Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar…
09:10
JINHA
ANKARA - “Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar…” Edip Cansever’in en sevdiği şiirinin son mısraları, Ankara katliamında sonsuzluğa uğurlanan Korkmaz Tedik’in dilinden hiç düşmediğini söyleyen mücadele arkadaşı Şükran Doğan, onu ve mücadelesini anlattı. Şükran, Korkmaz’ın bir kazağı iki yıl boyunca giyen, lüks ihtiyaçları olmayan gerçek bir devrimci olduğunu söylüyor.
DİSK, TMMOB, KESK ve TTB’nin düzenleyicisi olduğu Barış Mitingine yönelik bombalı saldırıda yaşamını yitirenlerden biri de Emek Partisi Genel Yönetim Kurulu Üyesi Kokmaz Tedik. Korkmaz’ı en sevdiği şiir olan, “Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar ve dağılmış pazar yerlerine memleket” dizeleri ile uğurlamıştı mücadele arkadaşları. Dağılmış Pazar yerlerinden geriye kalanlar ise Korkmaz’ın mücadelesini sürdüreceklerini dile getiriyor. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan “Korkmaz’ın arkadaşlarına ve yoldaşlarına yakışan onun mücadelesini yükseltmektir” diyor.
‘Partinin içinde büyüdü’
Korkmaz’ın anne ve babasının Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Sendikaları’nda (TÜM BEL SEN) örgütlü olduğunu dile getiren Şükran, “Korkmaz mücadelenin içinde büyüyen bir çocuktu” diyerek tanımlıyor onu. Korkmaz’ın küçük yaştan itibaren Emek Partisi’ne gidip geldiğini söyleyen Şükran, “Partinin içinde büyüdü diyebiliriz” diye belirtiyor.
‘Hemen her konuda bilgi sahibiydi’
Korkmaz’la HDP’nin seçim döneminde beraber çalıştıklarını ifade eden Şükran,“HDP’nin hem yerel hem genel seçimlerinde çalıştık. Partimizin İç Ege Bölgesi’nden sorumluydu. Korkmaz’ın en dikkat çekici özelliklerinden birisi herhangi bir sorun ya da yapılması gereken bir iş varsa hemen çözerdi. Çevresi genişti. Kendi alanıyla ilgili çok hızlı dönüşler yapardı. Mücadelede bu çok önemlidir” diyerek Korkmaz’ın hemen her konuda bilgi sahibi olduğunu ifade ediyor.
‘Bir kazağı iki yıl giyerdi’
Arkadaşlarının Korkmaz’ı anlatırken, “Hiç kimseyi üzmemiştir” tanımlamasını kullandıklarını belirten Şükran sözlerine şu şekilde devam ediyor:“İnsanlarla tartışmaz mı, tartışır ama kimseye karşı sesi yükselmez. Kimseye aksi bir şey söylemeyen örgütçü bir insandı. Ama insanlara yalnızca örgütlemek için yaklaşmazdı. Herkesle oturup saatlerce konuşan biriydi. Hangi zaman hangi saatte arasanız derdinize yetişirdi. Zaman mefhumu yoktu Korkmaz’da. Başı sıkışan bir kişi Korkmaz’ı ararken ‘acaba gelir mi’ diye düşünmezdi. Bunlar abartısız olarak anlatılan şeyler. Bunların hiç biri övgü diye arkasından söylenen şeyler değil. Mesela hiç lüksü yoktu. Bir kazakla iki yıl yaşardı.”
‘Hayatını sınıf mücadelesine adadı’
“Adı gibi korkmayan yiğit bir insandı” diyerek yoldaşından geriye kalanları anlatan Şükran, “Partinin profesyoneliydi. Hayatını sınıf mücadelesine adayan bir insandı. Halkların kardeşliğine adanmış bir hayatı vardı Korkmaz’ın. Bizim çok değerli bir yoldaşımızdı” diyor.
‘Dileği sosyalist iktidardı’
Katliamda 16 yoldaşlarını ve pek çok sendikalı arkadaşlarının yaşamını kaybettiğini söyleyen Şükran, son olarak, “Arkadaşlarına ve yoldaşlarına yakışan onun mücadelesini yükseltmek. Biz yıllardır bu ülkede barışı istiyoruz. Aynı zamanda da Kürt halkının taleplerinin karşılanacağı bir barış istiyoruz. Hiç kimsenin bu savaştan bir çıkarı yok. Korkmaz’ın dileği halklarla beraber sosyalist iktidarı kurmaktı. Biz de aynı yolda beraber yürüyerek yoldaşlarımızın mücadelesini büyüteceğiz” diye belirtiyor.
(ekip/zd/fk)
