Bilgune Feminista ile kadın mücadelesi

08:38

 


Sarya Şakar-Mizgin Tabu/JINHA


AMED – Ulusal bir kadın hareketi olan Bilgune Feminista, Bask solunda 11 yıldır özgün kadın örgütlenmesini yürütüyor. Bilgune Feminista’nın kadın örgütlenmesi üzerine bilgi veren Ernai Örgütü aktivistleri İzaskun Goienetxea, kadınlar olarak amaçlarının Bask bölgesini sosyal ve feminist bir ülke haline getirmek olduğunu belirtirken, Garazi Mugertza ise kadına yönelik şiddet, savunma teknikleri gibi bir çok konularda kadınlara bilinç eğitimlerinin verildiğini kaydetti.


Bask solunda özgün örgütlenen Bilgune Feminista, ulusal bir kadın hareketi. Yaklaşık 11 yıl önce kurulan Bilgune Feminista, Bask ülkesinin hemen hemen her yerinde örgütlü. Bask solunda özgün örgütlenen Ernai ve Bilgune Feminista Bask ülkesinde, kadın, gençlik, çevre, politika gibi birçok alanda özgün örgütlülüğünü sağlıyor. Bask ülkesinde kadın mücadelesinin önemini anlatan Ernai Örgütü aktivisti İzaskun Goienetxea, verdikleri mücadeleyi anlatırken, Bask ülkesinde verilen mücadele ile Kürt hareketinin verdiği mücadeleyle benzerlikler gösterdiğini kaydetti. Üniversite kadar aktif çalışmalar yürüttüğünü dile getiren İzaskun, “Üniversiteye başladıktan sonra daha çok aktifleştim ve bu mücadeleye katıldım” şeklinde konuştu. Partilerinin örgütlenme yapısının genel olarak bir çatı şeklinde geliştiğini ve birçok örgütü içinde barındırdığını ifade eden İzaskun, örgüt çalışmalarında yer alan kadın ve erkek katılımını değerlendirerek, “Genel parti örgütlenmesinde erkek sayısının daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Ama gençlik örgütlenmesinde kadın sayısının fazla olmasıyla birlikte bu orana yüzde 50 diyebiliriz Genel parti içindeki feminist örgütlerin içerisinde hiç erkek yok tamamı kadınlardan oluşuyor” dedi.


‘Etki yaratan bir gençlik örgütüyüz’


Ernai örgütünün yeni bir gençlik örgütlenmesi olduğunu ve Bask bölgesinde kendi örgütlerinden önce kurulan gençlik örgütlerinin yasaklandığını dile getiren İzaskun “Bundan önceki gençlik örgütlenmesi daha çok Bask bölgesinin özgürlüğü ve sosyalizm için savaş veriyordu ve bu daha çok illegal olarak biliniyordu ve terörist listesine eklenmiş durumdaydı” diye konuştu. Bask Özerk bölgesinde terörist listesine alınan örgütlerin zor şartlarda mücadele yürüttüğünü ve baskı altında olduklarını ifade eden İzaskun, “Abertzale solunun ve Bask ülkesinin gençlik örgütü olarak çok yeni olmamıza etki yaratan bir gençlik örgütüyüz” şeklinde konuştu.


‘Sosyalist bir ülke için savaşıyoruz’


Geçlik örgütü olarak 3 milyon nüfusu olan bir ülke de binin üzerinde üyenin varlığının olumlu değerlendirileceğine dikkat çeken İzaskun, “Gittikçe de üye sayımız artıyor. Bask ülkesinin sosyalist ve feminist bir ülke olması için savaş veriyoruz ve bu anlamda da başaracağımızı düşünüyoruz” vurgusunu yaptı. Şu anda İspanya’da en güçlü gençlik örgütü olduklarını ve gençlik sorunlarıyla ilgilenen ve gerçekten bir şeyler yapmaya çalışan tek örgüt olduklarını belirten İzaskun, “Öncesinde ispanya hükümeti sağ ya da sol parti farkını gözetmeden önceki gençlik örgütümüzü yasakladı ve terör listesine ekledi. Buda bizi kendi kendini yöneten bir bölge olarak görmemelerinden kaynaklanıyor. İspanya adına en iyi gençlik örgütlenmesini biziz” dedi.


‘Ulusal perspektifler için bir arada savaşmak zorundayız’


Bir önceki gençlik örgütünün Fransa bölgesi içinde de aynı şekilde örgütlediğini ancak yasaklandıktan sonra Ernai örgütünün sadece İspanya tarafında kontrol edilen Bask bölgesinde örgütlenmesini sürdürdüğünü dile getiren Ernai, “Fransa bölgesinde kalan topraklarda ise yeni bir örgütlenme başlatılıyor” ifadelerinde bulundu. İspanya’dan farklı olarak Fransa’nın koşullarının daha karışık ve zor olduğuna dikkat çeken İzaskun, “Fransa’da mücadele yürüten örgütler daha çok sosyal haklar ve milliyetçi tarzda bir yaklaşımdalar ama bizim gençlik örgütümüz Ernai, daha çok bağımsızlığı sosyalizmi ve feminizmi savunan bir örgütlenme diyebiliriz” şeklinde ifadelerde bulundu. Bask bölgesinin Fransa ve İspanya topraklarında ayrı ayrı mücadele eden örgütlerin aynı mücadeleyi verdiğini dile getiren İzaskun, “Her iki bölgede de birbirimizle ilişki içerisinde yan yana bu mücadeleyi vermemiz gerekiyor. Ulusal perspektifler için bir arada savaşmak zorundayız” sözlerini ifade etti.


Bilgune Feminista ile kadınlar örgütleniyor


Bask bölgesinde özgün kadın mücadelesi yürüten Bilgüne Feminista örgütlenmesini anlatan İzaskun, Bask bölgesinde kadın hakları için mücadele yürüten Bilgune Feminista örgütünün sadece kadınlardan oluşan bir feminist örgüt olduğunu ifade ederek, “Bilgune Feminista örgütü genel hareket içerisinde Abertizale solu ve Bask bölgesi içerisinde uzun bir süreçten sonra oluşan bir sonuç olarak ortaya çıktı. Harekette feminizm perspektifine sahip kadınlar yer alıyordu bu şekilde özgün bir yapılanmaları yoktu. Uzun yıllar sonra Bilgune Feminista kuruldu ve feminist bir bakış açısıyla aktivitelerini yürüttü” şeklinde konuştu. Aynı zamanda devrimci bir örgütlenme ve genel hareket içerisinde de popüler olan bir örgütlenme biçimi olduğuna işaret eden İzaskun, “Amacımız Bask bölgesini sosyal ve feminist bir ülke haline getirmek. Bilgune Feminista örgütünün tüm yaptığı aktiviteler direkt olarak örgütü ilgilendiriyor ve etkide bulunabiliyor” şeklinde konuştu.


‘Feminizm eğitimleri veriyoruz’


Ernai örgütünün Bask bölgesinde aynı zamanda kadın sorunlarıyla ilgilenen bir örgüt olduğunu ve bunu kendine stratejik bir amaç haline getirdiğini dile getiren İzaskun, “Çünkü bütün hareketlerde sosyalizm için savaşılıyor. Biz daha çok feminizm üzerine de tartışmalarımızı ve eğitimlerimizi yürütüyoruz. Bütün üyelerimize katılımcılarımıza devrimci feminizm eğitimleri veriyoruz.  Kapitalizm, ataerkil dönem, toplumsal cinsiyet, Marksizm ve sosyalizm ile ilgili eğitimlerimizi de devam ettireceğiz” şeklinde ifadelerde bulundu.  


‘Özgün kadın haber ajansının olması bizi çok etkiledi’


Diyarbakır’da 30 Kasımda tarihinde BDP Gençlik Meclisi’nin gerçekleştirdiği kongreye de katılan Ernai örgütü üyesi İzaskun, BDP gençliğinin kendilerini kongreye davet etmesinden çok etkilendiklerini ve çok mutlu olduklarını ifade ederek, “Biz Bask ülkesindeyken de Kürt kadın hareketini örnek bir hareket olarak, takip edebileceğimiz bir hareket olarak değerlendiriyorduk ve öyle görüyorduk. O yüzden buraya gelişimiz daha çok sizi tanımak nasıl örgütlendiğinizi, ne tür çalışmalar yürüttüğünüzü görmek istedik” sözlerini dile getirdi.  “Diyarbakır merkezli kurulan özgün bir kadın haber ajansının oluşu bizi çok etkiledi” diyen İzaskun, “Bask bölgesinde bizim böyle bir ajansımız yok. Bizde özgün kadın örgütlenmesini önemsiyoruz. O yüzden de Bilgune Feminista oluşumunu gerçekleştirdik” dedi. Bask bölgesinde Kürt kadın hareketi şeklinde özgün bir kadın örgütlenmelerinin olmadığını dile getiren İzaskun, “Burada şunu gördük. Kürt kadın örgütlenmesi her alanda kendi içinde, kendi birimi ve örgütlülüğü vardır. Kürt kadınları bu örgütlenmeyle haklarını elde etti ve mücadelesini sürdürüyor” diye kaydetti.


‘En büyük sorun kimlik sorunu’


Ernai örgütünün bir diğer aktivisti Garazi Mugertza ise, Bilgune Feminista örgütünün kadınla ilgili birçok alanda mücadele yürüttüğünü belirterek, “Kadın konuları dışında da Bilgune Feminista’nın ilgilendiği en büyük sorunun kimlik sorunudur. Bu kimlik sadece cinsiyet üzerine bir kimlik tartışması değildir, kapitalizmin bize dayattığı kimlikten biraz daha sıyrılmak ve kendi kimliğimizi oluşturmak istiyoruz. Toplumsal cinsiyeti yıkmayı istiyoruz.  Kadına yönelik şiddetle ilgili atölyeler, seminerler gibi etkinlikler düzenliyoruz. Bu  seminerlerde kadın kendisini nasıl savunabilir üzerinden tartışmalar yürütülüyor. Kadınlara kendilerini savunabilecekleri ve koruyabilecekleri materyaller veriyoruz. Bu materyaller sadece fiziksel olarak savunmak için değil, aynı zamanda kendini ruhen ve psikolojik olarak savunabilmeyi, başarabilmeleri için destek veriyoruz” dedi.


Foto: Tekoşin Tekin


(mt-sg/mg)