Kavganın kadını Sennur Sezer son yolculuğuna uğurlanıyor

15:07

JINHA

İSTANBUL - Emeğin ve direnişin kadını şair yazar Sennur Sezer, yüzlerce kişi tarafından son yolculuğuna uğurlanıyor. Kavganın kadını Sennur için Evrensel gazetesi önünde gerçekleşen cenaze töreninde aydınlar, "Onu hep kavganın şiirlerinde anacağız" derken, eşi Adnan Özyalçıner ise, "O benim her şeyimdi, karımdı, sevdiğimdi, annemdi. O ne güzel bir kadındı" diye konuştu.


İstanbul'da dün yaşama veda eden emeğin direniş şairi ve yazarı Sennur Sezer yol arkadaşları tarafından son yolculuğuna uğurlanıyor. Yazarı olduğu Evrensel Gazetesi ve kurucularından olduğu Hayat TV'nin binası önünde gerçekleşen cenaze törenine yüzlerce emekçinin yanı sıra HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, İMC TV Mor Bülten Sunucusu Serpil Savumlu, Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Mustafa Kös, ÖDP Eş Başkanı Alper Taş, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Turgay Olcayto, mesleği hak haberciliğinin sahası alanlardan öğrenen Sennur'un gazeteci öğrencileri ve Evrensel Gazetesi ve Hayat TV'nin tüm çalışanları katılım gösterdi. İlk olarak karanfillerle donatılmış cenaze aracıyla gazete binası önüne getirilen yazarın tabutu kadınların omuzunda "iş emek özgürlük", "Yaşasın devrim ve sosyalizm" sloganları eşliğinde gazete binasının önüne taşındı.

'Şimdi Sennur'u grev çadırlarında bulma zamanı'

Tabutunun üzerine yaşamını yitirdiğine dair atılan manşetlerin yer aldığı Evrensel gazetesinin yanı sıra yazdığı şiir ve kitapların bırakıldığı cenaze töreninde konuşan yazar Aydın Çubukçu, Sennur'un fiziken ayrıldığını belirterek, "Şimdi Sennur'u emek çadırlarında, grev alanlarında, alalarda mücadele saflarında bulma zamanı. Sennur tükenmeyen bir hazinedir, ondan öğrendiklerinizi işçilere, emekçilere, uğruna mücadele özgür kadınlara ama en çok da o çok sevdiği sokak çocuklarına dağıtın. Onun öğrettiklerinizi dağıttıkça heybenizdeki Sennur'a dair bilgiler artacak inanın" diye konuştu.


'Sözcükler içinde uyusun'

"Şiirin, emeğin ve mücadelenin başı sağ olsun" diyen Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köse, gençlere seslenerek, "Tüm olup bitenlere sırtını dönenlerin gerçekleri öğrenmesi için, Sennur ablanızı tekrar okuyun ve insanlara ulaştırın. Ablamız sözcükler içinde uyusun" ifadelerinde bulundu. PEN yazarlarından Halil İbrahim Gürkan ise "Onu tanıdığımdan buyana hep öğrenmeye, anlamaya çalıştım. Biz onunla örgütlenmenin ne kadar değerli olduğunu öğrendik" şeklinde konuştu.

'Hoşça kal emeğin ve kavganın kadını'


Ardından konuşan Selma Gürkan, Sennur'un ardından yaşadığı üzüntüyü, "Kavganın kadınını kaybettik" sözleriyle dile getirdi. Sennur'u şiirin annesi diye tanımlayan Selma, "Bu güne kadar tüm hastalıklarına rağmen 'of' demeden yola devam etti. O direnişi kadar, öğrenen ve öğreten olmuştur. Onun hayatını öğrenmek isteyenler onun dizelerinde tanıyabilirler. O neyse, dizeleri de o olmuştur. Anlattığı işçi kendisi, yaşadığı kaygılar yine kendisiydi. Bizlere korkunun emek ve umutla nasıl kırılabileceğini o öğretmiştir. Öğrettikleri çünkü yaşadıklarıydı yani kendi öğrendikleriydi. Mısralarındaki umutlu ve emekçi kadını kendi bedeninde yaşamıştır. Özgürlük adına mücadele eden en güzel kadınlardandı. Onu her zaman emeğiyle yaşatmaya devam edeceğiz, hoşça kal emeğin ve kavganın kadını" dedi.

'Nerde barış için söylenecek bir söz varsa Sennur oradaydı'

"Sennur, nasıl yaşamalı sorusuna verilecek en güzel cevaptır" diyen Sebahat Tuncel ise, nerde bir barış mücadelesi varda Sennur'un orda hazır bulunduğunu kaydetti. Sebahat, "Bu ülkeye barışın gelmesi için gecesini gündüzüne takıp durmadan mücadele etmeye devam etti. Buradan ona halkların kardeşliği için, sosyalizm için mücadele etmeye devam edeceğimizin sözünü bir kez daha veriyoruz" diye konuştu. Sibel Uzun da onu şu sözlerle anlattı:
"O bizlere aynı anda devrimci, sanatçı, yazar ve gazeteci olabilmenin en büyük örneğini verdi. Sennur Sezer genç kuşak için verilebilecek en önemli örnektir. Şimdi biz gençlere onu örnek almak kalır."

'Yaşam dolu bir defter kapattım'

Cenaze töreninin en duygusal konuşmasını ise eşi Adnan Özyalçıner yaptı. Sennur'un tabutuna gözyaşları içinde, "sevgilimi kaybettim" diye ağlayarak sarılan Adnan Özyalçıner, Sennur'a hitaben konuşmasını şöyle sürdürdü:
"O benim her şeyimdi, karımdı, sevdiğimdi, annemdi. O benim elim ayağımdı, elim ayağım koptu… O bir şarkıydı, şiirdi, yaşam yüklü umut yüklü bir defterdi. Onunla birlikte yaşam dolu bir defteri kapattım. O ne güzel bir kadındı; insan hakları, çocuk hakları, kadın özgürlüğü için mücadele etti. Acımız sonsuz, ömür boyu verdiği insan hakları adına verdiği mücadelesi ve güneş gibi aydınlattığı mücadelesiyle o ölmedi, hep aramızda. O 'yüreğimiz acımadan, yüreğimizin nerde olduğunu bilemeyiz' derdi. O hep yüreğinin nerde olduğunu bildi. O ölmedi bizimle kalacak."

Törenin ardından kadınların omuzları üzerinde cenaze aracına bindirilen Sennur Sezer için Teşvikiye Cami'nde kılınan cenazenin ardından kavganın kadını saat 16.00'da Zincirlikuyu Mezarlığı'nda defnedilecek.

(zd-öç/dk)