Roboski’de ‘İnsan Hakları Yürüyüşü’ düzenlendi

16:32

JINHA


ŞERNEX - TİHV, İHD ve MAZLUMDER Diyarbakır şubeleri ile Diyarbakır Barosu, 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında bu yıl "Barış" temasıyla ortaklaşa düzenleyecekleri etkinliklerin startını, 34 yurttaşın katledildiği Roboski'de gerçekleştirilen "İnsan Hakları Yürüyüşü" ile verdi. Roboski Katliamı’nda kardeşini ve 11 yakınını kaybeden Veli Encü, “Bugün 10 Aralık İnsan Hakları Günü ve 713 gün önce çoğu çocuk 34 yakınımız parçalanarak katledildi. Bu süre zarfında birçok mücadele verdik. Bu mücadele sonucunda devletin baskı tehdit ve para cezalarıyla karşı karşıya kaldık. Hükümet insan hakları gününde nasıl bir mesaj verecek çok merak ediyoruz. Taleplerimize ilişkin en ufak bir adım atılmazken, devlet hak ihlali yapmak için elinden geleni yapmıştır. Bu hak ihlalleri sadece Roboski’de değil Gezide, Yüksekova’da da yapılmıştır” dedi.  


Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Bölge Temsilcilikleri, İnsan Hakları Derneği (İHD), MAZLUMDER Diyarbakır şubeleri ve Diyarbakır Barosu'nun bu yıl "Barış" temasıyla 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası'nda düzenleyeceği etkinliklerin startı 28 Aralık 2011 yılında TSK'ya ait F-16 savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 34 yurttaşın katledildiği Roboski köyünde verildi. Aralarında Diyarbakır, Batman, Şırnak, Siirt, Mardin baroları başkanları ve avukatları, bölge İHD şube başkanları ve yöneticileri, MAZLUMDER, MEYA-DER, bazı STK temsilcileri, BDP'li yöneticiler ve insan hakları savunucusundan oluşan kalabalık bir heyet, Roboski köyünü ziyaret etti. Heyet, Roboski Mezarlığı girişinde katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıyan ve yası temsil eden siyah giysiler giyen Roboskili aileler tarafından karşılandı. Karşılamanın ardından aileler ve heyet, katliamda yaşamını yitirenlerin mezarlarını ziyaret etti. Bu sırada sık sık "Roboski'ye adalet", "Katil devlet hesap verecek", “Roboski faşizme mezar olacak”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları atıldı.


’34 yurttaşımız vahşice katledildi’


İnsan hakları gününün Kürt halkı açısından Roboski katliamının faillerinin açığa çıkartılmamasından dolayı kara bir gün olduğuna dikkat çeken Burada konuşan Şırnak Baro Başkanı Avukat Nuşirevan Elçi, "İki yıl önce 34 canımız katledildi. Bugüne kadar hiçbir katil, ortaya çıkartılmamış ve katliamın aydınlatılması noktasından en ufak bir adım atılmamıştır. Bize göre AKP bu katilleri koruyor" dedi. Daha sonra konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Av. Tahir Elçi de, bölge baroları ve insan hakları savunucuları olarak insan hakları gününü Roboski'de karşıladıklarını belirterek, Roboski'de en ağır insan hakkı ihlalinin yaşandığına dikkat çekti. Çoğu çocuk 34 kişinin vahşice katledildiğini söyleyen Tahir, "Yaşam hakkına hiçbir saygı gösterilmeden insan haklarının en büyük ihlali yaşandı. Ne yazık ki 2 yıl önce gerçekleşen bu katliam Kürt halkının gördüğü ilk katliam değildi. Yaşam hakkının ağır ihlalini oluşturan bu katliamın etkili, hızlı ve adil bir şekilde soruşturulması devletin en başta gelen sorumluluğudur” sözlerini dile getirdi.


‘Türkiye insan hakları açısından vahim bir noktada’


Daha sonra hazırlanan ortak basın metnini okuyan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabul edilişinin 65'inci yılında hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzenin hala kurulmadığına belirtti. Türkiye'nin insan hakları ve özgürlükler açısından durumunun vahim bir noktada olduğunu ifade eden Raci, "Bu yılın başında başlatılan ve tüm toplum tarafından olumlu bir karşılık bulan Barış Süreci bölgemizde önemli oranda bir rahatlamayı da beraberinde getirmişti. Ancak sürecin ilerlemesi konusunda ketum davranılarak, istenilen düzeyde ilerleme sağlanamaması beraberinde ciddi sıkıntılar getirmektedir. Son olarak Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde demokratik bir hak olan yurttaşların gösteri yürüyüşüne yönelik polisin ateşli silahla müdahalesi sonucu Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir adlı yurttaşlar yaşamını yitirmiş, birçok yurttaşımız da yaralanmıştır. Sadece bu örneğe baktığımızda dahi bu ülkede hak ve özgürlüklerin kullanımı konusunda kayda değer bir ilerlemenin sağlanmadığını net bir şekilde görebilmekteyiz" sözlerini ifade etti.


‘Devlet Roboski faillerini koruyor’


Türkiye'nin öncelikli olarak adil ve onurlu bir barışa ihtiyacı olduğuna vurgu yapan Raci, "Maalesef içinde bulunduğumuz yıl da dâhil olmak üzere sivil-savunmasız insanlar güvenlik güçlerinin hedefi olabilmektedir. En acı ve kabul edilemez olanı ise, bu katliamları gerçekleştirenlerin devlet tarafından korunması ve yargı önüne çıkarılmamasıdır. Bilindiği gibi, aradan iki yıl geçti ve Roboskî'de 34 yurttaşımızı katleden kişiler halen devlet tarafından korunmaktadır. Bu kişilere bombardıman emri verenler, bu hava harekâtının talimatını veren ve birinci dereceden sorumlusu siyasal iktidar, halen hesap vermiş değildir. Bizler, bu katliamın faillerinin yargı önüne çıkarılması için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz. Katliamın yıldönümünün yaklaştığı şu günlerde bir kez daha bu sözümüzü yineliyor ve Roboskî katliamını unutturmayacağımızı tekrarlıyoruz" şeklinde konuştu.

’Hedef gözetilerek yaşam ihlalleri yaşandı’



2013 yılı içerisinde çatışmalardan kaynaklı ölümlerin çok az oluşunun insan hakları savunucuları açısından sevindirici olduğunu ancak yıl içerisinde güvenlik güçlerinin sivillere yönelik saldırılarında hedef gözetilerek yaşam ihlalleri yaşandığını kaydeden Raci, AKP iktidarı döneminde 195 çocuğun, 2013 yılının ilk 9 ayında da 6 çocuğun yaşamını yitirdiğini belirterek, "2013 yılında cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri hızından bir şey kaybetmeden devam etmiştir. Cezaevlerinde yaşam hakkına yönelik ihlallerin yanında, işkence ve kötü muamele, sevk ve sürgünler de hızından bir şey kaybetmemiştir. Son olarak bölge genelinde 350'ye yakın mahpus Türkiye'nin batı illerine sürgün edilmiştir. Türkiye cezaevlerinde 520'nin üzerinde ağır hasta mahpus bulunmaktadır. Bunların 163'ü çok ağır ölümcül hastalığı nedeniyle cezaevlerinde tedavi edilemeyecek durumdadır ve bir an önce tahliye edilmeleri gerekmektedir. Ancak yapılan tüm girişimlere rağmen ölümün eşiğinde olan bu mahpuslar tahliye edilmeyerek, ölüme terk edilmektedirler" diye kaydetti.

'Öcalan'ın avukatlarıyla görüştürülmemesi hukuksal bir skandaldır'

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri başlığı altında PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik uygulanan tecride de dikkat çeken Raci, "Kürt meselesinin çözümünde önemli bir aktör olduğu son barış süreciyle birlikte tüm kesimler tarafından kabul edilen Öcalan'ın halen avukatlarıyla görüşme gerçekleştiremiyor olması hukuksal bir skandaldır. Öcalan'ın barış sürecindeki rolünü oynayabilmesi için üzerindeki tecride son verilerek, gerek avukatlarıyla olsun, gerekse barışa katkı sunabilecek toplumun çeşitli kesimleriyle görüştürülmesi sağlanmalıdır" diye belirtti.
Son olarak hak ihlallerinin yaşanmadığı bir geleceğin özlemiyle tüm insanların gününü kutladıklarını kaydeden Raci, insan hakları kuruluşları olarak taleplerini sıraladı. 


’34 yakınımız parçalanarak katledildi’


Roboski katliamında yakının kaybeden Veli Encü, “Bugün insan hakları günü ve 713 gün önce çoğu çocuk 34 yakınımız parçalanarak katledildi. Bu süre zarfında bir çok mücadele içerisinde bulunduk. Bu mücadele sonucunda devletin baskı tehdit ve para cezalarıyla karşı karşıya kaldık. Türkiye’de devlet insan hakları gününde nasıl bir mesaj verecek çok merak ediyoruz. Adalet taleplerimize ilişkin en ufak bir adım atılmazken, hak ihlali yapmak için devlet elinden geleni yapmıştır. Bu hak ihlallerini sadece Roboski’de değil Gezide, Yüksekova’da da göstermiştir. Oysaki insan haklarıyla insandır” dedi.  


(sg-rç/mg)