Sebahat Tuncel: Siz hesap sormazsanız bu halk sorar
19:34
JINHA
COLEMERG - Yüksekova'da cenaze töreninde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, Başbakan Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Zulüm devem ediyor. Devlet aynı devlet. 1915'te, Dersim'de, Maraş'ta, Roboski'de, Gezi'de ve Gever'de bu devleti iyi tanıyoruz. Biz katliamları, işkenceleri unutmayacağız. Unutmayacağız ki barış gelsin. Bu devlet sadece Kürdistan'da değil, Türkiye'de katliamlar yapıyor. Katillere rütbeler veriyor. Hrant Dink'i, Uğur Kaymaz'ı, Şahin Öner'i ve Roboski'de katleden herkesi ödüllendiriyor. Siz bunların hesabını sormazsanız burada barış olmaz. Siz hesap sormazsanız bu halk sorar" dedi.
Yüksekova'da özel harekat polisleri tarafından öldürülen Mehmet Reşit İşbilir (35) ile Veysel İşbilir'in (34) cenazeleri, otopsi için götürüldükleri Van'da işlemlerin tamamlanmasının ardından öğlen saatlerinde konvoy ile Yüksekova'ya getirildi. Cenazeler Yüksekova Cengiz Topel Caddesi'ne getirilirken, cenazeleri karşılamak için toplanan sayıları on bine ulaşan kitleye polis müdahale etti. Çıkan çatışmalar, BDP Genel Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve BDP'li milletvekilleri Esat Canan, Adil Zozani, Özdal Üçer ve BDP'li belediye başkanlarının ilçeye gelmesiyle son bulurken, yeniden toplanan kitle cenazeleri dini vecibeleri yerine getirmek üzere eski merkez camiine götürmek üzere yürüyüşe geçti.
Balkonlara siyah bezler asıldı
Burada dini vecibelerin yerine getirilmesi sonrası omuzlara alınan tabutlar defnedilecekleri Bajirge Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı. Omuzlara alınan tabutların üzerlerine PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın posterleri ile PKK bayrakları serildi. Tabutların mezarlığa taşınması sırasında Van karayolu çift yönlü olarak kitle tarafından araç trafiğine kapatıldı. Mezarlığa doğru yapılan yürüyüş sırasında kitle tarafından hep bir ağızdan "Ey şehîd xwîna te erdê namine" , "HPG intikam", "isyan" sloganları atıldı. Kitlenin önünde yer alan gençler tarafından ise, Mehmet Reşit İşbilir ile Veysel İşbilir’in posterleri taşındı. Yine yürüyüşte yer alanlarda yakalarına katledilen amca-yeğenin fotoğraflarını taktı. Yürüyüş boyunca sloganlara ara verilen anlarda kitlenin önünde mezarlığa doğru hareket halinde bulunan anons aracından "Ey reqip" marşı çalındı. Omuzlarda mezarlığa doğru taşınanı cenazeler yol üzerinde bulunan yurttaşlarca da selamlandı. Yurttaşlar evlerinin balkonlarına siyah bezler ve sarı, kırmızı, yeşil flamalar astı.
Kitle kameralarla görüntülendi
Yürüyüş sırasında yaşanan katliama duydukları öfke nedeniyle kitle içerisinde bulunan gençler tarafından Gülen cemaatine ait olduğu belirtilen bir bina, molotof ve taş yağmuruna tutuldu. Buraya dönük yapılan molotoflu eylemden sonra gençler, mezarlığın hemen karşısında bulunan özel hareket polislerinin bulunduğu noktayı da taşladı. Kitlenin mezarlığa doğru akışı esnasında yüksek binaların üstüne ve tepelere çıkan polis ve özel harekatçıların ise, kitleyi kamerayla görüntüye aldığı görüldü.
‘Tek tek hesabını soracağız’
Mezarlığa getirilen amca ve yeğenin cenazesi ise yoğun kar yağışı altında yan yana toprağa verildi. Defin işlemleri esnasında aileler, yitirdikleri amca-yeğen için gözyaşlarına boğuldu. Törende yer alan Selahattin Demirtaş ve Sebahat Tuncel, burada ailelere sarılarak teskin etmeye çalıştı. Cenazelerin toprağa verilmesinin ardından Selahattin Demirtaş mezar başlarında kısa bir konuşma yaptı. "Tüm Kürdistan halkının başı sağ olsun. Biliyorum ki bugün Kürdistan'da ve dünyanın her yerinde yaşayan Kürtlerden birer parça daha koptu" diyerek sözlerine başlayan Selahattin, "Kendilerinden parça koparanlardan, infaz yapanlardan, katliam dayatanlardan daha önce olduğu gibi bugün ve bundan sonrada olduğu gibi tek tek hesabını soracaklarını" söyledi.
‘Gever’de analar ağlıyor’
Kürt gençliğini, Gever gençliğini katliamla bitireceklerini, teslim alacaklarını sananların bir kez daha yanılacağının altını çizen Selahattin, "Gever'in ortasında iki genci iş elbiseleriyle katledenler, o katliamcı ve kanlı elleriyle Kürdistan gömülecektir ama Kürdistan ilelebet kalacaktır. Kürt gençlerini ulu orta katledip, çatışma diyenler bu halkın içine çıkacak yüzü bulamayacaklardır. Asıl terörist kar maskeleri ile hastaneyi basıp, işkence edenler ve şehitlerimizi yerde sürükleyenlerdir. Bu halkın öfkesi sizi boğacaktır. Bunlar demokrasiden nasiplerini almadıkları gibi İslamiyet'ten de nasiplerini almamıştır. Şimdi 'analar ağlamasın' diyenler Gever'e baksınlar. Gever'de analar ağlıyor. Böyle bir süreç, barış olmaz. Bu infazların hesabını elbet soracağız. Eğer hükümet infazların üstünü örtmeye çalışırsa yalanlara sığınırsa, Gever halkı ve tüm Kürdistan halkı bu barış sürecine asla destek vermeyecektir" dedi.
Sebahat Tuncel: Siz hesap sormazsanız bu halk sorar
HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel de konuştu. Konuşmasında “geçmişi unutun, yeni bir dönem başlıyor” sözlerini hatırlattığı Başbakan Erdoğan'a seslenen Sebahat, "Ancak bu zulüm devem ediyor. Devlet aynı devlet. 1915'te, Dersim'de, Maraş'ta, Roboski'de, Gezi'de ve Gever'de bu devleti iyi tanıyoruz. Biz katliamları, işkenceleri unutmayacağız. Unutmayacağız ki barış gelsin. Bu devlet sadece Kürdistan'da değil, Türkiye'de katliamlar yapıyor. Katillere rütbeler veriyor. Hrant Dink'i, Uğur Kaymaz'ı, Şahin Öner'i ve Roboski'de katleden herkesi ödüllendiriyor. Siz bunların hesabını sormazsanız burada barış olmaz. Siz hesap sormazsanız bu halk sorar" dedi.
Mezarlık çıkışı kitleye müdahale
Yapılan konuşmaların ardından mezarlıktan çıkmak üzere kitle kapıya doğru hareketlendi. Fakat mezarlık çıkışında kitleye dönük ikinci bir polis saldırısı yaşandı. Kitleye müdahalede bulunan polisler, gaz bombası, tazyikli su ve plastik mermi kullandı. Yaşanan ikinci müdahale üzerine mezarlıktan çıkan gençlerde polise taşlarla karşılık verdi. Çıkan olaylar sırasında polise ait bir zırhlı araç mezarlıktan çıkmaya çalışan kitlenin içine daldı. Kitlenin içine dalan zırhlı araç nedeniyle birçok kişi ezilme tehlikesi geçirirken, aynı araçtan o sırada etrafa rast gele ateş açıldı.
(mg)

