Kayıp yakınları: Katliam Suruç ve Diyarbakır gibi tasarlanmıştı
14:31
JINHA
HABER MERKEZİ - Adalet arayışlarını sürdüren kayıp yakınları, Ankara'daki katliamın barış isteyenlere yönelik planlanarak yapıldığını vurgularken, "Kör terör eylemi değildi bu. Kimlerin öleceğini önceden detaylı olarak tasarlanmışt Suruç'ta Diyarbakır'da olduğu gibi" dedi.
İHD ve kayıp yakınlarının “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 349’uncusu Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Kayıp yakınları fotoğraflarının taşındığı eyleme İHD Diyarbakır Şubesi yönetici ve üyeleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, kayıp yakınları ile insan hakları aktivistleri katıldı. Eylemde, 1993 yılında Diyabakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde katledilen Hakkı Kuş’un, faillerinin bulunup cezalandırılması talep edildi.
‘Kayıp olayları devletin planlaması ve organizasyonunda gerçekleşti’
İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, kayıp ve faili meçhul cinayetlerin kimler, ne zaman ve nasıl yapıldığını bu alandan söylemelerine rağmen, hala kayıpların bulunması ve cinayetlerin aydınlatılması konusunda devletin bir girişimde bulunmadığını söyledi. Raci, tüm olayların devletin arşivinde kayıtlı olduğunu ve bu olayların bizzat devlet planlaması ve organizasyonu dahilin de gerçekleştiğini ifade etti. Bilici, kayıpların akıbeti ortaya çıkmada ve faili meçhul cinayetler aydınlatılmadan, yani yüzleşme sağlanmadan barış içinde yaşabilmenin mümkün olmayacağını ifade etti.
‘Ateşkes kararına operasyonla karşılık verilmesi kabul edilebilir değil’
Kürt sorunun şiddet yöntemleri ile çözülemeyeceğinin altını çizen Raci, “Bu yöntemler sadece ölüm, gözaltı, tutuklama, katliamdır. Cenazelerin çıplak teşhiri, panzer arkasında sürüklenmesi, mezarlıkların tahrip edilmesidir. Bu yöntemler yanlıştır. Diyalog ve müzakere koşulları oluşturulmalıdır. KCK çok değerli bir adım atmış, tek taraflı ateşkes kararı almıştır. Bu karara karşı devletin operasyon ve tutuklamalarla karşılık vermesi hiç kabul edilebilir bir yaklaşım değildir” diye konuştu.
Raci, Ankara katliamında yaşamını yitirenleri anarak katliamın üstünün örtülmeye çalışıldığını söyledi.
22 yıl önce köy baskınında katledilen Hakkı Kuş’un hikayesi
İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Abdullah Zeytun, 1993 yılında Diyabakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyüne düzenlenen asker baskınında kurşunlanarak katledilen Hakkı Kuş’un hikayesini paylaştı. Hakkı'nın torunu M.Ali Kuş’un olayla ilgili beyanlarını aktaran Abdullah Zeytun şöyle devam etti: “Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesinden sonra Lice askerler tarafından yakılıp yıkılmıştı. Lice’den sonra köylere yöneldiler ve bizim köye de geldiler. Özel harekat timleri panzerlerle köye gelmişlerdi, etrafı rast gele taradılar. Dedem köyde bulunan çeşmede abdest almış, namaz kılıyordu. Secdeye geçtiği sırada kafasına kurşun sıkmışlardı, dedem orada can verdi. Durum adli makamlara bildirildi ancak dedemi öldüren timler, ‘köyde bir terörist öldürdük’ dedikler için Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelmedi. Dedemin cenazesi hastane morguna kaldırılınca, Cumhuriyet Savcısı hastaneye gelip dedemi gördü davası oldu. Ancak Türkiye’de herhangi bir sonuç alamadık. Dosya AİHM’de.”
Yapılan 5 dakikalık oturma eyleminin ardından etkinlik sona erdi.
BATMAN
İHD ve kayıp yakınlarının her hafta düzenlediği "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" eylemi 349. haftasında Gülistan Caddesi İnsan Hakları anıtı önünde gerçekleştirildi. Kayıpların resimlerinin taşındığı eylemde açıklama yapan İHD Batman Şubesi Başkanı Mehmet Bağatır, "10 Ekim Ankara saldırısı Türkiye'ye karşı yapılmadı. Ne devlete ne de AKP'ye karşı yapıldı. 10 Ekim katliamı Türkiye özgürlük, demokrasi ve barış güçlerine karşı yapıldı" dedi.
Mehmet, Türkiye'de yargının tarafsız ve bağımsız olmaması, tamamen siyasal iktidarın denetimi altında araçsallaşmasının cezasızlığın önemli sebepleri arasında olduğu söyledi. Bombaların herhangi bir kalabalığın içerisinde patlatılmadığı söyleyen Mehmet, "Kör terör eylemi değildi bu. Kimlerin öleceğini önceden detaylı olarak tasarlanmıştı. Suruç'ta Diyarbakır'da olduğu gibi. Tayyip Erdoğan kliği ve AKP hegemonyasına karşı, barış ve demokrasi mücadelesi inatla, kararlılıkla veren insanlar öldürüldü. AKP'nin çevresinde yer alıp, yaşananlar karşısında belki utanç içerisinde sessiz kalanların da bu şirretlik yarışından sıçrayan çamurlardan kendilerini korumaları artık mümkün değil. Mutlak iktidarı kaybetme korkusunun beyinlerinde yarattığı tahribat öyle bir seviyeye gelmiş ki, timsah gözyaşı dökmesini bile beceremiyorlar" diye konuştu.
Açıklamanın ardından 5 dakikalık sessiz oturma eylemi gerçekleştirildi.
(ekip/gc)
