'Üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız ve isyan ediyoruz!'
14:51
JINHA
SÊRT - Ankara katliamını kınamak için hayatın durduğu Siirt, Ankara, Çanakkale, Antep, Halfeti ve İzmir'de, "'Üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız ve isyan ediyoruz" mesajı verildi.
ANKARA
Ankara'daki emek, demokrasi ve barış mitingine yönelik kanlı saldırıyı kınamak için emek örgütleri Sakarya Caddesinde toplandı. Binlerce kişi "Hırsız katil AKP " ve "Katil devlet hesap verecek" sloganlarıyla Çankaya Belediyesi önüne yürüdü. DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve sendika yöneticilerinin katılımıyla Çankaya Belediyesi önünde zılgıtlar ve alkışlar eşliğinde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminden sonra konuşan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, diktatörlüğe karşı mücadelelerini büyüteceklerini duyururken emek demokrasi barış mitingi için Türkiye'nin dört bir yanından gelen yurttaşların sadece barış talebi için ve daha insancıl yaşamak geldiklerini söyledi. "Hiç kimse bu katliamın faili meçhul olduğunu söylemesin" diyerek sözlerini sürdüren Kani, Ankara'daki bombayı Adana, Mersin'den, Diyarbakır'dan ve Suruç'tan tanıdıklarını ve aynı seride bombalı saldırılar olduğunu ifade ederek, "Bunları 1 Mayıs 1977 Taksim'den tanıyoruz. Bu alçakları, şerefsizleri soysuzları çok iyi tanıyoruz" dedi.
KESK Eş Başkanı Saziye Köse ise "Daha ne kadar gençlerimizin bedenlerini feda edeceğiz? Daha ne kadar bedenlerimizin üstünde savaş dansı yapacaksınız? Daha ne kadar savaş bütçesiyle kasalarınızı dolduracaksınız?" diye sormak için 10 Ekim'de Ankara'da olmak istediklerini belirterek, katliamlarla barış ve özgürlük mücadelesinde kendilerine geri adım attıramayacağını kaydetti.
İZMİR
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin Ankara'daki yaşanan katliamı protesto etmek için aldığı 2 günlük grev kararı İzmir'de büyük ilgi gördü. Sabah saatlerinden itibaren iş başı yapmayan işçiler, iş yerleri önünde bir araya gelirken kentte otobüs seferleri durdu, öğrenciler okula gitmedi, resmi kurumlarda da işlem yapılmadı. İş yerleri önünde toplanan işler daha sonra ortak toplanma yeri olan Basmane garı önünde bir araya geldi. İş ve emek örgütlerinin yanı sıra eyleme HDP, CHP ve çok sayıda siyasi parti, dernek kurumu destek verdi. Siyah elbiselerin giyildiği eylemde "Katilsiniz, hesap vereceksiniz", "Katili biliyoruz, inadına barış istiyoruz" pankartları ile kortej halinde yürüyüşe geçildi. "Katil, hırsız Erdoğan", "Katil devlet hesap verecek", "Suruç'un katili Ankara'nın faili" sloganları ile yürüyen kitle evlerindeki yurttaşlar da pencerelerine astıkları siyah bayrak ve alkışlarla destek verdi.
Yürüyüş Gündoğdu meydanında son buldu ve on binlerce kişi ölenlerin fotoğraflarını açarak, "Katil Erdoğan" sloganları attı. Katliamda ölenlerin isimlerin okunduğu eylemde yurttaşlar "Yaşıyor" diye karşılık verdi. HDP ve CHP milletvekillerinin de katıldığı eylemde ilk olarak Barış Anneleri konuşarak, katliamda ölen Barış annesi Meryem Ana anılarak, katilleri tanıdıkları ve analar olarak hesabını soracaklarını söyledi. Ardından DİSK, KESK, TMMOB ve TTB adına ortak açıklama okuyan Melih Yalçın, AKP'nin savaş politikalarına karşı toplanan barış güçlerinin oluşturacağı yüksek barış sesini duymak istemeyen iktidarın Ankara'yı kana buladığını söyledi. "Katileri tanıyoruz" diyen Melih, AKP'nin 13 yıllık iktidarında birçok katliamın sorumlusu olduğunu söyledi. Açıklamanın ardından eyleme katılan on binler İzmir körfezine ölenleri anmak için karanfiller baktı.
SİİRT
KESK Siirt Şubeler Platformu Ankara katliamını kınamak için KESK binası önünde bir araya gelerek Kızılay İş Merkezi'ne yürüdü. İki kez polis engeli ile karşılaşan binlerce kişi yürüyüşe devam etti ve ardından basın açıklaması yapıldı. YürüyüşeHDP Milletvekili Hatice Seviptekin, Belediye Eşbaşkanı Belkıza Beştaş Epözdemir, HDP, DBP ve CHP temsilcileri ile sendika ve meslek örgütü üyeleri katıldı. "Acımız büyük" yazılı siyah pankartın asıldığı eylemde "Barışa yönelik yapılan katliamı kınıyoruz" yazılı pankart taşındı ve "Barışa uzanan eller kırılsın", "Bijî aşitî" ve "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganları atıldı. Açıklamaya katılanlar, "Üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız" yazılı kokartlar taktı.
KESK Dönem Sözcüsü Mehmet Alanç, "Saray'ın saltanatı uğruna aylardır dökülen kanlara dur demek, savaşa karşı, barışı savunmak için yollara düşmüştük. Türkiye'nin dört bir yanından, emek, barış ve demokrasi taleplerimizi haykırmak için gelmiş, kadını erkeği, genci yaşlısı barış türküleriyle birlikte halaya durmuştuk" diye konuştu. Mehmet, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız ve isyan ediyoruz. Bizler patlama sonrasında canlarımızı kurtarmaya çalışırken, polislerini gaz bombaları ile üzerimize salanlar, yüzümüze sırıtarak 'Güvenlik zafiyeti' yok diyorlar. Hiç kimse bize bu katliamın faili meçhul olduğunu söylemesin. Ankara'nın orta yerinde göz göre göre bombaları patlatanları, yakın tarihimizin en vahşi saldırısına göz yumanları biliyor, katillerin hepsini tanıyoruz. Amed'deki patlamadan tanıyoruz, Suruç'ta yaşamını yitiren genç bedenlerden tanıyoruz. Katiller; diktatörlük heveslileri 7 Haziran seçimlerinde kursaklarında kaldığı için ülkeyi kan gölüne çevirip, yaşanan ölümler üzerinden 'Oy avcılığı' yapanlardır. Katiller; yarattıkları şiddet, korku ve katliam atmosferinde 'Tek başına iktidar' olmak için ülkeyi ateşe atıp, kendilerini kurtarmaya çalışanlardır."
ÇANAKKALE
Ankara katliamı Çanakkale'de de emek ve meslek örgütleri tarafından kınandı. HDP'li vekile adayları, Çanakkale Belediyesi Başkanı Ülgür Gökhan ile ilçe belediye başkanları ile belediye çalışanlarının da destek verdiği eylem Salı Pazarı önünde başladı. "Devrim şehitleri ölümsüzdür", "İş emek özgürlük" "Savaşa hayır barış hemen şimdi", "Şehit namırın" sloganlarıyla yürüyüşe geçen kitle İskele Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Burada konuşan Eğitim Sen Şube Başkanı Prof. Dr. Telat Koç, "Ankara'nın göbeğinde polisin güzün önünde patlattılar bombayı. Her zaman iktidarın önünde set olan polis yoktu ortada.128 canımız aldılar canımızdan can git annelerimiz, babalarımız kardeşlerimiz kaybettik" diye konuştu. Telat sözlerini "Eşit, özgür, demokratik bir ülkede bir arada yaşamaktan barışı savunmak için asla vazgeçmeyeceğiz" diyerek bitirdi.
Ardından söz alan HDP'li vekil adayları katliam yerindeki tanıklıklarını anlattı. HDP'li vekil adayı Özlem Ergun Açanal, "Yıkılsınlar bu ülkeden defolup gitsinler. Kanımız son damlasına kadar hesap soracağız. Ankara'da katledilen Ercan Adsız 'ın eşi Yasemin Adsız ne diyeceğimizi bilemiyoruz" dedi. Özlem konuşmasını gözyaşlarıyla sonlandırdı.
ANTEP
Antep'te de emek ve meslek örgütlerinin grev kararına katılım yoğun olur. Kırkayak Parkında bir araya gelen binlerce kişi "Acımız büyük öfkemizde büyük yastayız isyandayız grevdeyiz" ,"Aşiti" ve "Bu ülkeye barış sanatla gelecek" pankartları açarak Antep'ten barış mitingine giden ve katliamda yaşamını yitiren Ali Deniz Uzatmaz, Korkmaz Tedik ve Şebnem Yurtman'ın fotoğraflarıyla yürüyüşe geçti. Eski Adliye binasında son bulan yürüyüşte, "Kati devlet hesap verecek", "Katil İŞİD işbirlikçi AKP", "Hükümet istifa", "Kurtuluş yok ha hep beraber ya hiç birimiz" ve "Susma haykır halklar kardeştir" sloganları atıldı. Adliye önüne karanfil bırakarak mum yakan kitleye hitap eden DİSK Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, "Bizi korkutmaya, yıldırmayı sindirmeye çalışanlara sesleniyorum: Ne kadar saldırırsanız saldırın, korkmayacağız, yılmayacağız, unutmayacağız ve asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
HALFETİ
Ankara'da yapılan bombalı saldırı sonucu kana bulanan Barış Mitingi'nin çağrıcıları olan KESK ve DİSK'in aldığı 2 günlük grev kapsamında Genel İş Sendikası'na bağlı Halfeti Belediyesi personeli, iş bırakarak greve gitti. Siyah bezin asıldığı belediye hizmet binasının bahçesinde başlanılan grev kapsamında oluşturulan çıkarılan program forum şeklinde gerçekleşti. Ülkede son yüz yılda yaşanan baskı, şiddet ve katliamlar ve bu doğrultuda yürütülen politikalar ele alındı. Genel İş Sendikası Halfeti Belediyesi Sözcüsü Mehmet Sakar, greve giren personele ilişkin yaptığı konuşmada Türkiye'de ulus devlet anlayışıyla yürütülen Türklük ve Sunnilik ideoloji politikası üzerinden yürütülen biat kültürüne vurgu yaptı. Mehmet Sakar, Ermeni katliamı, Sivas, Maraş, Zilan, Koçgiri, Dersim ve Roboski gibi katliamları hatırlatarak, yakın tarihte işlenen Diyarbakır, Cizre, Varto, Nusaybin ve en son olarak Ankara barış mitingindeki bombalı saldırı ile devam eden katliam serisinin birbiriyle olan bağlantısı üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Mehmet, başta Kürt özgürlük hareketi ve devrimci, demokrat kesimlerin tüm baskı, şiddet ve katliam politikalarına karşı vermiş olduğu mücadele ve direnişi geniş bir yelpazede ele alarak aktardı.
Halfeti Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Durmuş, yaşanan acının tarihsiz olduğunu dile getirerek, tüm yönelmelere karşı dik durmaları gerektiğini ve mücadelelerini bu temelde yükseltmelerini gerektiğini ifade etti. Barış işçin Ankara'da bir araya gelenlerin katledildiğini söyleyen Ayşe Durmuş, katliamın arkasındaki güçlerin ancak özgürlük ve demokrasi mücadelesi verenler tarafından açığa çıkarılabileceğini hukuk karşısında yargılanabileceklerini kaydetti. Grev oturma eylemi ile devam etti.
(ekip/fk)
