Barışın en küçük mahkumu Asmin'in tutsak günlükleri...

09:02

JINHA

KOCAELİ - Henüz o doğmadan Dünya Barış Günü'ne katılan ve 'ideolojik halay çeken' annesi ile birlikte tutuklanan bir yaşındaki Asmin Polat, 'barışın en küçük mahkumu.' Asmin'in tutsaklık günlerini anlatan annesi Sevgi İmal Polat, yürümeyi, konuşmayı cezaevinde öğrenen Asmin'in ironik bir şekilde halay çekmeyi çok sevdiğini söylüyor. Annesi Asmin'in büyüyünce okuması için birde günlük hazırlıyor.

Barış mitingine gidenlerin katledildiği ülke olan Türkiye'de annesi barış istediği için henüz bir buçuk yaşında annesi ile birlikte hapis cezası çeken küçük Asmin'in hikayesi de var. Sevgi İmal Polat, Bursa'da 1 Eylül 2013'de Dünya Barış Günü'ne katıldı. Halaylar ve sloganlarla barışın haykırıldığı etkinlik hakkında soruşturma başlatıldı ve Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İddialar arasında en trajikomik olanı ise "İdeolojik halay çekmek"ti. Sevgi ile birlikte 16 kişiye 10'ar ay hapis cezası verildi. Sevgi eylemden sonra yaklaşık bir buçuk yıl sonra dünyaya gelen kızı Asmin'le birlikte cezaevine girdi.

Bir hafta hücrede kaldılar

Bizde Sevgi İmal Polat ile bir yaşındaki kızı Asmin'i ve cezaevi günlerini konuştuk. Sevgi'ye 'Barış isteyip 'ideolojik halay çekmek'ten cezaevine girdiniz Asmin'in halayla arası nasıl?" diye sorduğumuzda aldığımız cevap, "Asmin'in en sevdiği oyun halay geçmek" oldu. Cezaevine girme düşüncesinin kendisinde yarattığı kaygıları dile getiren Sevgi ilk olarak Bursa Cezaevi'nde kaldığını ve burada 1 hafta boyunca Asmin ile birlikte hücrede tutulduğunu dile getirdi. Sevgi, dar ve havasız alanda Asmin ile birlikte kaldığı bir haftanın kendisini çok zorladığını ifade ederek, "Asmin daha yeni yeni yürümeye başlamıştı. Hareket etmek oynamak istiyordu. Hiçbir ihtiyaç malzemesi yoktu. Beslendiği yiyecekler kısıtlı olduğundan kimi zaman açlıktan uyuyamıyordu. Bu hali beni çok üzüyordu. Asmin de birşeylerin ters gittiğinin farkındaydı ve sürekli kapıyı vuruyordu. Bir yaşına sağlıksız, kısıtlı hücrede girdi" dedi.

'Arkadaşlara çabuk alışması beni biraz olsun rahatlattı'

İçerisinde bulunduğu koşullarda Asmin'in daha fazla dayanamayacağını düşünerek Asmin'i ailesinin yanında gönderdiğini belirten Sevgi, "Aldığım bu kararla birlikte Gebze cezaevine getirildim. Burada hevallerin beni rahatlatması sonucunda verdiğim bu kararımdan vazgeçtim. Asmin ruhsal olarak çok sarsılmıştı. Hep ağlıyor, geceleri uyuyamıyor ve bu davranışları beni inanılmaz derecede etkiliyordu. Çok halindeydim, sürekli ne yapabilirim arayışı içindeydim. Arkadaşların yardımıyla Asmin'in durumu yavaş yavaş düzelmeye başladı. Arkadaşlara çabuk alışması beni biraz olsun rahatlattı" diye konuştu.

'Demir kapıları her açıldığında uykudan sıçrayarak uyanıyor'

Asmin'in cezaevi sınırları içerisinde büyümesini ve bu sınırlar içerisinde keşfettiklerine dair hislerini anlatan Sevgi, "Özellikle hevalleri taklit etmesi, müziğe olan merakı, her farklı müziğe verdiği tepki ve mimikleri, çatıya konan kuşlara ilgisi ve minik elleriyle onaları çağırması, sabah arkadaşları "ce eee" diyerek uyandırması. Asmin gözlerimin önünde büyüyor. Ama hiçbir çocuk bu koşullarda olmamalı. Koğuşun demir kapıları her açıldığında uykudan sıçrayarak uyanıyor" şeklinde belirtti.

'Çok küçük yaşta çok değerli hevallerle tanıştı'

Asmin'in siyasi tutsak kadınlarla cezaevi yürüyüşüne ilişkin düşüncelerini dile getiren Sevgi, "Değerli hevallerimin uzun süreli bir cezaevi yaşamları var. Asmin'in onlarla aynı ortamı paylaşması, onları bir yönüyle üzerken bir yönüyle de sevinçlerini yaşıyorlar. Ben onların gözlerinde ben onların gözlerinde bu iki hissi derinden hissediyorum. Asmin'in deyişiyle onlarda, onun birer "Dadêsi" Benimle aynı duyguları yaşıyorlar. Hüzünleniyor, mutlu oluyorlar. Asmin bu yönüyle çok şanslı. Çok küçük yaşta çok değerli hevallerle tanıştı" dedi.

Sevgi kızı Asmin'de kendini en çok etkileyen ve dönüşüme yol açan davranışının Kürtçe anlaması ve tepki vermesi olduğunu belirterek, "Benim Kürtçe telafuzum burada daha fazla gelişti. Asmin'de bende bunun geliştirdi. En sevdiğim şey bana burada Dadê (anne) demesi" dedi.

'Ellerini arkada buluşturup volta atıyor'

Sevgi son olarak Asmin'în cezaevi çerisinde bir gününü şöyle anlattı: "Sabahın erken saatlerinde gözlerini yeni güne açıyor. Havalandırma da spor yapan arkadaşların taklidini yapıyor ve öğrendiği yeni hareketler onu çok mutlu ediyor. Günün nöbetçisiyle sevimlilikler yaparak arkadaşları uyandırıyor. Onun yemek zamanları tam bir mücadele zamanıdır. Çeşitli oyalama yöntemleri ile ona yemeğini yediriyoruz. Uyku saatleri dışında havalandırmada ya da mutfak bölümünde yere serdiğimiz battaniye üzerinde oyun oynuyor. O günler daha bir mutlu ve heyecanlı oluyor. Kapalı görüşte babasını gördüğünde duyduğu özlem ve hüznü cama vurması, telefonu elimden alıp konuşmak istemesi ya da karşı tarafa babasının yanına geçmek istemesi… Her hafta dilekçe yazarak iki saatliğine dışarı gidiyor. Bir anne bir baba arasında kalıyor. Bu ikilemde onun psikolojisinin zorlandığını görebiliyorum. Gerginleşiyor, tedirgin bir şekilde sarılıp uykuya dalıyor. Akşama doğru havalandırmada volta saatidir. Asmin ellerini arkada kavuşturup volta atıyor. Güzel sesli arkadaşlardan stran istiyor ve oyun oynuyor. Çiçekleri koklar, elerini çiçeklere sürüp herkese koklatır. Minik elleriyle kuşları çağırır. Kitapları çok seviyor, yırtmadan okuyormuş gibi yapıyor. Özellikle akşamları çalışma saatini bozmak için elinden gelen bütün şirinlikleri yapıyor. 20.30'da mamasını yiyor ve 21.00'da ninni ve stranlarıyla uykusuna dalıyor."

'Onun için günlük tutuyorum'

Ve son sözlerini sorduğumuz Sevgi, Asmin'in büyüyünce okuması için bir günlük tuttuğunu söyledi ve şunları dile getirdi: "Buraya geldiğimiz günden beri Asmin ile ilgili günlük tutuyorum. Onun tüm değişim hallerini, öğrendiklerini her gün yazıyorum. Asmin büyüdüğünde be günlüğü okuyacak. O zaman nasıl bir sistemin içinde büyüdüğünü öğrenecek. Dilerim hiçbir çocuk cezaevi koşullarında büyümez. Bu zaman dilimi bizim için oldukça zorlu geçti ve geçiyor. Ama güç getirmemiz gerekiyor. İnanıyorum ki Asmin'de buradaki hevallerin emeklerine duyduğu sevgiyle ileride onların mücadelesinin devamcısı olacak."

(sg/fk)