PAJK'lı tutsaklardan uluslararası örgütlere Kürdistan için çağrı
11:20
JINHA
HABER MERKEZİ - PAJK'lı tutsaklar, 7 Haziran genel seçimlerinden bu yana Kürdistan'da Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen savaş ve insanlık suçlarına ilişkin bir yazı hazırlayarak uluslararası kuruluşlara gönderdi.
PAJK'lı tutsaklar,Türk devleti ve Hükümetinin 7 Haziran 2015 Genel seçimlerinin ardından Kürtlere karşı topyekün savaş başlattığını ve yaşanan saldırılar ve katliamlarla savaş ve insanlık suçu işlendiğini anlatan bir mektup hazırladı. Tutsaklar hazırladıkları mektubu Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Konseyi (AK), Helsinki Yurttaşlar Derneği başta olmak üzere uluslararası örgüt ve kurumlara göndereceklerini duyurarak, son 4 ayda devletin yürüttüğü savaşta işlenen savaş suçlarının tespit edilmesi sonuçlarının açıklanması üzerine uluslararası örgütlerin yetkilerini kullanmasını talep etti.
PKK ve PAJK'lı kadın tutsakların uluslar arası örgüt ve kurumlara gönderdiği tam metin şu şöyle:
"Türk Devleti ve Hükümeti 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından Kürtlere karşı topyekün bir savaş başlattı. Hükümetin Kürtlerin demokratik, siyasi haklarını tanımayacağını ilan etmesi, müzakere masasını devirmesi, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'a tecrit uygulanması ve ardından Kürt Özgürlük Hareketi ve halkına karşı kuralsız, vahşi bir savaş başlatması karşısında kendine mazlum halklara destek, barışı sağlama ve evrensel hakları koruma vb. misyonu biçen uluslar arası kurum ve örgütlerin sessiz kalması, Türk devleti hükümetini cesaretlendirmiştir. Nihayetinde devletin Kürtlere dönük saldırıları tırmanarak sürmektedir.
Devletin başlattığı savaşta, tüm dünyanın gözü önünde Kürt siviller öldürülmekte, polis ve askerlerce işkenceye uğramakta, hapishaneler, seçilmiş Kürt temsilciler, Belediye eşbaşkanları ve halktan insanlarla dolmaktadır. Devlet, Kürtleri tamamen ezme hırsı ile bulunduğu her yeri Kürtler için işkencehaneye dönüştürmektedir.
Hükümet güçlerinin, vahşi saldırıları, infazları ve halkı ezme iradesini yok sayması karşısında; Cizre, Silvan, Beytüşşebap, Lice, Şırnak'da olduğu gibi direnen halkın yaşadığı alanlar ilçeler düzeyinde ablukaya alınıyor ve halkın tüm dünya ile irtibatı kesilerek sivil katliamlar gerçekleştiriliyor. Ablukanın kaldırılması sonrası devlet sivil ölümleri inkar ederek, işkence ve cinayetlerinin üzerini örtüyor. Son aylarda öldürülen sivillerin sayısı yüzün üzerindedir ve bunların önemli bölümü kadın ve çocuklardır.
Öldürülenlerin cenazelerine kötü muamele, ölü teşhiri, gömülmelerine izin vermeme, cenazeleri ailelerine vermeme, yürütülen kirli savaşın rutin uygulamaları haline gelmiştir. En son Şırnak'ta bir Kürt gencinin polis tarafından öldürüldükten sonra bedeninin zırhlı polis aracının arkasına bağlanıp sokaklarda sürüklendiği görüntüler basında çıktı. Kısa süre önce Kürt kadın gerillası Ekin Wan'ın (Kevser Ertürk) aynı şekilde muamele edilen ve sonra çıplak halde basına teşhir edilen görüntüsü, cenazesinin ailesine verilmemesi yönünde en üst Türk mahkemesinin kararı, Kürtlere karşı yürütülen kirli savaşın gündelik manzaralarındandır.
Kürdistan coğrafyası, dağları, ormanları aylardır Türk savaş uçakları tarafından bombalanıyor, ormanlar kasıtlı olarak yakılıyor, uluslararası hukukta savaş suçu sayılan tüm bu eylemler yalnız insanlara değil doğaya karşıda işleniyor.
Yaşananları yeterince anlatmakta yetersiz olan bu aktarımlarımızın her biri tek başına uluslararası savaş suçları işlendiğini açıkça göstermektedir. Bizler Kürt Kadın tutsaklar; dünyanın tüm mazlum halklarının hakları olan kimliği ve değerleri ile barış ve demokrasi koşullarında yaşama, bunlar için baskıcı rejimlere karşı direnmenin, halkımız ve bizim için de tartışılmaz bir hak olduğuna inanıyoruz. Kürtlerin en büyük talihsizliklerinden biri kendisini yok etmek isteyen Türk devleti ve hükümetinin tanımlanması ve bu tanımın uluslararası kurum ve örgütlerce benimsenmesidir. Kürt Özgürlük Hareketinin 'Terörist' olarak tanımı
Türk devletinin Kürtlere karşı haksız savaşında cesaretlendirmekte, bu tanıma dayanarak katliamcı yüzünü gizlemektedir. Bu nedenle, halkımıza dönük savaşı durdurmada kararlı ve tutarlı adımlar atmak isteyen uluslararası tüm güçler öncelikle Kürt Özgürlük Hareketinin terör listesinden çıkarmalı veya çıkarılması için yetkilerini kullanmalıdır.
Bugün acil olan diğer taleplerimiz şunlardır:
1 - Türk Devletine, yetkileriniz ve ilkeleriniz çerçevesinde Kürt sivil alanlarından ağır silahları çekme, keskin nişancılar ve kontra güçlerinin halka karşı giriştiği kirli savaş, işkence, eylemlerine son vermesi çağrısı yapma, varsa gerekli yaptırımları uygulama
2 - Kürt il ve ilçeleri, yerleşim yerleri, tarım alanları üzerinde rutin olarak uygulanan abluka, yasaklama, sokağa çıkma yasağı vb. uygulamaların derhal durdurulması, abluka uygulanan yerlerdeki sivil ölümlerinin araştırılması, bu alanların dışarıdan bağımsız gözlemcilere açılması, ölümler ve çatışmaların neden olduğu yıkımla ilgili tarafsız, kamuoyuna açık soruşturmaların yapılması için, yetkinizi kullanma, gerekli baskıyı yaparak, hükümeti hesap vermeye, uluslararası hukuka uygun davranmaya zorlama
3 - Son dört ayda devletin yürüttüğü savaşta işlenen savaş suçlarını tespit etmek, sonuçlarını açıklamak üzere uluslararası hukuktan gelen yetkilerinizi kullanmanızı tüm bunları açıkça görmek, yerinde gözlemlemek için devletin ablukaya aldığı yerleşim yerlerine gelmenizi bekliyoruz."
(dk)

