ve yaşananlar tanıklık eden kadın can güvenliği kaygısı taşıdığı için ismini vermek istemedi ve infazı şöyle anlattı: "Polisler saat 14.00-14-30 civari evimin bahçesine geldiler. Akrebi bahçenin kapısından içerisi soktular ve arada durdular. Ben seslere bakmak için kapıya gittim perdeyi kaldırdım, bahçeyi izledim. Polisler benim baktığımı fark edince seslenerek, 'dışarı çık, dışarı çık, gel buraya teyze' dediler. Ben de kapıyı açtım merdivenlere doğru gittim. Bana evde kimsenin olup olmadığını sordu ben de olmadığını söyledim. Sonra iki polis evin içine girip evi kontrol ettiler, onlar içerdeyken bir polis de bana eşimin adını sordu. Eşimin adını soran polis Kürtçe konuştu. Sonra yan apartmanda kimsenin yaşayıp yaşamadığını sordular ben de olaylardan kaynaklı evde kimsenin kalmadığını söyledim. Evin içini, bahçenin arka kısmını aradıktan sonra bana içeri girmemi söylediler. Ben içeri girdim, kapıyı kapatmadım."
'O ev muhimat deposu değildi'
İçeri girdikten yarım saat sonra silah sesi duyduğunu söyleyen görgü tanığı, "Tam bir, bir buçuk saat boyunca polisler durmadan yan apartmanın hemen önünde duran evi taradılar. Taradıkları evle aramızda sadece apartmanın yan duvarı var. Bizim bahçeden o evin bahçesi de gözüküyor. Saat 16.30 civarı silah sesleri sustu. Sonra taradıkları evin bahçesinde bir patlama oldu. Polisler içeri girdiler, seslerini duydum, bağırıyorlardı ama ne dediklerini anlamıyordum. Küfür ediyorlardı. Ben evde birilerinin olduğunu bilmiyordum. Meğerse dört genç varmış içerde, hepsi sivilmiş. Haberlerde o evin PKK'nin mühimmat deposu olduğunu söylemişler. Ne mühimmat? Öyle bir şey yok. Yanı başımdaki evdir, öyle olsa biz bilmez miydik? Silahlar sustuktan bir saat sonra hepsi çıktı gitti mahalleden, bir sürü araç çıktı" diye konuştu.
'Çocuklarımızı yok etmek istiyorlar'
Bir başka görgü tanığı ise, katledilen gençlerin kesinlikle sivil olduğunu belirtereke, "Sabah saatlerinde bir şey yoktu. Sonra öğlen sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Hepimiz sokaktaydık. Polisler geldi anons yaptılar. O sırada ateş de etmeye başladılar. Hepimiz bir yere sığındık. Kim hangi evin kapısını açık bulduysa o eve girdi. Etrafta çocuklar vardı, gençler, kadınlar vardı. Bazı çocuklar bu sabaha kadar da yasak vardı diye başkasının evinde kaldılar. Kafamızı çıkarsak polisler tarıyordu. Bu gençler de büyük ihtimal o evin kapısını açık bulup girmişlerdir. Yoksa o ev zaten yaşlı bir amcanın evidir. Çocuklarıyla beraber kalıyor. Tesadüfen dün o da o esnada evde yoktu. Zaten evin camlarını ve kapılarını da kırmışlar. Cizre'de 35 günlük bebeği öldürüp terörist diyen polis, burada 20 yaşındaki gençlere niye sivil desin? Biz her şeyin farkındayız, çocuklarımızı yok etmek istiyorlar" diye belirtti.
(bc-ha/fk)

