Kayıp yakınları eyleminde katledilen gazeteciler anıldı
15:29
JINHA
AMED - İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganıyla düzenlediği oturma eyleminin 252'cisini gerçekleştirdi. Yaşamını yitiren Özgür basın çalışanlarının anıldığı eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Yüksekova’da polis kurşunu ile katledilen yurttaşların Valilik tarafından ‘terörist’ olarak kamuoyuna açıklanmasını kınadı.
İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganıyla her hafta düzenlediği oturma eyleminin 252'cisini, Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirdi. Üzerinde "Onlar Bir Gece Ansızın Evlerinden Alındılar ve Bir Daha Geri Dönmediler" yazılı pankartın açıldığı eyleme, İHD yönetici ve üyeleri ile kayıp yakınları, İHD Bölge Temsilcisi Şevket Akdemir, BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Özgür Gazeteciler Cemiyeti Başkan ve üyeleri, MEYA-DER üyeleri, Barış Anneleri İnsiyatifi, gazeteciler Veysi sarısözen, Varlık Özmenek, Ragıp Duran, Şeyhmus Diken ile Şair Hicri İzgören katıldı.
‘Yine katliamlarla uyandık’
Eylem öncesinde bir konuşmada bulunan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Hakkari'nin Yüksekova (Gever) ilçesinde HPG'li mezarlarının tahrip edilmesine ilişkin yapılan protesto eylemi sırasında Özel Harekat Timleri tarafından açılan ateş sonucu iki yurttaşın yaşamını yitirdiği olaya dikkat çekerek, “Yine katliamlarla, yine yaşamını yitiren sivillerin haberleri ile uyandık. Gün geçmiyor ki bu coğrafyada bir katliam haberini duymayalım. Bu artık gelenek haline gelmiştir. Güvenlik güçleri toplumsal olaylarda, siyasi iktidarın desteğini arkasına alarak sivil insanları katlediyor” dedi. Güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği sivil ölüm olaylarının ‘hükümetin yerel temsilcileri’ tarafından yapılan açıklamalarla aklanmaya çalışıldığına vurgu yapan Raci, Hakkari Valiliği’nin açıklamasını kınadı.
‘Failler korunuyor’
Raci, “Hatırlarsınız burada Şahin Öner katledildi. O dönemin Valisi Mustafa Toprak, ‘elinde bomba patladı, böyle yaşamını yitirdi’ demişti. Ama Şahin Öner, polisin panzeri altında kalarak, bilerek ve isteyerek katledildi. Biz Baro ile birlikte, Vali hakkında suç duyurusunda bulunduk. Ama yargı başta Mustafa Toprak olmak üzere, bütün failleri korudu. Korundukları için aynı tarz ve söylemle, Hakkari Valisi de aynı açıklamayı yapabiliyor. ‘Bunlar teröristtir’ diyebiliyor. Yargıdan siyasal iktidara bir bütün olarak bu zihniyeti kınıyoruz” diye konuştu. Açıklamanın failleri koruduğunu ve kabul edilebilir bir olmadığını belirten Raci, hükümetin demokratikleşme ve hukukun üstünlüğünü konusundaki samimiyetini, Valinin açığa alınarak kanıtlamasını istedi. Raci, “Hükümet, tetiği çeken, emri veren sorumluları yargı önüne çıkarıp hesap sormalıdır. Biz bu beklenti içersindeyiz ve bunun peşini bırakmayacağız” dedi.
‘Gazetecileri saygı ile anıyoruz’
Önceki gün yaşamını yitiren Güney Afrika’nın efsanevi lideri Nelson Mandela’nın yaşamını yitirmesinden duydukları üzüntüyü dile getirerek konuşmasını sürdüren Raci, “Halkalar arasında yarattığı onurlu, eşit ve dayanışma temelli duygular ve bunun için verdiği mücadeleden dolayı kendisini minnetle anıyoruz. Dileriz ki, eşitlik ve özgürlük için mücadele eden dünyadaki ve Türkiye’deki tüm tutsaklar, Kürt Önderler özgürlüklerine kavuşurlar. Ve dünya, Türkiye bu hatadan vazgeçer” diye konuştu. Karanlıkta kalan gerçekleri aydınlığa çıkartmak için mücadele eden gazetecileri saygı ile andıklarını belirten Raci, anıları önünde saygı ile eğildiklerini söyledi.
‘Gündem geleneği Türkiye’nin algısını değiştirdi’
Ardından konuşan Özgür Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hayrettin Çelik, bölgedeki yaşanan gerçeklerin açığa çıkartmak ve kontrgerilla faaliyetlerin deşifre ettikleri için gazetecilerin karanlık güçler tarafından katledildiğini belirterek, “Özgür Basın 1990’larda başlayan bir gelenektir. Kürtlerin profesyonel olarak gazeteciliğe başlayarak algı değişikliklerine yol açan bir gelenekti” sözlerini ifade etti. Geleneğin yarattığı değişime karşı, Türkiye’nin siyasi otoritelerinin takındığı tavrın onlarca gazetecinin öldürülmesine ve Gündem Gazetesi’nin bombalanması gibi sonuçları açığa çıkarttığına değinen Hayrettin, yaşamını yitiren özgür basın emekçilerinin isimlerini tek tek okuyarak saygıyla andıklarını ve mücadelelerine bağlı kalacaklarını söyledi. Ardından konuşan Gazeteci Veysi Sarısözen ise, bu gün burada ve her hafta yapılan bu eylemin sembolik olduğunu ama gerçekte kayaları damlaya damlaya eriten bir gerçek etki yaratacağını kaydetti.
‘Katliama on binlerce kişi tanıktır’
Son olarak konuşan BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, bu gün burada kayıplarının faillerini ararken, sivil ölümlerin katliamların hala yöntem değiştirerek devam ettiğini söyledi. Meral, “Bir adım daha öteye giderek sokak ortasında gençlerimizi, çocuklarımızı öldürmeye devam ediyorlar. Dün Yüksekova da gerilla mezarlarının tahrip edilmesini demokratik yürüyüşle protesto eden insanlar katledildi. Otopsi raporlarına baktığımızda ağır silahların kullanıldığı bilinmesi gereken bir tespit. Önce basın görmedi. Valilik açıklamasından sonra haberlerde yayınlandı. Bütün basın hep bir ağızdan çatışma çıktığı söylediler” ifadelerini kullandı. Basında çıkan haberlerin talimat alınarak yayınlandığını belirten Meral, “On binlerce kişi olaya tanıktır. Yaşamını yitirenler nasıl öldürüldüklerini gördüler. Bunu gizleyemezler. Özgür basına niye saldırıyorlar. Çünkü özgür basın hakikati yazıyor” şeklinde konuştu.
Yapılan açıklamaların ardından, yaşamını yitiren özgür basın emekçileri anısına 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.
(tt-ny/mg)

