‘Kürtler her yerde hak ihlaline maruz kalıyor’

11:15

Mizgin Tabu/ JINHA


ŞERNAX - 10 Aralık İnsan Hakları Haftası’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şırnak Barosu avukatlarından Şeyma Ürper, Dünya’da ciddi anlamada hak ihlallerinin yaşandığını fakat Bölge halkının tarihten bu yana hükümet tarafından hak ihlallerine uğramasına karşın buna sessiz kalındığını dile getirdi. Şeyma, “Dünya’da yaşanan hak ihlallerinin yanı sıra Kürdistan’da da çok ciddi hak ihlalleri yaşanıyor. Kürdistan’da da kadının, çocuğun yaşadığı çok fazla hak ihlali var. Bölgede yaşanan hak ihlali özelikle 1992’de Şırnak’ta yaşandı. Bu herkesin bildiği bir gerçek ancak bunu sadece biz dillendiriyoruz. Bölge üzerinde çok ciddi çalışmaların olması gerektiğini düşünüyorum ”dedi. 


10-17 Aralık Dünya İnsan Hakları Haftası çerçevesinde birçok yerde farklı etkinlikler yapılarak yoğun bir hızla devam eden ve önü kesilmeyen hak ihlallerinin devam edildiğine dikkat çekiliyor. Tarihten bu yana Kürtlerin Bölge’de hükümet tarafından hak ihlaline maruz kaldığını dile getiren KURDİ-DER Şırnak Şubesi Eş Başkanı Weşen Külter, “Özelikle anadil ve kültürlerimizden yoksun bırakılıyoruz. Devlet tarafından medya yoluyla anadilimiz asimile ediliyor. Bu yönlü toplumun duyarlı olması gerekiyor. Özelikle annelerimize büyük rol düşüyor. Kadınlarımız anadil konusunda öncü olmalılar. Özelikle kadın hakları ihlal ediliyor. Kadın öldürülüyor, kadın eve hapsedilerek köleleştiriliyor. Kadın toplum içerisinde kendini ifade edemiyor. Örneğin kadın bir olayda düşünce ve fikrini sunamıyor. Erkekler kadınlara kendilerini savunacak yolu vermemiş. Toplumda kadının rolü büyüktür. Bundan dolayı kadınlarımızın her zaman mücadele etmeleri gerekir. Devlet ve erkek tarafından kadınların hakları sömürüldüğünü kaydeden Weşen, ”En önemli insan hakları yaşamdır. Özelikle bölgede devletin Kürtlere yaklaşım biçimi kabullenmeyecek düzeydedir” dedi.


‘Her yerde hak ihaleleri yaşanıyor’


Şırnak Barosu avukatlarından Şeyma Ürper, “Avukatlık her ne kadar toplumda farklı algılansa da, biraz dejenere olduğu iddia edilse de, avukatlar Kürdistan bölgesinde insan hakları savunması açısından önemli bir yere sahiptir” diyerek “Hak ihlalleri konusunda bölgenin bir gerçeği var. 7’den 70’e kadın, çocuk, erkek, genç kim olursa olsun yaşamış olduğu ciddi hak ihlalleri vardır. Kimisi bunu kadın olduğundan kaynaklı, kimsi Kürt olduğundan kaynaklı yaşıyor. Kimisi alması gereken eğitimi alamıyor.  Biz her yerde hak ihlallerine uğruyoruz” sözlerini ifade etti.


‘Mahkemelerde adalet tersine işliyor’


“Mesleğimizi icra ederken de hak ihlaline uğruyoruz” diyen Şeyma, ”Biz savunma erkiyiz ama yargı erkinin gerçekten işini doğru yapamamasından kaynaklı bizde savunmalarımızı olması gerektiği gibi yapamıyoruz.  KCK duruşmalarına katılıyoruz. Savunduğumuz müvekkillerimiz duruşmalarında çok ciddi savunmalar yapıyoruz hukuki davranmaları için heyeti, hakimleri, savcıları zorluyoruz. Olması gereken hukuk adına tartışmalar oluyor. Ancak hukukun yerine gelmemesi için azami çaba gösteriliyor. Zaten devletin yapmış olduğu bir politika var. Mahkemelerin yapması gereken hak ve adalet tam tersine engelleyen bir kurum olarak önümüze çıkıyor” ifadelerini kullandı.  


‘Şırnak’ta yaşananları herkes biliyor’


Dünyanın her yerinde hak ihlallerinin yaşandığını belirten Şeyma, “Dünya’da yaşanan hak ihlallerinin yanı sıra Kürdistan’da da çok ciddi hak ihlalleri yaşanıyor. Kürdistan’da da kadının, çocuğun yaşadığı çok fazla hak ihlali var. Bölgede yaşanan hak ihlali özelikle 1992’de Şırnak’ta yaşananlar herkesin bildiği bir gerçek ancak bunu sadece biz dillendiriyoruz. Gerçekten çok ciddi çalışmaların olması gerektiğini düşünüyorum. O kadar hak ihlalleri oldu ki bölgede, kendim vakıf olmadım, görmedim çocuktum burada da değildim. Okudukça, gördükçe, insanlardan gördükçe insanların yaşamış oldukları işkenceyi, hak ihlallerini düşündükçe insan şunu düşünüyor. Biz bunları hak ettik mi? Biz bunları hak ediyor muyuz?” şeklinde konuştu.


‘Cumartesi Anneleri, ciddi kayıplarımızın olduğunun göstergesidir’


Cumartesi annelerine de dikkat çeken Şeyma, konuşmasının devamında şunları söyledi:


 “Cumartesi Anneleri, kayıp çocukları için, babaları için bıkmadan usanmadan, her Cumartesi günü oturma eylemi gerçekleştiriyor. Anneler çocuklarının bir mezarı olması için, en azından gidecek bir mezarları olması için böyle bir mücadele veriyorlar. Nasıl söyleyeyim çok acı bir durum ve en çok etkilendiğim olaylardan bir tanesidir. Cumartesi Anneleri yağmur, çamur, kar demeden gidip sürekli kayıplarını sorgulamaları çok önemlidir. Bizim gerçekten çok ciddi kayıplarımızın olduğu göstergesidir. Düşünün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü, 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü kadın o kadar mağdur ki, o kadar çok hak ihlaline uğruyor ki sürekli bir gün yapma çabası içerisine girmişiz. Kadın olmak çok zor. Hele birde Kürdistan’da kadın olmak çok çok daha zor. Birde Kürdistan’da çalışan bir kadın olmak en zoru.”


 


(mt/zd/mg)