'Ölülerimizden ne istiyorlar'

09:02

Rojda Oğuz-JINHA

BÊDLÎS - Bitlis'in Olek Köyü'nde bulunan "Xerzan Şehitliği"ne yapılan saldırıların ardından köy halkı yaşadıkları korkunun etkisini üzerlerinden atamadıklarını anlattılar. Olek köyünden Müzeyyen Şişman, "Şehitlerimizden, ölülerimizden ne istiyorlar bilmiyorum. Yıllardır toprağın altında olan kemiklerden ne istiyorlar" dedi.

Bitlis'in Olek köyünde 'Xerzan Şehitliği'ne üç gün boyunca yapılan saldırının ardından köy halkı yaşadıkları korkuyu hala üzerlerinden atamadıklarını söyledi. Mezarlığa giden bütün yollar ve civar köyler, günlerce abluka altına alındı. Mezarlığın çevresinde bulunan yeşil-kırmızı-sarı renk korkulukların iş makinesi ile yıkıldığı, şehitliğin hemen yanında bulunan camiinin yakıldığı, mezar taşlarının kırıldığı gözlendi. Olek köyünden Müzeyyen Şişman o gün yaşadıklarını anlattı. Müzeyyen, "Devlet yine yapacağını yaptı. Üzerimizden mermiler uçuyordu. Savaş fermanıydı yaşadıklarımız. İçimiz koptu. Çok korktuk. Korkudan dışarı da çıkamıyorduk" diyerek yaşadığı korkuyu dile getirdi.

'Yıllardır toprağın altında olan kemiklerden ne istiyorlar'

Olayın yaşandığı gün evde kızı ile yalnız olduklarını söyleyen Müzeyyen, korkudan oldukları yerden ayrılamadıklarını ifade etti. Müzeyyen, "Yangın başladığında ben evden çıkıp şehitliğe kadar gittim gözlerime inanamadım. Giderken de korkuyordum öldürülmekten. Köylüler gelmeye başladılar ve şehitlikteki yangını söndürdüler izin vermediler kül olmasına. Köyde zaten erkekler azınlıktaydı o gün. Çevre köylerden haberi alanlar gelmeye başladılar. Kadın erkekler hep beraber şehitliği korumaya çalıştık. Bulduğumuz her şeyle yangını söndürmeye çalıştık" dedi. Müzeyyen, mezarlıkların taşlarının kırıldığını, bombalandığını ve ateşe verildiğini belirterek, "Şehitlerimizden, ölülerimizden ne istiyorlar bilmiyorum. Yıllardır toprağın altında olan kemiklerden ne istiyorlar. Bu şehitliğimize yapılan 2'inci saldırıdır. Yine o zamanda panzerlerle mezarlarımızı ezdiler, parçaladılar. Ben çok korktum, hepsini yerlerinden söktüklerini sandım, içim parçalandı. Köylülerin direnmesi ile yaklaşamadılar. Camimizi, taziye çadırını yaktılar" diye konuştu.

'Bu halka barış gelmesi için ben oğlumu şehit verdim'

Ankara'da yaşanan katliamı hatırlatan köylülerden Huri Arıkbaşlı, 22 yıl önce gerilla olan oğlunun yaşamını yitirdiğini söyledi. Oğlundan söz ederken gözleri dolan Huri, "Bir kere canımı yaktılar benim. Artık yakmasınlar. Herkesi öldürüyorlar. Ankara'ya barış için giden insanları bile öldürdüler. Şehitlerimizin kemikleri bile dışarıda kaldı. Öyle bir zamana geldik ki biz bu devletle baş edemiyoruz. Hepimizi öldürseler şuan ne gelecek elimizden. Barış için giden insanları öldürdüler, Xerzan Şehitliğini bombaladılar, bizi de öldürür bu devlet" diye tepkisini dile getirdi. "Devlet Kürtleri sevmiyor" diyen Huri, "Yazık bu insanlara. Bu kadar ölüm, katliam niye? Bu halka barış gelmesi için ben oğlumu şehit verdim. Benim oğlumun hala bir mezarı yok. Burada çocuklarının mezarı olan annelere yapılan zulümdür. Ben artık her iki taraftan da ölümlerin olmasını istemiyorum. Bir şehit haberi geldiğinde benim ciğerim parçalanıyor" diye kaydetti.

(dc/dk)