Yandaş medya Sur'da camileri harap eden polisi aklama peşinde

09:01

Şehriban Aslan- Mizgin Tabu/JINHA

AMED - Sur'da ilan edilen sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi mekanlara da zarar veriliyor. Kurşunlu Cami dahil bir çok kutsal mekanı harabeye çeviren ve içine karakol kuran polislerin zırhlı araçtan ezan okuduğunu belirten Surlu kadınlar, yandaş medyada şov amaçlı polislerin camiye sokulup namaz kıldırıldığını belirterek, "Dini kendi çıkarlarınıza alet etmeyin" diyor.

Diyarbakır Valiliği tarafından sık sık sokağa çıkma yasağının ilan edildiği Sur ilçesinde saldırılarla birlikte tarihi mekânlar ve evler de zarar görüyor. Son olarak 10 Ekim'de ilan edilen ve 4 gün boyunca süren sokağa çıkma yasağında tarihi mekanlardan biri olan Fatih Mahallesi'ndeki Kurşunlu Cami roketatarların ve kurşunların hedefi oldu. Kadınlar hem sivil halka yönelik hem de tarihi mekanlara yönelik saldırılara tepki gösterdi. Özel harekât timlerinin dört gün boyunca insanlık dışı muamele uyguladığını ifade eden Sabiha Demirtaş, herkesin gerçekleri görmesini istedi.

'Bize bu zulmü yaşatan sadece TC'dir'

Kimsenin yalan söylememesini ve herkesin elini vicdanına koyarak konuşması gerektiğini söyleyen Sabiha, "Bugüne kadar gençler bize zarar vermedi ve zulüm yapmadı. Bize bu zulmü yaşatan sadece TC'dir. Devlet polisiyle, mitiyle mahallemize girdi. Evlerimizi, kapılarımızı, pencerelerimizi kırdı. Ayakkabılarla içeri girip bize hakaret yağdırdı. Devlet söylesin Kürtler hakları olanından fazlasını mı istedi. Hakkını arayan insanlara bu muamele mi yapılmalıdır. Hiçbir devletin Türkiye gibi zulüm yaptığını sanmıyorum" ifadelerinde bulundu.

'Yandaş medya yalan haber yapıyor'

Özel harekât timlerinin Kurşunlu Camisi'ne tankla girip duvarlarını yıktığını, roketatarlarla ve silahlarla taradığını ifade eden Sabiha, "Yandaş medya polislerin Kurşunlu Camisi'ni temizlediğini ve 6 aydır ezanın okunmadığını söylediler. Polisler göstermelik olarak zırhlı aracın içinde ezan okuyup, namaz kıldı. Allah'ın evi deniliyor. Madem Allah'ın evi niye zırhlı araçlarla giriyorsunuz, niye Kuran'ları yere atıp, ayakkabılarla içine giriyorsunuz? Camide taş üstüne taş bırakmadınız. İki aydan fazladır kimse polislerin korkusundan camiye bile gidemiyor" diye belirtti.

'Sur'u terk etmeyeceğiz, direneceğiz'

Günlerce ekmeksiz ve susuz kaldıklarını söyleyen Sabiha, kaymakamın gösteriş yaparak ev başı iki ekmek verdiğini söyleyerek, "O iki ekmeği medyaya gösteriş amaçlı gösterdiler. Gösteriş yapmalarına gerek yok ve onların ekmeklerine de muhtaç değiliz. Onlar da biliyor ki açlıktan ölsek de direnişimize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Yapılan her türlü zulme inat Suriçi'ni terk etmeyeceklerini dile getiren Sabiha, "Bizim etlerimizi parçalasalar da biz yine de Kürdüz. Davamızın takipçisi olacağız. Suriçi'nde halkın göç ettiği ve kimsenin kalmadığı söylentisini yayıyorlar. Buda yalandır. Kimse doğup büyüdüğü ve yaşadığı yeri bırakmaz. Damarlarımızda kanımız dolaştığı sürece Suriçi'ni bırakıp gitmeyeceğiz. Paramız da olsa saraylarımız da olsa biz inadına buradan çıkmayacağız. İnadına özgürlük ve barış diyoruz" sözlerini kullandı.

Polislerden çocuklara tehdit

İlan edilen sokağa çıkma yasağından en çok etkilenen çocuklar ise özel harekat polisleri ile yaşadıkları bir diyalogu şu sözlerle anlattı: "Biz polise niye yasak ilan ediliyor? Yaptığınız sokağa çıkma yasaklarından dolayı çok korkuyoruz dedik. Onlar da bize, 'Buradan HDP'ye yüzde 95 oranında oy çıktı. Oy verirken korkmadınız da sokağa çıkma yasağından mı korkuyorsunuz. Madem oy verdiniz bundan sonra daha da korkun' dediler."

(mg/fk)