Doktorlar katliam anını anlattı: Alana girmemize engel oldular

09:05

JINHA

ANKARA - Bombalı saldırının gerçekleştiği anda yaralılara ilk müdahalede bulunan TTB’li doktorlar o anları anlattı: “Ambulanstan önce polis geldi, gaz bombalarının altında kan gölüne dönen kaygan zeminde yaralılara koşmak zorunda kaldık. Bize engel oldular, amaç yaralıların da ölmesiydi. Parti flamalarıyla yaralılara tampon yaptık, bayraklarla sedye yaparak yaralıları taşıdık. Ankara’da büyük bir katliam yaşandı, unutmayacağız, unutmayın…”

Ankara'da dün emek ve meslek örgütlerinin barış mitingine yönelik saldırının tanığı olan doktorlar yaralılara müdahale etmelerinin polis tarafından engellendiğini söyledi. TTB İstanbul doktorlarından Ayşe Özdamın, “Sabah kente girdiğimde beni en çok rahatsız eden şey, polislerin olmamasıydı. Polislerin güvenlik önlemi alması gibi bir tutumu söz konusu değildi, bu benim içimde bir kuşku uyandırdı” diyerek Ankara gibi bir kentte polisin görünür olmamasının dikkat çekici bir husus olduğunun altını çizdi. İstanbul grubu olarak sabahın erken saatlerinde kortej oluşturmak için alanda yerlerini aldıklarını söyleyen Ayşe, “Birden patlama gerçekleşti, doktorlar olarak o bölgeye doğru ilerledik. Birden sabah olmamaları beni rahatsız eden polisler karşımıza dikildi. TOMA’lardan gaz bombaları atıldı ve halka tazyikli su ile saldırı gerçekleştirdiler. Bir süre yaralılara müdahale etmek için o bölgeye gidemedik” diye anlattı.

‘Parti bayraklarını sedye yaptık’

Tüm müdahalelere rağmen doktorlar olarak bölgeye girmeyi başardıklarını söyleyen Ayşe, alanda üst üste düşmüş onlarca cesetle karşılaştıklarını söyledi. O anları “hiç unutulamayacak bir kabus” sözleriyle niteleyen Ayşe, yaralılara parti flamalarıyla tampon yapmak zorunda kaldıklarını söyledi. Alana ambulansın çok geç geldiğini kaydeden Ayşe, “Ambulanstan önce TOMA geldi. Yaralıların hiçbir şekilde hastaneye kaldırılmasına izin verilmedi. Yaralı kalanların da bir şekilde ölmesini istediler. Biz de mecburen parti bayraklarını sedye yapıp yaralıları hastaneye taşımak zorunda kaldık” dedi.

‘Yerler kan gölüydü, yürüyemiyorduk kayıyorduk’

Katliamın gerçekleştiği yerde yaralılara ilk müdahalede bulunan TTB doktorlarından biri de Özgür Akbaba. “Güle oynaya barış için alana gittik” diyerek ilk anları anlatan Özgür doktorun kana bulanan paçaları ise katliamın acı gerçeğini anlamamıza yetiyor. Alana giren herkesin dikkatini ilk çeken noktanın hiçbir güvenlik önleminin alınmaması olduğunu söyledi. Özgür, “Zaten alana girer giremez, patlama oldu. Üst üste yığılan insanlar vardı, yerler kan içindeydi, kayıyorduk, her yerde et parçaları vardı. Ambulans gelmedi, ambulanslar daha erken gelebilseydi, ölü sayısı daha az olabilirdi. Gelmediği gibi gaz bombasının etkisi altında insanlara ilk müdahalede bulunmak zorunda kaldık” diye anlattı.

‘Parçalanmış ceset canlı bombaya işaret ediyor’

“Nasıl bir ideolojidir, nasıl kirli bir örgüt ve nefrettir ki, bu insanların içine girip kendilerini patlatabiliyorlar” sözleriyle tepkisini dile getiren Özgür, alanda bulunan parçalanmış cesedin canlı bombaya ait olduğuna işaret ettiğini söyledi. Özgür ayrıca TTB’nin “acil kan” çağrılarının yapıldığı sırada Sağlık Bakanlığı tarafından, “Kan ihtiyacı yok” açıklamalarına tepki göstererek, “Ne büyük bir mutluluktur ki, Bakanlığın bu açıklamalarına rağmen, alana akın edenler oldu. Onların ellerinden gelse, ‘ambulansa da gerek yok’ derler. Zaten ambulansın gelmemesi kalanların da bir şekilde ölmesi adına değimliydi” diye sordu.

‘Halkın öfkesi bir gün Gezi gibi patlak verecek’

Özgür son olarak şöyle konuştu: “TTB doktorları olarak hastaneleri gezerek gönüllü doktorluk yapmaya devam ediyoruz. Ancak biz kendi kendimizi koruyabiliyoruz. Bakanlığın hiçbir çağrısı bizi kurtaramıyor. Yaklaşık 30 civarında ağır yaralı hala var. Bombalar patlatarak, üzerimize gazlar sıkarak, bizi korkutmaya çalışıyorlar ancak insanlar daha da öfkeleniyor. Nasıl ki 2013 yılında Gezi direnişinde korku salmaya çalışmaları halkın örgütlülüğü ile kırıldı, bu saldırılara karşı yine en büyük cevap halkın örgütlülüğü verecektir. Şunu iyi bilsinler; halkı korkutmak ve yıldırmak adına yapılan bu katliamlar, tıpkı Gezi direnişi gibi patlak verecek. Ankara’da büyük bir katliam yaşandı, unutmayacağız, unutmayın…”


(ekip/zd/fk)