Görgü tanıkları: Ambulans yerine polis gönderdiler
09:09
JINHA
ANKARA - Ankara'da yaşanan katliamın ardından patlama sonrası ihmallere dikkat çeken görgü tanıkları, ambulans yerine polis gönderilmesine tepki gösterdi. Tanıklar, "Bu katliamı devlet yaptı" diyor. Tanıklar ayrıca saldırının gerçekleştiği noktada olaydan kısa bir süre önce 18 yaşlarındaki bir gencin şüpheli hareketlerde bulunduğunu belirterek, saldırının faillerinden birinin de o gencin olabileceği noktasında dikkat çekti.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin düzenlediği "Emek Barış ve Demokrasi Mitingi"nin kana bulanmasının ardından görgü tanıkları yaşadıklarını kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyor. 97 kişinin yaşamını yitirdiği 506 yaralının olduğu katliamın ardından Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yakınlarını bekleyenler, " Pek çok yakınımız ambulansların gelememesinden dolayı yaşamını yitirdi. Önce polis yerine ambulans gönderselerdi böyle olmazdı" diye hükümete tepkilerini dile getirdi.
'Polis yaralılarımıza ulaşmamıza izin vermedi'
İzmir'den Ankara'ya miting için gelen Kelime Dündar, "Patlama hemen dibimdeydi ben şok oldum. Sabahtan beri insanlarımızı arıyoruz. Arabamı patladı nasıl patladı bilmiyorum ama bir anda sanki yangın çıktı. Hala bir kabusun içinde gibiyim. Polis yaralılarımıza ulaşmamıza izin vermedi. Ambulansı çağırdık gelmedi. Yaralılarımızın çoğunluğu kan kaybından yaşamını yitirdi. Ağaçların üzerinde bağırsaklar vardı. Nereye koşacağımızı bilemedik" diye anlattı.
'Meydana yaklaştığımızda ambulans'
İstanbul'dan miting için gelen Dünya Emrem ise olay anında KESK'in kortejinde yürümeye başladığını patlama sesini duyunca olay yerine gittiğini dile getirdi. "Ama garip bir patlamaydı yukarıya doğru bir şeyler yükseldi" diyerek gördüklerini tanımlayan Dünya, "Kitle Sıhhiye'ye doğru arayı açarak yürüsün dediler. Meydana yaklaştığımızda ambulans yoktu. Olaydan 20 dakika sonra ambulans geldi ve yoldan geçen polisler gaz attılar" dedi. Yaralıları taksilerle kendi imkânlarıyla hastanelere ulaştırmaya çalıştıklarını söyleyen Dünya, "Alana girerken hiç güvenlik önlemi yoktu. Polis patlamadan sonra geldi. Normalde her eylemde bize karşı güvenlik önlemi alınır, araçlarımız durdurulurdu. Ama bu kez alanda hiç polis yoktu. Planlı bir eylemdi ve devletin katliamıydı" diye belirtti.
'Herkesi mücadeleye çağırıyorum'
İstanbul'a geri dönmeyeceğini söyleyen Dünya dayanışma çağrısında bulunarak "Ben gitmeyeceğim. Arkadaşlarımızın aileleri buraya gelecek. Onlarla dayanışmak için buradayım ve herkesi birlikte mücadele etmeye çağırıyorum. Bu böyle devam ederse bizleri katletmeye devam edecekler o yüzden bir arada durmamız gerekiyor" dedi.
'18 yaşlarında bir çocuk şüpheli hareketlerde bulunuyordu'
Yaralı yakınından olaya ilişkin bilgi alan ve aldığı bilgileri paylaşan Peyruze Yalın "Yakınımın dediğine göre kortejin tam ortasında 18-19 yaşlarında bir çocuk oturuyormuş. Kitle yer değiştirmek için sürekli hareket halindeyken çocuk rahatsız olup kalkmıyormuş. Yakınımın dediğine göre sanki uyuşturulmuş gibiymiş. Onun çok dikkatini çekmiş. Patlama sesini duyup kafasını çevirdiğinde çocuğun oturduğu yerde patlama olduğunu görmüş. Bir halkın üzerine bomba atılması insanlık dışı bir katliamdır" diye konuştu.
(ekip/zd/

