Diyarbakır’da ‘Bölge Madenciliği ve Sorunları’ paneli düzenlendi

17:46

JINHA


AMED – Diyarbakır’da Maden Mühendisleri Odası, “Bölge Madenciliği ve Sorunları” konulu panel düzenledi. En çok maden kazalarının Türkiye’de yaşandığına dikkat çekilen panelde, Kürt sorununun çözülememesinin madencilik sektörünü de etkilediği kaydedildi.


TMMOB’a bağlı Maden Mühendisleri Odası Sümerpark Ortak Yaşam Alanı Resepsiyon Salonu’nda “Bölge Madenciliği ve Sorunları” konulu panel düzenledi. Panele BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, İş Adamı Raif Türk, Diyarbakır Mermerciler Derneği’nden Zeki Tutal, Maden Mühendisleri Odası Başkanı Hakan Karaaslan ve Elazığ Mermerciler Derneği’nden Abidin Gümüş konuşmacı olarak katıldı. Panel devrim ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler adına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Panelin açılışı konuşmasını yapan Diyarbakır Maden Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ikinci Başkanı Selahattin Cengiz “4 Aralık Dünya Madenciler Günü”nü hatırlatarak, madenciliğin insanların gelişim ve değişimini sağlayan etkenlerin başlıcası olan minerallerin getirdiği bilinç olduğunu söyledi.


‘Madencilik yoğun emek gerektiriyor’


Günümüzde madenciliğin yoğun emek gerektirdiğini ve sermaye birikimini sağlayan bir iş kolu olduğunu vurgulayan Selahattin, “Bölgede madencilik dağlık ve kırsal alanlarda yapılmaktadır. Siirt Marten Köyü bakır yatakları, Elazığ Karakaya krom yatakları, Hani Adıyaman mermer yatakları, Bingöl demir yatakları, Şırnak ve Silopi’de de asterit yatakları bulunmaktadır. Bu alanlarda çalışma koşulları oldukça zordur. Bu zorluk doğal olarak çalışanlara da yansımaktadır” dedi. Madencilerin, maden emekçilerinin ve maden mühendislerinin pek çok sorunla karşılaştığını dile getiren Selahattin, panelde bu sorunları tartışacaklarını, ayrıca Kürt sorununun çözülememesinin madencilik sektörüne olan etkileri de dile getireceklerini ifade etti.


‘Çözüm süreci az olsa da bir rahatlama getirdi’


Çözüm sürecinin az da olsa getirdiği bir rahatlamanın olduğunu belirterek, bunun olumlu bir barış evresine dönüşmesinin temenni ettiklerini de kaydeden Selahattin, “Biz Maden Mühendisleri Odası olarak çevre duyarlı ve uyumlu bir madenciliğin yapılması taraftarıyız. Özellikle kimi çevreler maalesef bizim bu duruşumuzu farklı alanlara çekmektedir” diye kaydetti. Selahattin, konuşmasının sonunda madenciliğin ekonomik gelişmenin en önemli ayağı olarak görülmesinin de gerektiğini de vurguladı.


‘Yüksekova’da iki kişinin katledilmesi olayı açığa çıkarılmalıdır’


Ardından panelin moderatörlüğünü üstlenen Mustafa Doğu tüm ısrar ve davetlerine rağmen AKP Diyarbakır Miletvekili Galip Ensarioğlu’nun daveti kabul etmediğini belirterek, sözü BDP Şırnak Miletvekili Hasip Kaplan’a bıraktı. Dün Hakkari Yüksekova’da polis kurşunuyla katledilen Mehmet Reşit İşbilir, Veysel İşbilir’in bilinçli bir şekilde katledildiğine değinen ve yaşanan bu olayı kınayan Hasip Kaplan Başbakana seslenerek, iki kişinin polis tarafından katledilmesine sebep olan provakatörlerin yakalanması gerektiğini vurgulayarak, “Hükümetin bu provakatörleri açığa çıkarmasını istiyoruz” dedi.


‘En çok maden kazaları Türkiye’de yaşanıyor’


4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla tüm maden sektörünün beklentisi çözüm sürecine yönelik olduğunu dile getiren Hasip , ”Çünkü birçok maden bölgesi güvenlik sebebiyle açılamamaktadır” dedi. Dün dört maden işçisinin hayatını kaybetmesine ilişkin olarak da dünyada en çok maden kazalarının Türkiye’de yaşandığını ve bunun içinde herhangi bir önlemin alınmadığına dikkat çeken Hasip “Bölgede madencilik sektöründe mermer, kömür, doğalgaz, termik ve petrol santralleri bulunuyor. Fakat bu maden yatakları kullanılmıyor. Örneğin Rojava’daki petrol sahaları mayınlı arazide bulunduğu için işletilmiyor” diye konuştu. Bölge’de madenlerin işlenmesinden ziyade HES’lerin yapılmasına dikkat çeken  Hasip, özelikle en fazla barajın ve HES’ in bölgede yapılmasının düşündürücü olduğunu devletin inşa ettiği barajlar ve HES’lerle bölgenin coğrafyasını ve tarihini talan ettiğine dikkat çekti.


Sektörün genel durumu üzerine fikirler konuşuldu


Ülke dışından gelen şirketlerin maden yatakları için yasal boşluklardan yararlanarak, çok rahat iş yapabildiklerini sözlerine ekleyen Hasip “Ülke içinde faaliyet yürüten yerel ölçekteki şirketler ise tam tersi bir durum yaşıyor. Yerel şirketlerin önünde yasal olarak birçok engel bulunuyor” dedi. Hasip, konuşmasının sonunda da bu durumun giderilmesi adına yerel yönetimlerin güçlenmesi gerektiğini belirtti. Panelin devamında diğer konuşmacılar Mehmet Raif Türk , Zeki Tutal,  Hakan Karaaslan  ve Abidin Gümüş madenciliğin bölgede 30 yıllık savaş sürecinden dolayı engellendiğini, buna rağmen bölgede madenciliğin hala iş yapabildiğini belirterek, sektörün genel durumu üzerine fikirlerini açıkladılar.


Yapılan konuşmaların ardından panel sona erdi.


(dc/mg)