‘Bu meydan kanlı meydan…’

12:20

JINHA

ANKARA – Bombalı saldırının gerçekleştiği sırada Tren Garı alanında, “Bu meydan kanlı meydan” marşını söyleyerek halaya duranlardan Ankara Üniversitesi öğrencilerinden Şeyda Yazıcı, marşın kalan sözlerini aynı tonla söylemeye devam ederek, mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini söylüyor. Katliamın gerçekleştiği sırada Barış Annelerinin hemen önünde olduğunu söyleyen Büşra Cabak ise “Onların kenetlenmesi patlamanın etkisini azalttı” diyor. Büşra o anları, “Kendimi mayın tarlasında gibi hissettim” diye tanımlıyor.

“Bu meydan kanlı meydan, Ok fırladı çıktı yaydan, kalın ayağı kalkın, Siz köyden biz şehirden…” Şimdi tüm dünya Ankara Katliamı’nı, saldırının gerçekleştiği an yarım kalan bu marşın sözleriyle hatırlıyor. Usta Şair Edip Cansever’in, “Mendilimde kan sesleri” şiirinin en anlamlı dizesinde geçen, “Dağılmış pazar yerine benziyor şimdi tüm istasyonlar” mısraları artık sanki Ankara Garı için yazılmışçasına anlamlı, Ruhi Su’nun, “Kanlı Pazar’ı” ise geleceği görürcesine dizilen her kelime bir o kadar acı… Kamuoyunun kulağından hala düşmeyen o seslerin sahiplerinden biri de Ankara Üniversitesi öğrencilerinden Şeyda Yazıcı. Katliamın gerçekleşmesinden bir iki saniye önce yoldaşlarıyla kol kola avazı çıktığı kadar haykıran Şeyda olayın şokunu hala üzerinden atamadı.

‘Tek neden savaşa karşı barışı haykırmamızdı’

Patlama sırasında halay çeken grubun içerisinde olan Şeyda Yazıcı 10 Ekim Ankara Katliamı’nın barışı büyütmek ve inşa etmek için bir araya gelen onlarca insanın katledildiği katliamı asla unutamayacağını söylüyor. Şeyda, “Katliamın tek sebebi, savaş çığırtkanlığına karşı tek ses olup barışı istememizdi” diyor.

Marşın geri kalan sözleri…

“Katliamda patlama sırasında biz halaydaydık ve ‘ Kanlı Pazar Türkü’müzü söylüyorduk. Tam ‘Bu meydan kanlı meydan’ derken arkada bir patlama oldu” diyen Şeyda marşın geri kalan kısmına devam ediyor: “
Bu meydan kanlı meydan, Ok fırladı çıktı yaydan, Kalkın ayağa kalkın, Siz köyden biz şehirden…”

‘ Barış şehitlerine son sözümüz olsun’

Katliam anından hemen önce olduğu gibi tüm sesiyle haykırarak marşın geri kalan kısmını okuyan Şeyda “Söyleyemediğimiz yarım kaldığımız katledildiğimiz bu bölüm barışı inşa etmek için oraya gelen artık kanla bağlı olduğumuz barış şehitlerine son ve en büyük sözümüzdür. Hepimizin başı sağolsun” diyor.

‘Barış Anneleri daha çok can kaybını engelledi…’

Kanlı meydanın bir başka tanığı ise Büşra Cabak. O an adeta mitingin barış güvercinleri olan beyaz yazmalı Barış Anneleri’nin hemen önünde olduğunu söyleyen Büşra, “Anneler o an kortejdeki yerlerini aldı ve birbirilerinin koluna girerek ellerini sıkı sıkıya tuttu. Onların kenetlenmesi etten duvar ördü, onların bu hali patlamanın aha fazla yayılmasını engelledi” diyerek o günü ve barış güvercinlerini anlattı.

‘Kendimi mayın tarlasında hissettim’

Kendisinin insanların ses tonlarını dahi kontrol ettiği batıda doğup büyüdüğünü belirten Büşra, patlamanın çıkardığı sesi duymanın kendisi açısından çok kötü bir durum olduğunu ifade ediyor. Büşra “ Hep ‘Anlıyoruz’ diyoruz ya bazı şeyleri. Aslında yaşamadan anlamıyoruz. Gerçekten de öyle oluyor” diyor.

Kendini o an mayın tarlasında gibi hissettiğini ifade eden Büşra “ Oradaki insanlarda muhtemelen öyle hissetti. Attığın adımın, gittiğin yerin, yolun hiçbir şekilde bir güvencesi yok. Yürümek, kaçmak istemedim. Çünkü insanların kopan et parçalarına basıyordum” diyerek o anı bir kez daha yaşıyor.

(ekip/zd)