'Ablam ve o güzel insanlar barışa inandıkları için gittiler'

09:03

Handan Tufan / JINHA

İZMİR - Konya'da Çerkez bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Ayşe Deniz (34), Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenlerden birisi. Patlamada ablasını kaybeden ve kendisi de yaralanan Asuman Deniz, "Ablam ve o güzel insanların hepsi barışın geleceğine inandıkları için gittiler" diyerek, barış mücadelesinin devam edilmesi gerektiğini belirtti.

Ankara'da yapılmak istenen Barış Mitingi'nde yaşanan patlamada yaşamını yitirenler yavaş yavaş sonsuzluğa uğurlanırken, arkalarında yaşam öykülerini ve barış umutlarını miras bıraktılar. Patlamada yaşamını yitirenlerden Ayşe Deniz, 1981 yılında Konya'da Çerkez bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 33 gencin yaşamını yitirdiği Suruç katliamının ardından "Bir şeyler yapılması gerekiyor. Hiçbir şey yokmuş gibi evimde oturamam" diyen Ayşe, HDP'den siyasete atılır. Ankara'daki Barış Mitingi'ne kardeşi ile birlikte giden Ayşe, patlamada yaşamını yitirirken, kardeşi Asuman ise ayağından yaralanır. Asuman Deniz, gözleri önünde kaybettiği ablası Ayşe'yi anlattı.

'Ben gitmezsem sen gitmezsen bu iş nasıl olacak'

Barış mitingi için hazırlandıkları sırada annelerinin "İçimde kötü bir his var, gitmeyin" dediğini aktaran Asuman, "Ablamda anneme, 'Ben gitmezsem, sen gitmezsen bu iş nasıl olacak. Gideceğiz. Bir sürü insan orada, onları mı öldürecekler. Ve bu barış mitingi. Ne olabilir ki?' dedi. Anneler demek ki gerçekten hissediyor. Sarıldık birbirimize ve evden çıktık. Yolculuk sırasında sık sık gülüyorduk. Yol boyunca türkü söyledik. Ablamda Azê parçasını söyledi, durdu. Sonra yolculuğumuz bitti, Ankara'ya vardık. Ablam HDP'li arkadaşlarını bekledi. Yukarı çıkıp arkadaşlarını bekledi, bende onunla gittim. Garın hemen önünde halay çeken grubu dinliyorduk. İnsanlar coşkuyla halay çekiyordu. Bir anda patlama oldu. Ablam önce 'Asuman' diye çığlık attı. Sonra yerdeydik. Ne olduğunu anlamadan ikinci patlama oldu. Ben ayağa kalkmaya çalıştım. Döndüm ablamı yerde gördüm. Gözü kapanmak üzereydi. Yanına gittim, kafasını kaldırdım ve elim kan içindeydi. Gözleri gitti. Konfetilerden insan parçaları yağıyordu" diye belirtti.

'Barışın birgün mutlaka geleceğine inanıyordu'

Ablası Ayşe ile aralarında iki yaş olduğunu ifade eden Asuman, "Bundan dolayı hem kardeşim, hem de dostumdu. Çok asi biriydi. Evdeki tüm yenilikleri o getirdi. Çocukluğundan bu yana hep aykırıydı, hep cesurdu. Ben onu hep örnek almayı seviyordum. Hep bir siyasetin içine girme telaşı vardı. Birçok siyasi partide yer aldı. Konya'da CHP'deydi. Hep kendi gerçekliğini aradı ve bulduğuna inanıyorum. HDP sürecinden sonra inandığı çok belliydi. Daha öncesinde onu hiç böyle görmemiştim. Çok yoğun çalışıyorduk, ama o bir fırsatını bulup HDP'ye gidiyordu. Barışın bir gün gerçekten geleceğine inanıyordu. Bunun için savaşılmalı ve mücadelenin bırakılmaması gerektiğine inanıyordu. Bize 'Ben bir yerde emek harcayacaksam bu HDP olur' diyordu" dedi.

'HDP'ye yürekten inanıyordu'

7 Haziran seçimlerinde çalışmalara çok girmediğini ifade eden Asuman sözlerine şöyle devam etti: "Üye olmamıştı henüz. Partiye gitti, tanıştı. Seçimde müşahit olarak görev yapmıştı. Baraj geçilince çok gurur duymuştu yaptığı müşahitlikten. 7 Haziran gecesi çok mutluydu, 'Türkiye'yi hırsızlara kaptırmadık' diyordu. Sonra HDP'nin üyesi olmaya karar verdi. Çok yoğun çalışıyordu. Gerçekten HDP'ye yürekten inanmıştı. Bir şekilde işlerini bitirip, partiye gidiyordu. Suruç katliamından sonra kesinlikle mücadele edilmesi gerektiğini söylüyordu. O gün çok kötüydü. Ablam 'Birşeyler yapılması gerekiyor. Hiç bir şey yokmuş gibi evimde oturamam' diyordu."

'Mücadeleye devam edilmesi gerekiyor'

Sisteme inanmayan biri olduğunu söyleyen Asuman, "Hiç bir şeyin değişeceğine inanmayan biriydim. Ablam bir şeyleri değişeceğine inanıyordu. Bende artık bir şeylerin değişeceğine inanıyorum. Yapılması gereken bir sürü şey var. Asla bırakmamak gerekiyor. Ablam ve o güzel insanların hepsi barışın geleceğine inandıkları için gittiler. Hepsi de gururumuz. Mücadeleye devam edilmesi gerekiyor ve olay beni değiştirdi" diye kaydetti.

(mg)