'Öz savunmayı oluşturmanın en iyi yolu örgütlenmektir'

09:46

Şehriban Aslan- Asya Tekin / JINHA

AMED- DBP ve KJA'lı kadınlar öz savunmanın şiddetten oluşmadığını anlatabilmek için atölye çalışmalarına başladı. Kadınların kendi öz savunmasını oluşturmak için örgütlenmenin en iyi yol olduğunu vurgulayan Sur Belediyesi Eğitim Politikaları çalışmalarını yürüten Fatma Gülçiçek, ikinci bir yolun da kadınların birbirinden haberdar olması olduğunu ifade etti.

'Öz savunma' denildiğinde akla ilk olarak gelen 'şiddet algısını' değiştirmeye çalışan Kongreya Jınên Azad (KJA) atölye çalışmalarına başladı. Atölye çalışmalarında, "Erk ve devlet zihniyetine karşı ve uygulanan şiddet politikalarına karşı örgütlenme nasıl daha çok güçlendirilebilir" diye tartışmalar yürütülüyor. Öz savunmanın birçok boyuttan oluştuğunu söyleyen DBP Belediyeler Birliği'nde özgün kadın çalışmalarını yürüten Esra Güler Aslan, kadın boyutunda öz savunmanın uzun zamandan beri tartışılan bir konu olduğunu söyleyerek, "Bir süredir öz savunmayı hem yerel yönetimler boyutuyla hem de KJA komisyonu adı altında gündeme biraz daha belirgin bir şekilde aldık. Bunların boyutlarını nasıl aktarırız diye atölye çalışmalarına başladık. Öz savunma şiddetle alakalı bir şey değil. Bunun içerisinde sosyal politikaları var, ekonomisi var, yani paradigmamızın ekseninde hepsinin birleştiği boyuttur" sözlerini kullandı.

'Öz savunma denildiğinde akla şiddet geliyor'

Esra, "Kadın ve öz savunma" denildiğinde akla ilk gelen kadına şiddetin olduğunu ifade ederek, "Biz fiziksel ve psikolojik olarak şiddeti boyutlandırıyoruz. Her boyutta olan şiddete de 'öz savunma' demek kendini var etmektir. Ekoloji boyutuyla da içselleştirdiğimiz de ise özünü yaşamaktır, refleks göstermektir. Doğada her canlının kendine özgü bir öz savunması vardır. Mesela gülün ve kirpinin dikenlerinin olduğu gibi. Biz bunları biraz daha hayata somut olarak uyarlamaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

'En etkili yöntem örgütlenmektir'

Son 6 ayda 'öz yönetimlerle' birlikte işin işleyişini değiştirmeye çalışan güçler olduğunu dile getiren Esra, işleyişi doğru algılatmak için atölye çalışmalarına başladıklarına vurgu yaptı. Öz savunmayı somutlaştırmak için atölye çalışmalarının hızlandırıldığını söyleyen Esra, "En etkili yöntem örgütlenmektir. Örgütlülük kavramı bizim olmazsa olmazımızdır. Amacımız kuru bir örgütleme değildir. Bu örgütlenmeleri sadece devletin şiddetine karşı değil, erk şiddetine karşı da yapıyoruz. Bazen erk zihniyet öyle dayatmalar ortaya koyuyor ki parasızlaştırmadan başlayıp birçok şeyden mahrum etme gibi birçok yöntem kullanıyor" diye konuştu.

'Sistem insanlara korkunç bir şekilde saldırıyor'

Sur Belediyesi Eğitim Politikaları çalışmalarını yürüten Fatma Gülçiçek, öz savunma denildiğinde sistemin korkunç bir şekilde insanlara saldırdığını ifade ederek, "Devletin bu kadar topa, tanka, bombaya ihtiyaç duymasına gerek yok. Devlet böyle ordulaşınca tekelleşince kadınların öz savunma gücü de kırılıyor. Kadın hem ekonomiden hem tarihten hem de kültürden uzaklaşınca sadece yoğun bir üretimde emek veriyor. Erk zihniyetin de amacı budur zaten. Biz de bunu tersine çevirmek istiyoruz. Atölye çalışmalarımızda da açığa çıkıyor ve diyoruz ki örgütlenme öz gücüne kavuşacak. Kadınlar ekonomisini özgürleştirip öz savunmasını kuracak" diye konuştu.

'Devlet irademizi esas almalıdır'

Öz savunmayı örneklendiren Fatma, "Eğer ben özgür olmak istiyorsam ve eşim bana şiddet uyguluyorsa onu evde barındırmamalıyım. Evime gelip benimle yaşayacaksa şiddetsiz ya da belli ilkeleriyle gelmelidir. Eğer devlet de bizimle ilişkilenecekse bizim irademizi esas almalıdır. Biz bireyiz, toplumuz ve kendi haklarımızla var olacağız. Edilgenleştirilmeyi kabul etmiyoruz. Öz savunma hayatımızın her alanında var olmalı ve yer almalıdır. Bir hayatta nasıl var olmak istiyorsak bunun duygu, düşüncesini ve yapısını da kurmalıyız" sözlerine yer verdi. Öz savunmayı garanti altına almanın en iyi yolunun örgütlenme olduğunu vurgulayan Fatma, bir diğer önemli yolunda kadınların birbirinden haberdar olması olduğunu ifade etti.

(gc)