'Kürt halkına boyun eğdiremeyecekler'

09:03

Bêrîtan Canözer / JINHA

AMED - PKK'lilere ait mezarlıklara, cami ve cemevlerine yönelik yapılan saldırılara tepki gösteren Diyarbakır Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eşbaşkanı Nurşen Akbal, saldırılara karşı barışı savunmaya devam edeceklerini söylerken, KJA üyesi Aynur Aşan ise "Kürt halkına boyun eğdiremeyecekler" dedi.

Barışın konuşulduğu bir süreçte savaş konseptini devreye sokan AKP, bir yandan sivillere yönelik katliam ve saldırı emrini verirken, bir yandan da PKK'lilere ait mezarlıkları, cami ve cemevlerini bombalıyor. Diyarbakır Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eşbaşkanı Nurşen Akbal, mezarlıklara yapılan saldırıları bir Alevi olarak kınadığını ve doğru bulmadığını belirterek, "Türkiye devleti ve onu faşist halkı yıllardır Kürt halkına karşı düşmanca yaklaşıyor. Örnek gösterdiğimiz 90'lı yıllardan bile daha iğrenç bir katliam politikası yürütüyorlar. Bir halkın şehidine yapılan saldırı halkın şerefine, onuruna ve varlığına yapılan saldırıdır. Bunu Alevi halkının inancına karşı da yapmışlardı. Alevilerin derneklerine ve kurumlarına saldırarak bir saygısızlık örneği göstermişlerdi. Biz bu tür saldırıları Alevi halkı olarak çok yaşadık ve hiçbir dine, inanca, kültüre, dile yapılan saldırıya hoşgörü göstermeyiz" diye konuştu.

'Yapılan saldırıları asla kabul etmeyeceğiz'

Nurşen, Kürt halkına yönelik 7 Haziran seçimlerinin ardından yaşatılan savaşın hiçbir hukuksal ve insansal boyutunun olmadığını söyleyerek, "İnsanların yaşam hakkını elinden almak, temel ihtiyaçlarını gidermelerine izin vermemek dünyadaki en büyük hukuksuzluktur. Hiçbir dinde ve inançta insan öldürmenin bir açıklaması yoktur. Madem nefret ediyorsun bu halktan öyleyse çekilin kendi köşenize muhatap olmayın. Bebeğinden yaşlısına kadar yok etmek ne demektir? Biz Aleviler olarak Kürt halkının yanındayız ve tarafımız her daim insan olmaktan yana olacaktır. Ne dine, ne kültüre, ne dile ne de tarihe ve doğaya yapılan hiçbir saldırıyı asla kabul etmeyeceğiz ve karşısında durmaya devam edeceğiz. Savaşı başlatanlara karşı barışı savunmaya ve barışı inşa etmeye devam edeceğiz. Hiçbir insan dini, kültürü ve dili yüzünden öldürülemez, katledilemez. Biz bunu kınıyoruz ve Kürt halkının yanında saf tutacağımızı yeniliyoruz" ifadesinde bulundu.

'Savaş ortamı yaratmak istiyorlar'

Savaş yanlılarının 40 yıldır Kürdistan topraklarında hem kültür hem siyasi hem de toplum açısından geniş bir savaş yürüttüğünü belirten KJA üyesi Aynur Ayşan ise Kürdistan'ın yok etmek istediklerini söyledi. Aynur, askeri alanda katletme politikalarını büyüttüklerini ifade ederek, "Bunlara da Gever, Cizre, Nusaybin, Varto ve Silvan'ı örnek gösterebiliriz. Bu halk için en önemli şey olan şehit mezarlıklarına saldırdılar ve yıktılar. Camileri taradılar, yaktılar. 40 yılın intikamını şehitlerin mezarlarından almak istiyorlar. Bu tarz yaklaşımlarla Kürt halkının damarına basarak bir savaş ortamı yaratmak istiyorlar. Bu savaşı daha çok noktaya yararak Kürt halkının nefes alma alanlarını kısıtlamayı amaçlıyorlar" sözlerine yer verdi.

'AKP karşısında direneceğiz'

Onlarca asker ve özel timin 'Xerzan Şehitliğine' saldırdığını belirten Aynur, halkın üzerine rastgele ateş edildiğini ve sivil halkın canına kast edildiğini de vurguladı. Aynı zamanda halkın kendi iradesi ile seçtiği vekillerin de tarandığını ifade eden Aynur, "Bu saldırı sonucunda çok sayıda kişi yaralandı. Şehit aileleri için açılan kütüphaneye de saldırdılar. Aileler için hazırlanan kütüphane bombalandı ve yıkıldı. AKP'nin tek amacı Kürt halkını kendi emri altına almak ve onları kendine göre şekillendirmek. 40 yıldır emrinin altına alamadığı Kürt halkını bu saatten sonra alabileceğini sanıyor ama yanılıyor. Kürt halkı hiçbir şekilde ona boyun eğmeyecektir. AKP halkın en önemli değeri olan şehidine pis ellerini uzatıyor. Hem KJA olarak biz kadınlar hem de tüm halk olarak AKP'nin bu politikaları karşısında büyük bir direniş göstereceğiz" diye belirtti.

'Erdoğan tek adam olmak istiyor'

AKP'nin halkın özyönetimleri ilanlarını öne sürerek halka saldırdığını kaydeden Aynur şunları belirtti: "Oysa ki halk AKP'nin başlattığı bu savaş sürecine karşı özyönetimlerini ilan etti. Yıllardır özyönetim çalışmaları zaten yürütülüyordu. Halkımız zaten bunun hazırlığı içerisindeydi ve devletin seçimden sonra halka yönelik başlattığı saldırılardan sonra da özyönetim ilanlarına gitmeyi uygun gördüler. AKP'nin başlattığı savaş özyönetim ilanlarının sonucu değildir. Halkın kendi kendini yönetmek istemesi kadar doğal ve olması gereken bir durum yoktur. Erdoğan tek adam olmak istediği için halkın onun emrinden çıkmasını hazmedemiyor ve aslında bu mezarlıklara yapılan saldırılar tam da bu yüzdendir. Halkı bir nevi kendince cezalandırıyor ama bu halk ona boyun eğecek bir halk değildir. Bunu artık anlaması gerekiyor."

(mt/mg)